AB’nin yeni ithalat önlemlerine ilişkin Bloomberg HT’ye konuşan Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan, söz konusu adımın Gümrük Birliği anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti. Yayan, Türkiye’nin uzun süredir kullanmadığı karşı tedbir hakkını artık ciddi şekilde değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye çelik sektörünün Avrupa pazarındaki payının son yıllarda kademeli olarak azaltıldığını ifade eden Yayan, Türkiye’nin geçmişte 7-7,5 milyon mt seviyesine ulaşan çelik ihracatının 2018 yılında önemli ölçüde daraltıldığını hatırlattı. Yeni kota sistemiyle birlikte Türkiye’nin Avrupa pazarındaki payının bir kez daha küçültüldüğünü belirten Yayan, AB’nin sunduğu ilave tekliflere rağmen Türkiye’nin %14,2 seviyesindeki ithalat payına dahi ulaşamadığını ifade etti. Yayan, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye önerdiği kota seviyelerinin mevcut kullanım oranlarının bile altında kaldığını vurgulayarak, bunun Gümrük Birliği’nin ruhuna aykırı olduğunu söyledi.
AB’nin çelik ticaretinde giderek daha muhafazakâr bir yaklaşım benimsediğini belirten Yayan, Avrupa tarafının zaman zaman Türkiye’yi “Made in Europe” yaklaşımı içerisinde değerlendireceğini ifade ettiğini ancak mevcut kota sisteminin Türkiye’ye fiili bir avantaj sağlamadığını kaydetti.
Latin Amerika alternatifi gündemde
AB tarafında 1 Temmuz’a kadar kota sisteminde iyileştirme yapılmaması halinde Türkiye çelik sektörünün alternatif pazarlara yönelmesinin gündeme gelebileceği belirtiliyor. Yayan, özellikle Latin Amerika pazarının Türk üreticiler açısından önemli bir potansiyel taşıdığını ifade etti.
Türkiye üretimde dünya ortalamasının üzerinde büyüdü
Yayan’ın açıklamasına göre küresel çelik üretimindeki yavaşlamaya rağmen Türkiye’nin üretim performansının dünya ortalamasının üzerinde seyrettiğini belirten Yayan, yılın ilk çeyreğinde Türkiye’de çelik üretiminin %5,5 arttığını söyledi. Dünya genelinde üretim artışının %3,5 seviyesinde kaldığını bildiren Yayan, Türkiye’nin bu tabloda olumlu ayrıştığını ifade etti.
