Yerel basında çıkan haberlere göre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, kısa süre önce yürürlüğe giren İklim Kanunu kapsamında kurulacak Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) ardından Türkiye’nin 2027 yılında karbon piyasasını devreye alacağını açıkladı.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında TBMM Çevre Komisyonu’nda düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuşan Varank, ETS’nin Türkiye’nin emisyon azaltım stratejisinde kilit rol oynayacağını belirtti.
ETS gelirleri adil dönüşüm için kullanılacak
Varank, ETS kapsamında elde edilecek gelirlerin %10’unun adil dönüşüm çalışmalarına ayrılacağını ifade etti. Türkiye’nin karbon piyasası gelirlerinin belirli bir bölümünü bu amaçla tahsis eden sınırlı sayıdaki ülkeden biri olduğunu vurgulayan Varank, hükümetin COP31 sırasında adil dönüşüm konusunun uluslararası düzeyde daha fazla kabul görmesi için çalışacağını söyledi. Bununla birlikte yakın zamanda Bonn’da gerçekleştirilen iklim müzakerelerinde bu konuda ilerleme kaydedildiğini de dile getirdi.
Özel sektörün sürece aktif katılımı bekleniyor
Varank, ETS’nin emisyon azaltım çalışmalarını doğrudan desteklemek ve özel sektörün güçlü katılımını da sürdürmek amacıyla tasarlandığına dikkat çekti. Türk şirketlerin COP31 hazırlıklarının en güçlü destekçileri arasında yer aldığını belirten Varank, bunun sürdürülebilirlik gerekliliklerine yönelik farkındalığın arttığını ve şirketlerin iklim dönüşümü ile çevresel performans alanındaki çalışmalarını yansıttığını söyledi.
Türkiye’nin COP31 önceliklerine değinen Varank, ülkenin konferansın eylem gündemi aracılığıyla 2035 hedeflerini ilerletmeyi amaçladığını vurguladı. Söz konusu girişimin şimdiden geniş uluslararası destek gördüğünü ifade eden Varank, katılımcı ülkelerin önerilen izleme mekanizması kapsamında belirlenen hedefleri gönüllü olarak takip etmelerinin beklendiğini aktardı.
Elektrifikasyon ve şebeke yatırımları öne çıkıyor
Öte yandan Varank, emisyonların azaltılmasında elektrifikasyonun kritik önem taşıdığını vurguladı. Küresel elektrifikasyon oranının %35 seviyesine ulaşmasının emisyon azaltım çabalarına önemli katkı sağlayacağını belirten Varank, yenilenebilir enerji teknolojilerinin maliyetlerinin düşmesine rağmen enerji dönüşümünün hızlanmasının önündeki en büyük engellerden birinin yetersiz şebeke altyapısı olduğunun altını çizdi.
9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek olan COP31’de yaklaşık 100.000 katılımcının ağırlanması bekleniyor. Varank, organizasyonu Türkiye’nin şimdiye kadar ev sahipliği yaptığı en büyük uluslararası etkinliklerden biri olarak tanımlarken, Türkiye’nin COP31 Dönem Başkanlığı süresince önceliğinin katılımcı ülkeler için kapsayıcı, güvene dayalı ve sonuç odaklı bir müzakere ortamı oluşturmak olacağını ekledi.
