Madencilik devi BHP Billiton'ın demir ve kömür birimi CEO'su Marcus Randolph, 13 Ekim'de Paris'te gerçekleşen Dünya Çelik Üreticileri Birliği (worldsteel) 45. yıllık toplantısında yaptığı konuşmada, demir cevheri ve koklaşabilir taş kömürü de dahil çelik üretiminde kullanılan ham madde fiyatlarının ham madde talebinin çok hızlı büyümesi sonucunda son 10 yılda önemli ölçüde artış gösterdiğini belirtti.
Randolph, deniz yoluyla yapılan demir cevheri ticaretinin hemen hemen yarısının Çin'e yapıldığını söylerken, kişi başı 400 kg'dan fazla olan Çin'in görünür çelik tüketiminin bir süre daha yükselmeye devam edip daha sonra kişi başı 600 kg seviyesinde seyretmeye başlayacağı yönünde tahminde bulundu. Randolph'un sunumuna göre, dünya demir cevheri talebi 2010-2020 yılları arasında %4 büyüyecek, deniz yolu ticaretindeki Çin hakimiyeti nedeniyle de deniz yoluyla yapılan ticarette %5 artış görülecek. Koklaşabilir taş kömürü konusunda ise Randolph, Çin'in geçmişte koklaşabilir taş kömüründe net ihracatçı konumundayken, 2008 yılında koklaşabilir taş kömürü üretiminde sınıra ulaştığını belirtti. Sonuç olarak, deniz yoluyla yapılan koklaşabilir taş kömürü ticaretinde büyüme trendi demir cevherinde görülen büyüme trendinden farklı seyrediyor. 2010-2020 yılları arasında, dünya koklaşabilir taş kömürü talebinin %3 artacağı öngörülürken, deniz yolu ticaretinde talebin %5 artması bekleniyor.
Randolph, arz ve talep arasındaki farkı kapatmak için büyük yatırımlar yapıldığını söyledi. 2010 ve 2020 arasında, Avustralya'da demir cevheri üretiminin %15 artması beklenirken, Brezilya'da demir cevheri üretiminin %12, Batı Afrika'da %49, Hindistan'da ise %3 artacağı düşünülüyor. Ancak, tüm projeler tamamlansa bile arzın yeterli olmama riski mevcut.
2010-2020 yılları arasında, koklaşabilir taş kömürü üretiminin ise Avustralya'da %6, Çin'de %15, Rusya'da %14, Kanada'da %5 ve Güney Afrika'da %39 oranında artması bekleniyor.
Marcus Randolph, yıllık kontratların eski fiyat ile yeni fiyat arasındaki farklara bağlı olarak geçmişte büyük borçlar doğurduğunu söyleyerek kısa vadeli fiyatlandırma sisteminin daha iyi olduğunu savundu. Randolph ayrıca, uzun vadeli fiyatlandırmada, spot fiyatlar, kontrat fiyatının altına düştüğünde veya düşük maliyetli tedarikçiler üretimi azaltmak zorunda kaldığında teslimatların iptal edildiğini de sözlerine ekledi. Randolph, piyasa fiyatlandırma mekanizmalarının, artık daha şeffaf olduğunu ve vadeli piyasaların gelişmesinin müşterilere mali yönetim araçları sağladığını belirtti.
Son olarak, Randolph, demir cevheri fiyatlarının düşeceğini ancak bu düşüş hızının Afrika, Moğolistan ve Rusya'daki projelerde görülen gelişmelere bağlı olacağını söyledi.
