Uğur Dalbeler: Küresel çelik sektörünün kaderini üç ana başlık belirleyecek

Cuma, 03 Nisan 2026 11:00:51 (GMT+3)   |   İstanbul

Gazete Oksijen ile yaptığı röportajda Dünya Çelik Birliği Başkanı ve Çolakoğlu Metalurji CEO’su Uğur Dalbeler, çeliği yalnızca bir sanayi ürünü değil, ülkelerin üretim gücünü ve stratejik kapasitesini belirleyen temel unsurlardan biri olarak tanımladı. Küresel ticaretin sertleştiği ve jeopolitik risklerin arttığı mevcut konjonktürde çeliğin yeniden kritik bir stratejik malzeme haline geldiğini belirten Dalbeler’e göre önümüzdeki dönemde sektörün kaderini Çin’in baskısı, Avrupa’nın karbon düzenlemeleri ve güvenli tedarik ihtiyacının büyümesi belirleyecek.

Çelik, sanayi ve savunmanın temel taşı

Çeliğin stratejik önemine dikkat çeken Dalbeler, sektörün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ulusal güvenlik açısından da kritik bir rol oynadığını vurgulayarak “Çeliğiniz yoksa ne sanayiniz olur ne de güçlü bir savunmanız,” değerlendirmesinde bulundu.

Sanayileşme düzeyi ile çelik tüketimi arasında doğrudan bir ilişki olduğunu belirten Dalbeler, güçlü üretim kapasitesinin ülkelerin ekonomik ve jeopolitik gücünü doğrudan etkilediğini ifade etti.

Türkiye yılda yaklaşık 40 milyon mt çelik üretimiyle Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise yedinci büyük çelik üreticisi konumunda bulunurken, buna yakın seviyede tüketim gerçekleştiriyor. Yaklaşık 19 milyon ton ihracata karşılık 23 milyon mt ithalat yapılıyor. Avrupa Birliği, toplam ihracatın %30-35’ini oluşturarak Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olmayı sürdürürken, ABD’de artan korumacılık önlemleri ihracatı sınırlayan başlıca faktörler arasında yer alıyor. Bu nedenle sektör, Afrika, Güney Amerika ve Akdeniz havzası gibi alternatif pazarlara yöneliyor.

Küresel dengeleri Çin belirliyor

Küresel çelik piyasasında en belirleyici unsur Çin’in üretim kapasitesi olarak öne çıkıyor. Çin’in yıllık yaklaşık 960 milyon mt’luk üretimi, dünya toplamının yarısından fazlasına karşılık geliyor. Dalbeler’e göre son yıllarda iç talepteki yavaşlama nedeniyle Çin’in ihracata yönelmesi, küresel piyasalarda fiyat baskısını artırırken, diğer üretici ülkeler açısından rekabet koşullarını zorlaştırıyor. Dünyadaki en büyük sorunun kapasite fazlası olduğunu söyleyen Dalbeler, Çin’in agresif ihracatının tüm dengeleri bozduğunu ifade etti.

Karbon düzenlemeleri yeni rekabet alanı yaratıyor

AB’nin devreye aldığı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın çelik sektöründe rekabet koşullarını yeniden şekillendirdiğini söyleyen Dalbeler’e göre Türkiye’nin çelik üretiminde %75 oranında hurda kullanması, karbon emisyonu açısından önemli bir avantaj sağlarken, uygulamadaki belirsizlikler ve düzenlemenin korumacı bir araç olarak kullanılması sektör açısından risk oluşturmaya devam ediyor. Dalbeler, Avrupa’nın karbon düzenlemelerini yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sanayisini korumaya yönelik bir politika aracı olarak kullandığını ifade ediyor.

Türkiye için fırsat ve riskler bir arada

Dalbeler’e göre Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, deniz taşımacılığında yaşanan aksaklıklar, lojistik riskler ve enerji maliyetlerindeki artış sektör üzerinde baskı yaratırken, özellikle Kızıldeniz hattında yaşanan sorunlar, sigorta ve navlun maliyetlerini yukarı çekiyor. Dalbeler Türkiye’nin coğrafi avantajının ülkenin “güvenli tedarikçi” konumunu öne çıkardığını belirtti. Özellikle Avrupa pazarına yakınlık, hızlı teslimat avantajı ve düşük karbonlu üretim kabiliyeti, Türkiye’yi alternatif tedarik zincirlerinde daha görünür hale getiriyor.

DamlaTükenmez
Damla Tükenmez
Editör

Kocaeli Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezunum. 2020 yılından bu yana demir çelik sektörüne ilişkin içerik üreticiliği yapıyorum. SteelOrbis bünyesinde başta AB ve İngiltere'nin vergi, mevzuat değişiklikleri ile kota kullanımlarının yanı sıra Türkiye çelik sektöründeki birliklerin açıklamaları ve görüşleri başta olmak üzere birçok konuda sektörel haberler yazıyorum.

Benzer Haber ve Analizler

TÇÜD: Türkiye çelik üretimiyle Avrupa’da lider, korumacılık ihracatı zorluyor

Türkiye'de spot inşaat demiri fiyatları 10 Eylül itibarıyla keskince yükseldi

İçdaş uzun mamul fiyatlarını 10 Eylül'de 10$/mt daha yükseltti

Japonya'nın Kanto hurda ihracat ihalesinde fiyatlar yen bazında düşerken, dolar bazında çoğunlukla aynı kaldı

Türkiye'de ithal hurda fiyatları yeni bağlantılarda keskin artış gösterdi, nihai mamul fiyatları trendi destekliyor

Federacciai: Aşırı kapasite ve piyasanın korunması AB çelik sektörünün temel öncelikleri olmaya devam ediyor

Güneydoğu Asya'da ithal kütük fiyatları yatay, çoğu alıcı seviyeleri yüksek buluyor

Türkiye'de kutu profil fiyatları hurda ve sıcak rulo sac segmentindeki artışlarla yükseldi

Çin'de ithal demir cevheri fiyatları kademeli olarak düşerken, kısa vadeli beklentiler temkinli iyimser

Pakistan'da ithal hurda fiyatları vergi mekanizmasının alım beklentilerini desteklemesiyle yükseldi





iLab Ventures
Kariyer.net  -  Sigortam.net  -  Arabam.com  -  Cimri  -  Emlakjet  -  Endeksa  -  HangiKredi  -  Chemorbis