SKDM’deki varsayılan emisyon değerleri Türkiye’nin düşük emisyonlu çelik üretimini yansıtmıyor

Çarşamba, 01 Nisan 2026 15:09:08 (GMT+3)   |   İstanbul

Türk çelik sektörü, AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamında kullanılan varsayılan emisyon değerlerinin Türkiye’nin düşük emisyonlu üretim yapısını doğru yansıtmadığını belirterek metodolojinin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, karbonsuzlaşma odaklı küresel ticaret ortamında SKDM’nin kritik bir politika aracı haline geldiğini ifade etti.

Varsayılan değerler rekabeti bozuyor

Ertan, ihracat odaklı Türk çelik sektörü açısından SKDM’nin yalnızca çevresel bir mekanizma değil, aynı zamanda AB pazarındaki rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir faktör olduğunu belirtti.

Öte yandan mekanizmanın, karbon kaçağını önleme amacı taşımasına rağmen kullanılan hesaplama yöntemlerinin ihracatçı ülkelerin gerçek üretim koşullarını yansıtması gerektiğini vurguladı.

Elektrik ark ocağı bazlı üretim yapısı göz ardı ediliyor

Ertan, Türkiye’de çelik üretiminin yaklaşık %70’inin hurda bazlı elektrik ark ocağı yöntemiyle gerçekleştirildiğini ve bu rotanın yüksek fırın bazlı üretime kıyasla emisyonları önemli ölçüde düşürdüğünü dile getirdi. Ancak doğrulanmış emisyon verilerinin sunulmadığı durumlarda devreye giren varsayılan değerlerin daha yüksek emisyonlu üretim yöntemlerine göre belirlendiğini ve Türkiye’nin gerçek karbon yoğunluğunu yansıtmadığını vurguladı. Bazı durumlarda Türkiye için belirlenen değerlerin, çoğunlukla yüksek fırın bazlı üretim yapan bölgelerden dahi yüksek olmasının sektör açısından ciddi bir rekabet dezavantajı yarattığına dikkat çekti.

Bununla birlikte Ertan, SKDM kapsamında zorunlu olan emisyon doğrulama sürecine ilişkin belirsizliklere de dikkat çekti. AB’nin doğrulama zorunluluğu getirmesine rağmen bu işlemi gerçekleştirecek yetkili kurumların henüz net şekilde tanımlanmamış olmasının şirketlerin doğrulama hizmetlerine zamanında erişimini zorlaştırabileceğini ve bu durumun ilave maliyetler ve operasyonel zorluklar yaratma riski taşıdığını kaydetti.

Gerçek verilerle uyum çağrısı

Türk çelik sektörü, emisyon hesaplamalarının tesis bazlı doğrulanmış verilere dayanması gerektiğini vurguladı. Ertan, Türkiye’nin elektrik ark ocağı ağırlıklı üretim yapısının tanınmasının ihracat rekabetçiliğinin korunması açısından kritik olduğunu belirtirken, doğrulama süreçlerine ilişkin sorunların çözülmesi ve Türkiye’nin uluslararası platformlarda etkin şekilde temsil edilmesi gerektiğini ekledi.

ElifKefeli
Elif Kefeli
Editör

2017 yılında Yeditepe Üniversitesi Çeviribilim Bölümü'nden mezun oldum. 2021 yılından beri SteelOrbis bünyesinde içerik uzmanı olarak çalışıyorum. Özellikle karbonsuzlaşma, yeşil çelik, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm alanlarına odaklanarak demir-çelik sektörüne yönelik haberler ve sektörel içerikler hazırlıyorum.

Benzer Haber ve Analizler

İPM: Türkiye çelik sektörü için bağlayıcı emisyon hedefleri belirlenmeli ve hurda politikasında reform yapılmalı

AB'nin ETS'de yapacağı revizyon Türk ihracatçıların SKDM maliyetlerini hafifletebilir

TÇÜD: Türkiye çelik üretimiyle Avrupa’da lider, korumacılık ihracatı zorluyor

Günlük demir cevheri fiyatları CFR Çin - 7 Eylül 2026

Assofermet Acciai: İtalya'da çelik fiyatları yükselse de talep ve imalat sektörü zayıf

Türkiye'de yerel spot inşaat demiri fiyatları haftaya yine artış ile başladı

Türkiye'de yerel sıcak rulo sac fiyatları hurda segmentinin güçlü seyri ve Ekim ayı için sınırlı arzla yükselmeye devam ...

Çin çıkışlı levha tekliflerinde yerel piyasa ve alıcı direnci nedeniyle artış durdu

Japon sıcak rulo sac tedarikçileri diğer bölgelerdeki sınırlı fırsatlar nedeniyle Asya'ya odaklanıyor

Posco Assan TST: Adil rekabet paslanmaz çelik sektörünün önceliği olmalı





iLab Ventures
Kariyer.net  -  Sigortam.net  -  Arabam.com  -  Cimri  -  Emlakjet  -  Endeksa  -  HangiKredi  -  Chemorbis