Basında çıkan haberlere göre 13-17 Nisan tarihleri arasında Düsseldorf’ta düzenlenen Wire & Tube 2026 Fuarı’na 197 firmayla katılan Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB), coğrafi yakınlık, hızlı teslimat ve yüksek kalite ile öne çıkan Türk firmalarının küresel ticarette artan korumacılık ve savaş kaynaklı maliyet baskılarını hafifletmek için yeşil dönüşüm ve yenilenebilir enerji yatırımlarına odaklanacağını belirtti.
Küresel gelişmelerin sektöre etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan ÇİB Denetim Kurulu Üyesi Selçuk Yılmaz, İran-ABD savaşı nedeniyle navlun maliyetlerinde %40’a varan artış görüldüğünü, ihracatın önemli bölümünün deniz yoluyla gerçekleştirildiğini vurguladı. Üretim tarafında ise elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki artışın maliyetleri yukarı çektiğini ifade eden Yılmaz, 4 Nisan itibarıyla sanayide kullanılan enerji fiyatlarına uzun bir aradan sonra zam yapıldığını ve bunun doğrudan üretim maliyetlerine yansıdığını söyledi.
AB kotaları ve vergiler baskı yaratıyor
AB pazarının Türkiye çelik sektörü açısından kritik önem taşıdığını belirten Yılmaz, uzun süredir uygulanan kotalar ve ilave vergilerin ihracatı zorlaştırdığını ifade etti. 1 Temmuz tarihinden itibaren kota tonajının daralacağını ve kota aşımında %50 vergi uygulanacağını hatırlatan Yılmaz, Türkiye’nin Gümrük Birliği anlaşmasından tam olarak faydalanamadığını, kota düşüşünün Türkiye için daha az olması yönünde gerekli girişimlerde bulunduklarını işaret etti.
Türkiye’nin Avrupa’ya coğrafi yakınlığı önemli bir avantaj oluşturduğu, Türk çeliğinin yaklaşık 48 saat içinde Avrupa limanlarına ulaşabildiğinin altı çizildi. Hindistan, Vietnam ve Tayvan gibi rakip ülkelerde bu sürenin 25-30 güne kadar uzadığını belirten Yılmaz, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin uzun mesafeli tedarik zincirlerinin risklerini ortaya koyduğunu ifade etti. Bu çerçevede Türkiye’nin AB için “güvenli liman” konumunu koruması dikkat çekiyor.
Yeşil dönüşüm ve enerji yatırımları öne çıkıyor
Sektörün maliyet baskısına karşı çözüm arayışında olduğunu belirten Yılmaz, yeşil dönüşüm ve yenilenebilir enerji yatırımlarının bu süreçte kritik rol oynadığını söyledi. Türkiye’nin 2050 net sıfır karbon hedefi doğrultusunda çelik üreticilerinin özellikle güneş enerjisine yöneldiğini ifade eden ÇİB yetkilisi, mevcut durumda sektörün enerji ihtiyacının yaklaşık %15-20’sinin yenilenebilir kaynaklardan karşılandığını, bu oranın artmasının beklendiğini belirtti.
Üretim ve ihracatta güçlü konum
Türkiye’nin çelik üretiminde dünyada yedinci, Avrupa’da ise ilk sırada yer aldığını kaydeden Yılmaz, 2025 yılının 38 milyon mt sıvı çelik üretimiyle tamamlandığını bildirdi. Yaklaşık 19 milyon mt’luk ihracatla küresel pazarda güçlü konum korunurken, 2026 yılı için 20 milyon mt ihracat ve 17 milyar $ hedeflerinde şu aşamada bir sapma öngörülmüyor.
Fiyatlar dalgalı seyrediyor
Çelik fiyatlarındaki dalgalanmalara ilişkin küresel emtia piyasalarındaki hareketliliğin birim fiyatları doğrudan etkilediği ifade edildi. 2021 yılında 1.400$ seviyelerine çıkan çelik fiyatlarının bugün 600-700$ bandına gerilediğini hatırlatan Yılmaz, yalnızca fiyat odaklı değerlendirmelerin yanıltıcı olabileceğini belirtti. Sektörün tonaj ve katma değer odaklı büyüme stratejisini sürdürdüğünü kaydetti.
