24 Mart Salı günü İstanbul Marriott Hotel Asia’da, SteelOrbis iş birliğiyle düzenlenen Eurometal Çelik Günü & YİSAD Yassı Çelik Konferansı konuşmacılarından İngiltere merkezli danışmanlık şirketi Redshaw Advisors Çevre Piyasaları, Türkiye ve Körfez Ülkeleri Başkanı Anıl Akalın yaptığı sunumda Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) AB pazarına yönelik ihracat yapan şirketler için maliyetleri önemli ölçüde artıracağını ve ticaret akışlarını yeniden şekillendireceğini ifade etti.
Akalın, SKDM’nin nihai uygulama aşamasının 1 Ocak 2026 itibarıyla başladığını ve mekanizmanın finansal olarak tam uygulanmasına geçiş sürecinin bu tarihle birlikte hızlandığını belirtti.
2034’de emisyonların tamamı kapsamda
Akalın, SKDM sertifikalarının bu yıl alınabileceğini ve ilk teslim tarihinin 30 Eylül 2027 olarak belirlendiğini dile getirdi.
Mekanizma kapsamında 2034 yılı itibarıyla gömülü emisyonların tamamının kapsama alınacağını ve bu sürecin, AB Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamındaki ücretsiz tahsisatların tamamen kaldırılmasıyla paralel ilerleyeceğini dile getirdi.
SKDM’ye uyum sağlanmaması durumunda 100€/mt ceza uygulanacağına vurgu yapan Akalın, beyan sahibi statüsünün alınmaması halinde ise cezaların 500€/mt seviyesine kadar çıkabileceğinin altını çizdi.
Kapsamın genişlemesi bekleniyor
Akalın, SKDM’nin kapsamının zamanla genişleyeceğini ifade etti. 2028 itibarıyla beyaz eşya, otomotiv, metaller ve makine sektörlerinin kapsama dahil edilmesi beklenirken, plastik ve kimya gibi son kullanıcı sektörlerin daha sonraki aşamalarda sisteme dahil olabileceğinin öngörüldüğünü söyledi. Bu çerçevede mekanizmanın giderek daha kapsamlı hale geleceğini ve nihai maliyet yükünün üreticiler üzerinde yoğunlaşacağını belirtti.
Karbon fiyatlarının uzun vadede artması bekleniyor
Akalın, SKDM sertifika fiyatlarının doğrudan AB ETS fiyatlarına eşit olmadığını ancak benzer piyasa mekanizmalarına dayandığını belirtti. Son 10 yılda karbon fiyatlarının önemli dalgalanmalar gösterdiğini ifade eden Akalın, mevcut düşük seviyelerin kalıcı bir trend olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Piyasa analistlerine göre karbon fiyatları, zaman içerisinde artarak 2030’lu yıllara doğru 200€ seviyesine ulaşabilir. 2050’ye doğru ise emisyon tahsisatlarının azalmasıyla yüksek fiyat seviyelerinin kalıcı hale gelmesi bekleniyor.
Türkiye’nin AB’ye ihracatı üzerinde maliyet baskısı
Sunumda paylaşılan tahminlere göre Türkiye’nin AB’ye çelik ihracatı 2026 yılı itibarıyla ürün fiyatlarının yaklaşık %11’i oranında ek maliyetle karşılaşabilir. Toplam SKDM maliyetlerinin Türkiye için 2026 yılında yaklaşık 771 milyon €, 2032 yılında ise yıllık bazda 2,5 milyar € seviyesine ulaşmasının beklendiği aktarıldı.
Bu gelişmeler sebebiyle aynı dönemde AB’ye yönelik ihracatta yaklaşık %2-3 oranında düşüş yaşanabileceği dile getirildi. Alüminyum ve çimento ihracatının ise daha yüksek maliyet baskısıyla karşılaşmasının beklendiği kaydedildi.
Doğrulanmış emisyon verisi maliyetleri düşürüyor
Akalın, maliyet yönetimi açısından emisyon doğrulamasının kritik önem taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin 50.000 mt yassı mamul ithalatı baz alınarak yapılan model hesaplamaya göre 2026 yılı için SKDM maliyeti varsayılan emisyon değerleri kullanıldığında yaklaşık 5,8 milyon € seviyesine ulaşırken, doğrulanmış emisyon verileri kullanıldığında bu tutar yaklaşık 1,4 milyon € seviyesine düşüyor.
Menşe ülkede ödenen karbon maliyetleri düşüldüğünde dahi varsayılan değerlerle maliyet yaklaşık 4,8 milyon €, doğrulanmış verilerle ise yaklaşık 1,1 milyon € seviyesinde kalıyor.
Bu veriler, ihracatçılar açısından SKDM kaynaklı maliyetlerin yönetilmesinde doğru emisyon raporlama ve doğrulama süreçlerinin kritik rol oynadığını ortaya koyuyor.
