Bloomberg HT'nin haberine göre Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, Türkiye'nin güçlü çelik üretim kapasitesine rağmen yüksek ithalatın yerel üreticiler üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, sanayinin rekabet gücünün yerli üretim kapasitesi korunmadan sürdürülemeyeceğini ifade etti.
Çeliğin yalnızca bir hammadde değil, sanayinin devamlılığı açısından stratejik bir ürün olduğunu vurgulayan Dalbeler, pandemi ve küresel savaşların tedarik zinciri güvenliğinin önemini ortaya koyduğunu söyledi. Türkiye'de yerli üretim ve malzeme bulunduğu sürece sanayinin faaliyetlerini sürdürebileceğini belirten Dalbeler, yakın coğrafyadaki güvenilir üretim kaynaklarının önemine dikkat çekti.
Dalbeler, “Çeliği dışarıdan alarak sanayinin rekabet gücünü artıramayız. Taşıma suyuyla değirmen dönmez,” dedi.
Türkiye'nin geçtiğimiz yıl 38,1 milyon mt çelik ürettiğini belirten Dalbeler, bu üretim miktarıyla Almanya'yı geride bırakarak Avrupa'da birinci, dünyada ise yedinci sırada yer aldığını söyledi.
Buna karşılık Türkiye'nin yaklaşık 20 milyon mt çelik ihracatına karşılık 23 milyon mt seviyesinde ithalat gerçekleştirdiğini aktaran Dalbeler, güncel verilere göre ise 11,3 milyon mt ihracata karşılık 9,8 milyon mt ithalat yapıldığını kaydetti.
İthalatın iç tüketimdeki payı %50'ye yaklaşıyor
Dalbeler, dünya genelinde çelik ithalatının iç tüketimdeki payının %10-20 seviyelerinde olduğunu, Türkiye'de ise bu oranın %50'ye yaklaştığını belirtti.
Türkiye çelik sektörünün serbest ticarete karşı olmadığını vurgulayan Dalbeler, ancak devlet destekleri ve haksız maliyet avantajlarının uluslararası pazardaki rekabet koşullarını bozduğunu ifade etti.
İşçilik maliyetleri beş yılda üç katına çıktı
Türkiye çelik sektörünün rekabet gücünü etkileyen başlıca unsurlar arasında işçilik ve enerji maliyetlerindeki artışın bulunduğunu belirten Dalbeler, işçilik maliyetlerinin son beş yılda dolar bazında yaklaşık üç katına çıktığını söyledi.
İşçilik giderlerinin toplam üretim maliyetleri içerisindeki payının daha önce %5'in altında bulunduğunu aktaran Dalbeler, bu oranın %15-20 seviyelerine yükseldiğini kaydetti.
Türkiye'nin rekabette artık Avrupa ve ABD'den ziyade Hindistan, Mısır, Pakistan, Vietnam, Endonezya ve Çin gibi düşük maliyetli üreticilerle karşı karşıya olduğunu ifade eden Dalbeler, “Enerjiden kazandığımızı işçilikten kaybediyoruz,” dedi.
Yüksek maliyetler çelik yatırımlarını da etkiliyor
Dalbeler, çelik sektöründe rekabetçiliğin korunabilmesi için üretim tesislerinin sürekli yenilenmesi ve yatırım yapılması gerektiğini vurguladı.
Yeterli kârlılığın sağlanamadığı koşullarda yatırımların ertelenebildiğine dikkat çeken Dalbeler, üretim altyapısının güncel tutulmasının Türkiye sanayisinin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
