Sanayide elektrifikasyon ve yeşil dönüşümle Türkiye'nin elektrik talebi 2053'e kadar önemli ölçüde artacak

Perşembe, 10 Eylül 2026 11:28:08 (GMT+3)   |   İstanbul

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi tarafından APLUS Energy iş birliğiyle hazırlanan Enerji Sektörü Raporu 2026'ya göre Türkiye'nin elektrik talebinin sanayide elektrifikasyon, elektrikli araçlar, veri merkezleri, yeşil hidrojen, ısı pompaları ve artan soğutma ihtiyacının etkisiyle önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde artması bekleniyor.

2025 yılında Türkiye'nin brüt elektrik tüketimi 2016 yılında kaydedilen 279,3 TWh seviyesinden 360,9 TWh seviyesine yükselerek yıllık ortalama %2,9 artış kaydetti. Sanayi faturalandırılan tüketimin %40,2'sini oluşturarak 2025 yılında ülkenin en büyük elektrik tüketicisi olmaya devam ederken, sanayiyi %27,1 ile hane halkı ve %25,9 ile ticari faaliyetler ve hizmet sektörü izledi.

Türkiye'nin elektrik talebinin 2053 yılına kadar 1.271,4 TWh seviyesine ulaşması, elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının ise %55,6'ya yükselmesi öngörülüyor. Yenilenebilir kaynakların elektrik üretiminin %69,1'ini, kesintili yenilenebilir enerji kaynaklarının ise %61,4'ünü karşılaması bekleniyor.

Rüzgâr ve güneş enerjisi kapasitesinin 2035'e kadar 120 GW'a ulaşması hedefleniyor

2025 sonunda Türkiye'nin kurulu elektrik üretim kapasitesi 2015 yılında kaydedilen yaklaşık 78 GW seviyesinden 122,5 GW'a yükseldi. Yenilenebilir enerji kapasitesi 76,3 GW ile toplam kapasitenin %62,3'ünü oluşturdu.

Bununla birlikte güneş enerjisi kapasitesi 25,12 GW, rüzgâr enerjisi kapasitesi 14,77 GW ve hidroelektrik kapasitesi 32,29 GW seviyelerinde yer aldı. Türkiye, 2025 yılında 39,89 GW olan toplam rüzgâr ve güneş enerjisi kapasitesini 2035 yılına kadar 76,9 GW'ı güneş ve 43,1 GW'ı rüzgâr enerjisi olmak üzere 120 GW seviyesine çıkarmayı hedefliyor. Söz konusu hedefe ulaşılması için yıllık yaklaşık 8-9 GW yeni rüzgâr ve güneş enerjisi kapasitesinin devreye alınması gerekecek. Türkiye ayrıca 2035 yılına kadar hidroelektrik kapasitesini 35,1 GW, toplam jeotermal ve biyokütle kapasitesini ise 5,1 GW seviyelerine çıkarmayı da hedefliyor.

Elektrik sisteminde esnekliğin önemi giderek artıyor

Raporda Türkiye'nin toplam kurulu kapasitesinin yüksek olmasına rağmen elektrik sisteminin esnekliği üzerindeki baskının arttığına dikkat çekildi. Yenilenebilir enerji üretimindeki dalgalanmalar, hidroelektrik üretim kapasitesinin kullanılabilirliği ve bakım gerekliliklerinin etkisiyle ülkenin efektif rezerv marjının 2025 yılında yaklaşık %3'e gerilediği aktarıldı.

Buna bağlı olarak batarya depolama, elektrik talebinin şebeke koşullarına göre ayarlanmasını sağlayan uygulamalar, hibrit yenilenebilir enerji projeleri ve ihtiyaç halinde devreye alınabilen üretim kapasitesinin giderek daha önemli hale gelmesinin beklendiği vurgulandı. Batarya depolama kapasitesi 2022 yılında yapılan mevzuat değişikliklerinin ardından hızla artarken, depolama sistemleriyle entegre yaklaşık 33 GW'lık yenilenebilir enerji projesine ön lisans verildiğine dikkat çekildi.

Ayrıca Türkiye Ulusal Enerji Planı 2035 yılına kadar 7,5 GW batarya depolama kapasitesini hedeflerken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2024-28 Stratejik Planı'nda 2028 yılı için 10 GW hedefinin olduğu paylaşıldı.

Yeşil hidrojen çelik ve diğer sektörlerde elektrik talebini artıracak

Raporda yeşil hidrojenin gelecekte özellikle çelik, çimento ve kimya sektörlerinde elektrik talebini artıracak önemli unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Türkiye Ulusal Hidrojen Stratejisi kapsamında elektrolizör kapasitesinin 2030 yılında 2 GW, 2035 yılında 5 GW ve 2053 yılında 70 GW'a ulaşmasının hedeflendiğinin altı çizildi.

Türkiye ETS'nin sanayide karbonsuzlaşmayı desteklemesi bekleniyor

Öte yandan raporda Türkiye'nin planlanan Emisyon Ticaret Sistemi'nin (ETS) endüstriyel karbonsuzlaşmadaki rolüne dikkat çekildi. Sistemin 2026-27 dönemini kapsaması beklenen pilot aşamasında elektrik üretiminin yanı sıra çelik ve çimento dahil karbon yoğun sektörlere odaklanılması ve yıllık 50.000 mt CO₂e'nin üzerinde emisyon salımı yapan tesislerin kapsama alınmasının beklendiği belirtildi.

Pilot dönemde tahsisatların tamamının ücretsiz olarak verilmesinin, 2028-2035'i kapsayan ilk uygulama döneminde ise ihalelerin kademeli olarak uygulamaya konulmasının beklendiği dile getirildi. Türkiye ETS'nin ilk uygulama döneminde ülkedeki emisyonlarının yaklaşık %47'sini kapsamasının öngörüldüğü hatırlatıldı.

Raporda ayrıca Türkiye'de ödenen uygun karbon maliyetlerinin AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) yükümlülüklerinden düşülebilmesine bağlı olarak yerel bir karbon fiyatının uygulamaya konulmasıyla Türkiye sanayisinin SKDM kaynaklı maliyetlerinin 2027 yılına kadar %50'den fazla azalabileceğinin tahmin edildiğine vurgu yapıldı.

Enerji yatırım potansiyelinin 200 milyar $ olduğu tahmin ediliyor

Yenilenebilir enerji üretimi, depolama ve daha geniş kapsamlı enerji altyapısını içeren toplam enerji yatırımı potansiyelinin yaklaşık 200 milyar $ olduğu tahmin ediliyor. Türkiye artan yenilenebilir enerji kapasitesi ve elektrik talebini karşılamaya çalışırken, 2035 yılına kadar iletim, dağıtım ve diğer şebeke altyapısına yaklaşık 30 milyar $ yatırım yapılması planlanıyor.

Yenilenebilir enerjinin payı arttıkça toptan elektrik fiyatlarının saatlik piyasa dinamiklerine giderek daha bağımlı hale gelmesi bekleniyor. Artan güneş ve rüzgâr enerjisi üretimiyle yenilenebilir enerji üretiminin yüksek olduğu dönemlerde fiyatların düşmesi, doğal gaz yakıtlı elektrik santrallerinin ise talebin zirve yaptığı ve yenilenebilir enerji üretiminin düşük olduğu dönemlerde marjinal fiyatları belirlemeye devam edeceği öngörülüyor. Sonuç olarak gün ortasındaki düşük elektrik fiyatları ile sabah ve akşam saatlerindeki daha yüksek fiyatlar arasındaki farkın artacağı ve dolayısıyla batarya depolama ile diğer esnek kaynakların öneminin artacağı tahmin ediliyor.

ElifKefeli
Elif Kefeli
Editör

2017 yılında Yeditepe Üniversitesi Çeviribilim Bölümü'nden mezun oldum. 2021 yılından beri SteelOrbis bünyesinde içerik uzmanı olarak çalışıyorum. Özellikle karbonsuzlaşma, yeşil çelik, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm alanlarına odaklanarak demir-çelik sektörüne yönelik haberler ve sektörel içerikler hazırlıyorum.

Benzer Haber ve Analizler

İPM: Türkiye çelik sektörü için bağlayıcı emisyon hedefleri belirlenmeli ve hurda politikasında reform yapılmalı

AB'nin ETS'de yapacağı revizyon Türk ihracatçıların SKDM maliyetlerini hafifletebilir

SKDM’deki varsayılan emisyon değerleri Türkiye’nin düşük emisyonlu çelik üretimini yansıtmıyor

SKD Türkiye yeşil dönüşüm süreci için şirketlere kritik önerilerde bulundu

TÇÜD: Türkiye çelik üretimiyle Avrupa’da lider, korumacılık ihracatı zorluyor

Çin çelik sektöründe üretici fiyat endeksi 2026'nın Ocak-Ağustos döneminde %0,6 düştü

NMDC Limited SEIL ile uzun vadeli demir cevheri tedarik anlaşması imzaladı

MagIron ABD'de 2 milyon mt ticari pik demir üretimi hedefliyor

ABD'nin ham çelik üretimi haftalık %0,6 düştü - 36. Hafta, 2026

Brezilya'nın pik demir ihracatı ABD'ye sevkiyatların %53 düşmesiyle Ağustos 2026'da geriledi





iLab Ventures
Kariyer.net  -  Sigortam.net  -  Arabam.com  -  Cimri  -  Emlakjet  -  Endeksa  -  HangiKredi  -  Chemorbis