7 Nisan Salı günü Bursa, Hilton Convention Center’da 650’nin üzerinde katılımcıyla gerçekleşen SteelOrbis Piyasa Sohbetleri’nde Türkiye yassı çelik sektörünün mevcut durumu ve 2026 yılına ilişkin beklentiler sektörün önde gelen temsilcileri tarafından kapsamlı şekilde değerlendirildi. Erdemir’in destekleyen firma olduğu toplantının sponsorları Referans Catering, Seçkin Metal, Yatırım Finansman, Davutoğlu Metal ve Galva Metal oldu.
Başoğlu, arz fazlasının ülkeleri daha agresif ihracat politikalarına yönelttiğini ve bunun da korumacılık önlemlerinin sertleşmesine yol açtığını belirtirken, tüm bu gelişmelere rağmen çeliğin yerine geçebilecek alternatif bir malzemenin bulunmadığını ve küresel çelik tüketiminin devam edeceğini ifade etti.
Hammadde güvenliği ve stratejik sektör vurgusu
Konuşmasında özellikle hammadde ve enerji konularına dikkat çeken Başoğlu son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin hammaddeye erişimin ne kadar kritik olduğunu açık şekilde ortaya koyduğunu, bu erişimin kesintiye uğraması durumunda sanayinin dışa bağımlı hale geldiğini söyledi. Türkiye’nin dünyanın en büyük çelik ithalatçılarından biri olmasının da bu durumu net biçimde gösterdiğini belirten Başoğlu, bunun çeliğin stratejik önemini pekiştirdiğini dile getirdi.
Başoğlu sektörde uygulanacak politikaların yalnızca üretici tarafına odaklanmaması gerektiğini, hammadde tedarikinden nihai ürüne kadar uzanan tüm değer zincirinin birlikte ele alınmasının sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu vurgularken, özellikle Asya kaynaklı agresif fiyatlamaların bu yaklaşımı zorunlu hale getirdiğini ifade etti.
Hurda bağımlılığı ve entegre üretimin rolü
Türkiye’nin hurda bazlı üretime yüksek ölçüde bağımlı olduğuna dikkat çeken Başoğlu, hurda ihracatına yönelik kısıtlamaların gündeme geldiği bir ortamda arza yönelik risklerinin artabileceğini, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda hurdadan üretimin önem kazandığını ancak cevher bazlı üretim yapılmadığı takdirde dışa bağımlılığın devam edeceğini belirtti. Bu noktada entegre üretim yapısının kritik rol oynadığını ifade etti.
Başoğlu, şirketin ana motivasyonunun Türkiye’nin çelik talebini mümkün olan en yüksek oranda yerel üretimle karşılamak olduğunu vurgulayarak zorlu piyasa koşullarına rağmen yatırım kararlarında geri adım atmadıklarını ve özellikle yeşil dönüşüm ile emisyon azaltım yatırımlarına kararlılıkla devam ettiklerini ifade etti. Bu kapsamda söz konusu yatırımların 2030-2032 dönemine kadar tamamlanmasının hedeflendiğini belirtti.
Sektör içi diyalog ve ortak hareket çağrısı
Konuşmasının sonunda sektör içi iletişimin önemine değinen Başoğlu, üretici ve tüketici taraflarının birbirini daha iyi anlamasının mevcut zorlukların aşılmasında kritik rol oynadığını belirterek, bu tür platformların bilgi paylaşımı ve ortak çözüm geliştirme açısından büyük değer taşıdığını ifade etti.
