Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD), 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye çelik sektörünün durumuna ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Derneğe göre Türkiye çelik sektörü, dünya çelik üretiminin %0,7 oranında gerilediği bir dönemde üretimindeki %6,1 artışla olumlu bir performans göstermiş olsa da üretim artış hızının Temmuz ayından itibaren düşüş eğilimine girmesi ve kapasite kullanım oranının %64 ile dünya ortalamasının 12 puan altında kalması dikkat çekiyor. Aynı dönemde çelik tüketimi %2,2 artışla 29,5 milyon mt seviyesinde gerçekleşse de özellikle üçüncü çeyrekte yaşanan daralmaların etkisiyle tüketimdeki artış hızı önemli ölçüde geriledi. Bu durum, iç piyasadaki talep koşulları açısından olumsuz bir gelişme olarak öne çıktı.
AB'ye çelik ihracatı %23 gerilerken, vasıflı yassı mamul ihracatı %116,4 arttı
Çelik ihracatına bakıldığında paslanmaz ve alaşımlı yassı çelik ürünlerinden oluşan vasıflı yassı mamul ihracatı, yılın ilk dokuz ayında %116,4 oranında artışla 448.000 mt'a yükseldi. TÇÜD, katma değerli ürün ihracatındaki bu artışı, ihracatın ürün kompozisyonunun geliştirilmesi ve sektörün katma değerli üretime yönelmesi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.
AB'ye yönelik çelik ürünleri ihracatı SKDM ve kota uygulamalarının etkisi ile %23 düşüşle 3,7 milyon mt'a geriledi. ABD, İngiltere ve Latin Amerika gibi alternatif pazarlara yönelik ihracatta artış kaydedilmesine rağmen dernek, bu artışların AB pazarındaki kaybı kısa vadede telafi etmesinin mümkün görünmediği ifade edildi.
TÇÜD düşük fiyatlı ithalatın ve artan maliyetlerin yatırımlar üzerindeki etkisine dikkat çekti
Öte yandan özellikle Uzak Doğu ülkelerinden yapılan devlet destekli ve düşük fiyatlı satışlar yüzünden Türkiye menşeli nihai mamul fiyatlarının baskı altında kalması sebebiyle,
- İnşaat demiri fiyatları, ABD'den %42; AB'den ise %16 oranlarında daha düşük
- Sıcak sac fiyatları, ABD'den %56; AB'den ise %29 daha düşük seviyelerde seyrediyor.
Kar marjlarının baskı altında kalmasından kaynaklanan bu durum, Çevre Katkı Payı ve İnşaat Demiri İzleme Sistemi kesintileri ile birlikte başta yeşil ve dijital dönüşüm yatırımları olmak üzere, yatırımların finansmanında ciddi sıkıntılara yol açıyor.
