24 Mart Salı günü İstanbul Marriott Hotel Asia’da SteelOrbis iş birliğiyle gerçekleşen Eurometal Çelik Günü & 11. YİSAD Yassı Çelik Konferansı’nda konuşan, Tatmetal CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Tolga Yalgı, küresel piyasadaki gelişmelere ve Tatmetal’in yatırımlarına değindi.
İkinci dünya savaşı sonrası kurulan dengelerin değişerek yeni bir jeopolitik ve ekonomik düzen oluştuğunu belirten Yalgı, bu yeni düzende serbest piyasadan çok devletin yön verdiği, stratejik sektörlerin korunduğu bir yöntemin ortaya çıktığını ifade etti. Bu yeni sistemin rekabetin kurallarını kökten değiştirdiğini söyleyen Yalgı, rekabetin artık şirketler arasında değil, ülkelerin sanayi politikaları arasında yaşandığını dile getirdi.
Yeni dönemde ABD'nin üretimi yeniden kendi sınırları içerisine çekmeye yönelik güçlü bir yeniden sanayileşme politikası yürüttüğünü söyleyen Tatmetal Genel Müdürü, ABD’nin ticari politikaların desteğiyle kritik sektörlerde dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflediğini ifade etti. Öte yandan Çin’in küresel üretimde ulaştığı yaklaşık %30’luk payın piyasa dengelerini önemli ölçüde etkilediğini belirten Yalgı, Çin’in yüksek kapasitesinin yalnızca fiyat rekabeti değil, küresel arz fazlası üzerinden yapısal bir baskı oluşturduğunu söyledi. Avrupa Birliği ise karbon düzenlemeleri, emisyon ticaret sistemi ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi uygulamalarla sanayi politikasını yeniden şekillendiriyor. Tolga Yalgı’ya göre bu yaklaşım, üretimin yalnızca maliyet değil çevresel kriterler üzerinden de yeniden tanımlandığını gösteriyor.
Türkiye için Avrupa pazarı kritik önemini koruyor
Türkiye’nin çelik ihracatında Avrupa pazarı belirleyici konumunu sürdürürken, coğrafi yakınlık, lojistik avantajlar ve Gümrük Birliği Anlaşması gibi faktörler önemli rekabet avantajları sunuyor. Yalgı, Türkiye’nin Avrupa’ya hızlı teslimat ve elektrik ark ocağı bazlı üretim kabiliyetiyle öne çıktığını belirtirken, mevcut ticaret ilişkilerinin sektöre güçlü bir zemin sağladığını ifade etti. Bu avantajlara rağmen AB’nin korumacı önlemlerinin sektör açısından en büyük riskler olduğunu söyleyen Tatmetal Genel Müdürü, özellikle 30 Haziran 2026 itibarıyla kota tonajlarında planlanan azaltma ve kotayı aşan tonaja uygulanacak vergideki artışın Türkiye’nin ihracatını doğrudan etkileyebilecek unsurlar olarak öne çıktığını belirtti.
Enerji maliyetleri ve jeopolitik riskler öne çıkıyor
Yalgı, Orta Doğu’da artan jeopolitik risklerin enerji maliyetleri ve tedarik zinciri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğuna değindi. Enerji fiyatlarındaki artış ve olası lojistik aksaklıkların üretim sürekliliğini etkileyebileceği değerlendirilirken, enerji arz güvenliği sektör için stratejik bir başlık haline gelmiş durumda.
Tatmetal’in konumu
Konuşmasının sonunda Tatmetal’in konumu ve yatırımlarına değinen Tolga Yalgı, yıllık 1,5 milyon mt üretim kapasitesine sahip olan şirketin, 6 kıtada 80 ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini bildirdi. Yenilenebilir enerji yatırımlarının şirketin stratejik önceliklerinden olduğunu söyleyen Yalgı, toplam kurulu kapasitesi 110 bin MWp olan güneş enerjisi santrallerinde 2026 yılında toplam 176.000 MWh elektrik üretilmesi, toplam kurulu kapasitesi 66 MWm olan rüzgâr enerjisi santrallerinde ise yıllık toplam 220.000 MWh enerji üretilmesinin beklendiğini ifade etti.
