Türkiye’nin 2026-2028 Katılım Öncesi Ekonomik Reform Programı’na göre ulusal Emisyon Ticaret Sistemi (TR ETS), sürdürülebilirlik ve dayanıklılık kapsamında temel bir reform aracı olarak tanımlandı ve 2053 yılı net sıfır emisyon hedefi ve küresel rekabet gücünün korunması hedefleriyle doğrudan ilişkilendirildi.
Programda, 2053 yılı hedefine ulaşılabilmesi için sera gazı emisyonlarının etkin ve düşük maliyetli bir şekilde azaltılmasının gerekli olduğu vurgulandı. Emisyon yoğun sektörlerde piyasayı temel alan karbon fiyatlandırma mekanizmasının bulunmamasının, düşük maliyetli azaltım fırsatlarının tespit edilmesini sınırlandıracağı ve sanayinin yeşil dönüşüme kademeli ve öngörülebilir şekilde uyum sağlamasını zorlaştıracağı ifade edildi.
2026-2027’de pilot dönem, 2028’de ilk uygulama
TR ETS için düzenleyici ve hukuki çerçevenin halihazırda oluşturulduğu ve uygulamanın aşamalı bir yol haritası çerçevesinde hayata geçirileceği dile getirildi. Yol haritasının ETS’ye ilişkin ikincil mevzuatın yayımlanmasını, pilot uygulama döneminin başlatılmasını, ETS Piyasası Yönetim Sistemi’nin (ETSPYS) geliştirilmesini ve ilk tam uyum dönemine geçişi kapsadığı aktarıldı.
Programda yer alan takvime göre ETS’nin düzenleyici hazırlıkları ve pilot süreci 2026-2027 döneminde başlayacak ve sistem, 2028 yılında resmen uygulamaya geçecek.
ETS, SKDM maliyetlerini azaltmada kilit araç olarak görülüyor
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğiyle gerçekleştirilen bir çalışmaya dayanılarak Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) Türkiye ekonomisi üzerindeki maliyet ve rekabet etkilerine ilişkin tahminlere de yer verildi.
Çalışmada karbon fiyatı için 75 €/tCO₂e ve 150 €/tCO₂e olmak üzere iki farklı senaryo baz alındı. Türkiye’nin ulusal ETS’yi devreye almadığı ve AB’nin SKDM fiyatının 75 €/tCO₂e seviyesinde yer aldığı senaryoda 2027 yılında Türkiye sanayisinin yıllık maliyetinin 138 milyon € seviyesinde olacağı tahmin ediliyor. SKDM fiyatının 150 €/tCO₂e olduğu senaryoda ise SKDM kaynaklı maliyetlerin 2032 yılı itibarıyla yıllık yaklaşık 2,6 milyar €’ya ulaşabileceği öngörülüyor.
Ulusal ETS ile SKDM maliyetlerinde ciddi düşüş bekleniyor
Aynı çalışma, ulusal ETS’nin devreye alınması halinde Türkiye’nin maliyet yükünün önemli ölçüde azalacağını gösterdi. Bu doğrultuda 2027 yılı için öngörülen 138 milyon €’luk SKDM maliyetinin, ulusal ETS’nin uygulanmasıyla yaklaşık 56 milyon € seviyesine gerileyebileceğine dikkat çekildi. Benzer şekilde 2032 yılı için tahmin edilen 2,6 milyar €’luk maliyetin ise yaklaşık 1,1 milyar €’ya düşmesinin beklendiği paylaşıldı.
Bununla birlikte ulusal ETS sayesinde SKDM’den kaynaklı maliyetlerin önemli bir kısmının Türkiye içinde kalabileceği ve elde edilecek gelirlerin düşük emisyonlu kalkınma ve sanayi dönüşüm programlarına yönlendirilebileceği vurgulandı.
ETS yeşil finansman mimarisine entegre ediliyor
Öte yandan TR ETS, sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin sınıflandırılmasını ve çevresel ve sosyal açıdan sorumlu yatırımların finansmana erişimini iyileştirmeyi amaçlayan Türkiye Yeşil Taksonomisi ile birlikte ele alındı. Buna paralel olarak temiz üretim yapan tesislerin finansal kolaylaştırma mekanizmalarından yararlanmasını hedefleyen Sanayi için Yeşil Dönüşüm Belgelendirme Sistemi de tanıtıldı.
Son olarak özellikle ETS’nin ilk aşamalarında yükümlü olan kuruluşların uyum zorlukları yaşayabileceğine dikkat çekildi. Bu risklerin azaltılması amacıyla uygulama sürecinde paydaşlarla yakın koordinasyon sağlanması, rehberlik sunulması, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ve teknik destek mekanizmalarının devreye alınmasının planlandığı ifade edildi.
