Türkiye Çelik Üreticileri Derneğinin (TÇÜD) yaptığı açıklamaya göre 2026 yılının Mart ayında Türkiye yıllık %6,4 artışla 3,3 milyon mt ham çelik üretimi gerçekleştirerek dünyanın en büyük sekizinci çelik üreticisi konumuna gelirken, yılın ilk üç ayında ülkenin ham çelik üretimi %5,3 artışla 9,7 milyon mt oldu. Mart ayında kütük ve slab üretimi sırasıyla yıllık %4,6 düşüşle ve %25,1 artışla 1,88 milyon mt ve 1,45 milyon mt seviyelerinde kaydedildi. Ocak-Mart döneminde ise ülkede kütük ve slab üretimi sırasıyla yıllık %1,6 düşüş ve %17,1 artışla yine sırasıyla 5,74 milyon mt ve 3,99 milyon mt oldu.
Söz konusu ayda Türkiye’nin nihai mamul tüketimi yıllık %20,9 artışla 3,2 milyon mt seviyesinde kaydedilirken, yılın ilk çeyreğinde %8,9 artışla 9,9 milyon mt’a yükseldi.
Mart ayında Türkiye’nin çelik ihracatı yıllık %5 artışla 1,5 milyon mt, bu ihracatın değeri ise yıllık %0,5 artışla 1 milyar $ seviyesinde kaydedildi. Yılın ilk çeyreğinde ülkenin çelik ihracatı yıllık %6,8 düşüşle 3,5 milyon mt, bu ihracatın değeri ise yıllık %9,4 düşüşle 2,3 milyar $ oldu. İhraç edilen ürünlere bakıldığında Ocak-Mart döneminde yassı ve uzun mamul ihracatı sırasıyla yıllık %10,5 ve %9,1 düşüşle yine sırasıyla 1,4 milyon mt ve 1,86 milyon mt seviyelerinde kaydedildi. Yarı mamul ihracatı ise %63,6 artışla 247.787 mt seviyesinde yer aldı.
Türkiye’nin çelik ithalatı Mart ayında yıllık %38,2 artışla 1,6 milyon mt seviyesinde yer alırken, bu ithalatın değeri yıllık %23,4 artışla 1,1 milyar $ oldu. Yılın ilk üç ayında ülkenin çelik ithalatı yıllık %2,6 artışla 4,3 milyon mt, bu ithalatın değeri ise yıllık %1,5 düşüşle 3 milyar $ olarak kaydedildi. İthal edilen ürünlere bakıldığında Ocak-Mart döneminde yassı ve uzun mamul ithalatı sırasıyla yıllık %1,1 artış ve %2,8 düşüşle yine sırasıyla 2,07 milyon mt ve 349.601 mt olurken, yarı mamul ithalatı yıllık %5,4 artışla 1,91 milyon mt seviyesinden bildirildi.
Ocak-Mart döneminde çelik ürünleri ticaretinde ihracatın ithalatı karşılama oranı 2025 yılının ilk üç ayında kaydedilen %84,5 seviyesinden %77,7 seviyesine geriledi.
TÇÜD’e göre Orta Doğu’daki gerilimler küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, özellikle Çinli üreticilerin maliyet baskısı nedeniyle siparişler konusunda daha ihtiyatlı davranmaları, Türkiye açısından yeni bir fırsat penceresi araladı. Coğrafi yakınlık ve kalite avantajı Türkiye çıkışlı çeliği Avrupa pazarında daha görünür hale getirirken, geçmişte benzer kriz dönemlerinde yaşanan talep kaymalarının yeniden gündeme gelebileceği gözlendi. Bununla birlikte hurda ve enerji fiyatlarındaki hızlı yükseliş ile navlun ve sigorta giderlerindeki artış üretim maliyetlerini yukarı yönlü baskılıyor.
Derneğin açıklamasına göre küresel piyasalarda 400$/mt seviyesine yaklaşan hurda fiyatları, üreticilerin marjlarını daraltan önemli bir baskı unsuru haline geldi. Öte yandan AB’de ithalatı sınırlamaya yönelik yeni düzenlemeler, sektörün en önemli gündem maddelerinden biri olarak ön plana çıktı. TÇÜD, korumacılığın çelik sektöründe gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere hızla yayıldığı bu dönemde Türkiye’nin de çelik sektörünü dampingli ithalata karşı daha aktif bir şekilde korumasının önem taşıdığını vurguladı.
