Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini destekleyecek şeffaf, kapsayıcı ve yenilikçi bir yeşil finans ekosisteminin geliştirilmesine yönelik yol haritasını ortaya koyan 2026-2029 Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı’nı yayımladı.
Strateji, uluslararası iklim finansmanına erişimin artırılmasını, sürdürülebilir ekonomik faaliyetler için yurt içi ve yurt dışı sermayenin harekete geçirilmesini, finansal piyasaların iklim kaynaklı risklere karşı dayanıklılığının güçlendirilmesini ve Türkiye’nin yeşil dönüşümünü destekleyecek bir finansal sistem oluşturulmasını hedefliyor. Ayrıca kamu kurumları, düzenleyici otoriteler ve piyasa katılımcılarının iş birliğiyle hayata geçirilecek üç stratejik amaç, 11 hedef ve 45 eylemden oluşuyor.
Strateji sürdürülebilir finans ekosistemini güçlendirmeyi hedefliyor
Bakanlık, iklim değişikliğinin artık yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik, finansal ve sosyal bir sorun haline geldiğini belirtti. Akdeniz Havzası’nda yer alan Türkiye’nin sıcaklık artışları, kuraklık, sel, orman yangınları ve diğer iklim kaynaklı risklere karşı hassas olduğunu ifade ederken, düşük emisyonlu ekonomiye geçişin ise inovasyonu teşvik etme, rekabet gücünü artırma ve yeni finansal ürünlerin geliştirilmesi açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı.
Dünya Bankasının 2023 Ülke İklim ve Kalkınma Raporu’na atıfta bulunan bakanlık, Türkiye’nin dirençli net sıfır dönüşümünü gerçekleştirebilmesi için 2022-2030 döneminde yaklaşık 68 milyar $ ilave yatırıma ihtiyaç duyacağını, bu yatırımın yaklaşık yarısının özel sektör tarafından karşılanmasının beklendiğini belirtti. Bu nedenle özel sermayenin harekete geçirilmesinin, iklim risklerinin daha etkin fiyatlanmasının ve finansal sistemin dayanıklılığının artırılması açısından sürdürülebilir finans ekosisteminin güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığına dikkat çekti.
Söz konusu stratejinin, Yeşil Mutabakat Eylem Planı, İklim Şûrası Sonuç Bildirgesi, On İkinci Kalkınma Planı (2024-2028), Orta Vadeli Programlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı Stratejik Planı ve 2025’in Temmuz ayında yürürlüğe giren İklim Kanunu başta olmak üzere 2021-2025 döneminde kabul edilen ulusal politika belgeleri üzerine inşa edildiği bildirildi. Bu belgelerin sürdürülebilir finansın geliştirilmesi, ulusal yeşil taksonominin oluşturulması, sürdürülebilir bankacılık düzenlemeleri, karbon fiyatlama mekanizmaları, iklim risk yönetimi, sürdürülebilirlik raporlama standartları, yeşil finansal ürünler ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine yönelik hedefler içerdiği kaydedildi.
Finans sektörüne net sıfır dönüşümünde merkezi rol verildi
Bakanlık, Türkiye finans sektörünün 2053 net sıfır hedefine ulaşılmasında sürdürülebilir yatırımlara sermaye yönlendirilmesi, iklim ve çevresel risklerin finansal karar alma süreçlerine entegre edilmesi ve küresel sürdürülebilirlik standartlarına uyumun desteklenmesi yoluyla merkezi bir rol üstleneceğini dile getirdi.
Finansal kuruluşların kredi verme, yatırım ve risk yönetimi süreçlerinde çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterlerini giderek daha fazla dikkate almalarının, iklimle ilgili açıklama ve raporlama uygulamalarını geliştirmelerinin beklendiği ifade edilirken, Türkiye’nin finansal çerçevesinin uluslararası sürdürülebilir finans standartlarıyla uyumlu hale getirilmesinin küresel sermaye piyasalarına erişimi kolaylaştıracağı vurgulandı.
Strateji üç temel unsur üzerine kuruldu
Stratejinin ilk ayağının şeffaf ve ölçülebilir bir yeşil finans ekosistemi için gerekli kurumsal ve düzenleyici altyapının oluşturulmasını amaçladığı aktarıldı. Bu kapsamda Türkiye Yeşil Taksonomisi’nin geliştirilmesinin, sürdürülebilirlik raporlama standartlarının güçlendirilmesinin, iklim verilerinin toplanması ve açıklanmasının iyileştirilmesinin, iklim risklerinin finansal denetime entegre edilmesinin, izleme sistemlerinin geliştirilmesinin ve finansal piyasalarda şeffaflık ve karşılaştırılabilirliği artıracak ortak standartların oluşturulmasının planlandığı dile getirildi.
İkinci ayağın kurumsal kapasite ve insan kaynağının güçlendirilmesine odaklandığı ifade edildi. Kamu kurumları, finansal düzenleyiciler ve özel finans kuruluşlarında teknik uzmanlığın eğitim programları, araştırmalar, bilgi paylaşımı ve kamu-üniversite-finans sektörü iş birlikleri aracılığıyla geliştirilmesinin öngörüldüğü kaydedildi. Ayrıca işletmelerin, yatırımcıların ve finansal piyasa katılımcılarının sürdürülebilir finans ilkeleri ve iklim kaynaklı finansal riskler konusunda farkındalıklarının artırılmasının hedeflendiği kaydedildi.
Stratejinin üçüncü ayağında ise yeşil finansın büyümesini destekleyecek piyasa mekanizmalarının oluşturulmasının amaçlandığına dikkat çekildi. Bu kapsamda yeşil krediler, yeşil tahviller, sürdürülebilirlik bağlantılı tahviller, sukuk, sosyal etki tahvilleri ve diğer sürdürülebilir finansman araçlarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasının teşvik edileceği belirtildi. Bunun yanı sıra yeşil bankacılık uygulamalarının genişletilmesi, sürdürülebilir sermaye piyasalarının güçlendirilmesi, kurumsal yatırımcıların katılımının artırılması, iklim risklerine yönelik sigorta ürünlerinin geliştirilmesi ve yeşil projelere hem yurt içi hem de uluslararası kaynaklardan yatırım çekebilecek yenilikçi finansman mekanizmalarının desteklenmesinin planlandığının altı çizildi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, stratejinin belirlenen takvim doğrultusunda uygulanması için finansal düzenleyici ve denetleyici kurumlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, ilgili bakanlıklar ve özel sektör paydaşlarıyla birlikte çalışacağını kaydetti.
