Yalçın Topal: Stok maliyeti artık göz ardı edilebilir seviyelerin çok üzerinde

Perşembe, 12 Aralık 2019 15:45:39 (GMT+3)   |   İstanbul
       

Çetin Metal’den şirket yetkilisi Yalçın Topal ile faaliyetlerini ve 2020’ye dair beklentilerini konuştuk.

Okurlarımıza firmanız, hizmetleriniz ve güncel tesis bilgilerinizden bahsedebilir misiniz?

Firmamız 1985 yılında Çetin Ticaret unvanı ile Perşembe Pazarı’nda kurucumuz Çetin TOPAL tarafından kuruldu. Daha sonra 1994 yılında Çetin Metal Dilme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olarak unvan değiştirdi. 2001 yılına kadar çelik mamullerin alım satımını yapan firmamız Des Sanayi Sitesinde bir boy kesme, bir dilme hattıyla gerek yurt içinden temin ettiği gerekse ithal ettiği ürünlerle Türk sanayisine ve yurt dışı sanayisine hizmetlerini genişletti. 2008 yılına gelindiğinde GOSB ve TAYSAD gibi birçok sanayi sitesinin içinde bulunduğu Şekerpınar tesisini işleme aldı. Burada iki boy kesme iki dilme hattıyla beraber genişlettiği hizmet ağını daha da genişleterek hızlı termin, kaliteli ve güvenilir hizmet anlayışıyla hizmet verdi ve vermeye devam ediyor. 2019 yılının ikinci yarısında makine parkurumuzu geliştirmek amacıyla tüm makinelerimizi yeniledik. Şu anda Şekerpınar tesisimizde bir adet 2.000’lik boy kesme hattı ve bir adet 1.250’lik boy kesme hattıyla, bir adet 2.000’lik dilme hattı ve bir adet 1.250’lik dilme hattıyla yenilikçi ve hızlı makinelerle hizmet vermeye devam ediyoruz. Boy kesme hatlarımızda PVC kaplama özelliğini de eklettik, bu da malzemenin müşteriye hasar görmeden gitmesinde yüzde yüz faydalı oldu diyebilirim. ÇSM’lerin başlıca problemi nem nedeniyle malzemede korozyon, oksitlenme oluşmasıdır, yüksek stokla çalışma ve malzemenin ne kadar sürede işleneceği önemlidir. Bu deformasyonların sebebi sadece su değil nemlenme, terleme de olabilir. Yaptığımız Ar-Ge çalışmaları sonucunda fabrikamızın çatısına Air Changer adı verilen nem oranı belli bir seviyenin üzerine çıktığı zaman araçlardaki sun-roof sistemine benzer havalandırma kapaklarının açılmasıyla fabrika içerisindeki nemi dışarı atarak dışardaki havayı içeri alan bir sistem geliştirdik. Bu sistem ile fabrika içerisinde hava koridorları oluşturarak içerdeki havanın sürekli tazelenmesini, buna bağlı olarak da nemin sabit ve zararsız bir seviyede tutulmasını sağlamış olduk. Çetin Metal olarak işlenmiş paletli malzemelerin güvenliği ve deformasyona uğramaması için forklift ile yükleme yapıyoruz. Halatın – zincirin verebileceği zararlardan korunmuş oluyoruz. Yenilikler yaparken yurt içi ve yurt dışı gelişmeleri ve sektör ihtiyaçlarını analiz ederek cevaplar vermeye ve kendimizi geliştirmeye gayret gösteriyoruz.

Hizmet verdiğiniz başlıca sektörler ve ürün gamınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Demir çelik hayatımızın her alanında var. Günümüz dünyasında yapılar, geri dönüşümü olduğu için, çelik yapılara kaymakta ve biz de bu trendi sıkı bir şekilde takip etmekteyiz. Çetin Metal olarak uzmanlaştığımız ana sektörlere gelirsek otomotiv ve beyaz eşya ana sanayii ve yan sanayi, çelik yapı sektörleri olduğunu söyleyebiliriz. Ürün yelpazesi olarak sektörün de yakından bildiği gibi güçlü bir stokla çalışıyoruz. Stoklarımızda vasıflı yapı çeliği, galvanizli sac, DKP (soğuk rulo sac), HRP (asitli sac) ve siyah sac bulunmaktadır.

Mevcut talep ve fiyat seyri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Ülkemizde demir çelik sektöründe çok ciddi bir üretim var bu üretimin bir kısmı ihraç ediliyor, diğer kısmı iç piyasada tüketiliyor. İhracatın zorlaşmasıyla, ihraç edilmesi gereken malzemeler iç piyasaya sunulup arz çokluğu yaratıyor. Bunun sonucu olarak fiyatlar da aşağı iniyor. Ancak son dönemde fiyatlar olması gerektiği seyre yaklaşıyor ve normalleşme sürecine girdiğimizi gösteriyor diye düşünüyorum. Talep ise son dönemde piyasanın ve global krizin bir neticesi olarak azaldı ama tüketiciler artık ihtiyaçları kadar alıyor ve stoklarını fazla tutmaktan kaçınıyor. Stok maliyeti artık göz ardı edilebilir seviyelerin çok üzerinde.

2019 yılını nasıl kapatmayı bekliyorsunuz, 2020 yılı için öngörüleriniz neler?

2019 yılı mümkün olduğunca zor geçen bir yıl oldu. Kendi adımıza biz 2019 yılını daha tedbirli ve yatırım planlayarak geçirdik ve ileriki yıllarda değişen ve gelişen sektörde nereye konumlanmamız gerektiğini ve nasıl aksiyon almamız gerektiğini planladık. 2020 yılı için çok daha pozitif bir havadan bahsetmek çok da gerçekçi sayılmaz ama üretimin durması da söz konusu değil tabii ki. Mümkün olduğunca tedbirli gitmekte ve sektör dinamiklerini tekrar gözden geçirmekte fayda var. Her şeyde olduğu gibi sektörümüz de yeni oyuncular kazanıp büyümekte ve aynı zamanda gelişmekte. Bu rekabet ortamı firmaları inovasyona ve otomasyona doğru yönlendirmekte. Bu yönelimi iyi takip edip gerektiği kadar ve mantıklı yatırımlarla geliştiren firmalar fark yaratıyor ve sektörde belirleyici rol oynuyorlar. 2020 yılı için de aynı şekilde mantıklı yatırımlarla, sektörümüzde belirleyici firmalar arasında kalmaya devam etmeyi hedefliyoruz.

ÇSM olarak sac alımlarınızı planlarken nelere dikkat edersiniz?

Sac alımlarımızı yaparken ilk dikkat ettiğimiz konu stok durumumuz oluyor. Talep olan malzemelerin gelecek dönemde talebinin devam edip etmeyeceğini çeşitli formüllerle öngörmeye çabalıyoruz. İkinci olarak tabii ki güncel fiyatlara ve fiyatların artış veya azalış gösterip göstermeyeceği konusuna dikkat ediyoruz. Tüm bu detaylar iyice netleştiği zaman alımımızı planlıyoruz.

Özellikle stok yönetimi açısından ÇSM’ler son kullanıcılara ne gibi kolaylıklar sağlıyor?

ÇSM’lerin sağladığı en büyük kolaylık tabii ki stok maliyeti. Daha önce de bahsettiğim gibi tüketici firmalar için stok maliyeti göz ardı edilecek noktayı geçti ve ihtiyacı kadarını stoklarında tutup, bu sayede stok maliyetinin önüne geçtiler. Sac üreticisi firmalar haklı olarak küçük siparişlere cevap veremiyorlar. Örneğin bir tüketici 3 tonluk malzeme ihtiyacını minimum 25 tonluk bir bobin ile karşılamaya çalışarak büyük bir maliyetin altına giriyor. Çoğu tüketici firma da proje bazında malzeme alarak ve anlık maliyetle takip edilebilir ve öngörülebilir bir sistem içinde çalışmayı hedefliyor. ÇSM’ler ise çok çeşitli ürün yelpazeleriyle farklı ebatlarda ve küçük tonajlar dahil tüm malzemeleri stoklarında bulunduruyor. Bu ihtiyaçlara cevap verebiliyor yani tüketici firmalara faydalı bir sistemi sağlıklı bir şekilde yönetebiliyor. İkinci olarak fire oranını minimize etmiş oluyorlar. Üretim hatlarında malzemeyi minimum fireli ölçüyle üretime alıyorlar bu da ayrı bir maliyetin önüne geçiyor. Son olarak hızlı termin tüm bu noktalarla bağlantılı en kritik konulardan biri elbette. Firmamız bu konuda oldukça hassas, müşterilerimizin hatlarının durmaması için öngördüğümüz ölçüde işlenmiş sacı müşterimiz için stoklarımızda sevkiyata hazır olarak bulunduruyoruz.

İhracat pazarlarında faaliyetiniz var mı? Varsa hangi pazarlarda daha aktifsiniz?

İhracat pazarında Avrupa başta olmak üzere birçok coğrafyada varız. İleriki dönemde farklı yatırımlar ile yurt dışında ülkemizi daha da çok temsil etmeyi hedefliyoruz.

Okuyucularımıza son olarak ne söylemek istersiniz?

Bugünün büyük üreticileri ve ÇSM’lerinin neredeyse tamamı Perşembe Pazarı’nda doğmuştur. Bu kültürü var olan inovasyon ve otomasyonla harmanladığımız ve sektör kendi çizgisini koruduğu zaman gelişime açık olan ülkemiz için daha faydalı projelere imza atılacağı kanaatindeyim. Üretimin durmaması aksine artarak devam etmesi ve var olan gerek coğrafi özelliklerimizi gerekse üretimdeki becerilerimizi iyi kullanmamız gerekiyor. Yeni ürünler, yeni sistem ve hizmetler geliştirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Buna çok açık bir ülke olduğumuzu ve genç nüfusun farkında olmak ve maksimum fayda alabilmek adına gençlere sabırlı bir şekilde destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum.


Son Tarihli İlgili Haberler

Türkiye’de İngiltere çıkışlı hurda fiyatları 350$/mt CFR seviyesinde

Türkiye yerel hurda piyasasında fiyatlar 50-150 TL/mt arttı

Cemal Yeşilyurt hayatını kaybetti

Türkiye’nin kütük ithalatına ilgisi normal seviyede

Türkiye’de kütük fiyatları 500$/mt fabrika çıkışı seviyesini gördü, teklifler daha da yükseldi