IREPAS Konferansı kapsamında, Mart ayında IREPAS’ın yeni başkanı seçilen Ioannis Manessis ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. Yeni başkan, jeopolitik gelişmelerin ve ticaret engellerinin sektör üzerindeki etkilerine dikkat çekerken, IREPAS’ın üreticiler, tüccarlar ve tedarikçiler için diyalog ve çözüm arayışına zemin hazırlayan önemli bir platform olmaya devam ettiğini vurguladı.
Öncelikle SteelOrbis ekibi adına yeni göreviniz için tebriklerimizi sunmak isteriz.
Teşekkürler,ben de IREPAS yönetim kuruluna, Ricardo Hugas, Uğur Dalbeler, Kim Marti ve Murat Cebecioğlu’nun izinden giderek beni başkanlığa atadıkları için teşekkür etmek isterim.
IREPAS’ın çelik sektörü açısından önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bence IREPAS özellikle bugün, dünyanın farklı çatışmalarla karşı karşıya olduğu bir dönemde çok önemli bir platform. İran ve Ukrayna’daki savaş ile dünyanın farklı bölgelerindeki gelişmeler düşünüldüğünde üreticilerin, tüccarların, tedarikçilerin ve müşterilerin bir araya gelebildiği önemli bir ortam sağlıyor. Burada ister navlun maliyetleri olsun ister enerji maliyetleri ya da aklınıza gelebilecek başka sorunlar olsun, karşılaştıkları zorlukları tartışabiliyorlar. Aynı zamanda çok sayıda ticaret engelinin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz ve bu durum küresel ticaret ile sektörümüz açısından çok büyük bir sorun teşkil ediyor. Bence IREPAS herkese bu zorlukları tartışabilecekleri ve örneğin çözüm yolları bulmaya çalışabilecekleri bir alan ve platform sunuyor.
Sektörün mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bence çelik sektörü hiçbir zaman durağan değil, sürekli gelişiyor. Her zaman aşılması gereken zorluklar var. Buna alışkınız. Şu anda daha önce de söylediğim gibi ABD’de, Avrupa’da ve dünyanın birçok bölgesinde çok sayıda korumacı önlem alınan bir dönemde yaşıyoruz. Hükümetler eşit rekabet koşulları oluşturmaya çalışıyor çünkü sektörümüzde rekabet koşulları hiçbir zaman herkes için eşit olmadı. Avrupa’da bile hükümetlerin çelik tesislerini devraldığını görüyorsunuz. Bunu İtalya’da, İngiltere’de ve Macaristan’da görüyoruz; birkaç yıl önce hayal bile edemeyeceğimiz şeyler bunlar. Dolayısıyla bugün çelik sektörünün oldukça zorlu bir dönemden geçtiğini düşünüyorum. Ancak aynı zamanda üreticilerin küresel piyasalardaki gelişmeleri kendi lehlerine kullanabileceği ve eskisine göre daha zor koşullar altında da olsa ticaret yapabileceği bir dönemden geçiyoruz. Bizimki gibi küresel bir sektörde ticaret her zaman devam edecek ve var olmaya devam etmesi gereken bir unsur.
Bu zorlukların çelik sektörü için fırsatlar yaratabileceğini düşünüyor musunuz?
Daha önce de söylediğim gibi bazı bölgeler için birtakım fırsatlar bulunuyor. Bunu ABD’de çok net şekilde gördük, burada birçok fırsat var ve çelik üreticileri büyüyor. Her yerde yeni yatırımlar yapılıyor. Bunun yatırımlardan vazgeçilen Avrupa’da da gerçekleşmesini umuyoruz. Dolayısıyla evet, her zorluk aynı zamanda bir fırsattır ve bu fırsatların nerede olduğunu görebilmek için her zaman tetikte olmamız gerekir.
