Alman tesis ekipmanı tedarikçisi SMS group'un Eylül ayında yayımladığı Green Steel Horizons – 2026 Edition başlıklı çalışmada çelik sektörünün karbonsuzlaşmasının önceki beklentilere kıyasla daha yavaş ilerleyeceği ve bölgesel koşullara göre farklı yollar izleyeceği belirtildi. Rekabet gücü ve kaynaklara erişimin teknoloji tercihlerini belirleyeceği, yüksek fırın-bazik oksijen fırını üretim yönteminin ise 2050'ye kadar önemini koruyacağı aktarıldı.
Ekonomik koşullar, altyapı eksiklikleri ve düzenlemelere ilişkin belirsizlikler nedeniyle üreticilerin yatırımlarda daha temkinli davrandığı ifade edildi. Bu durumun tesislerin tamamen değiştirilmesi yerine mevcut ekipmanların modernizasyonunu ve farklı teknolojileri bir araya getiren hibrit üretim modellerini öne çıkardığı kaydedildi.
2050 için üç farklı dönüşüm senaryosu
Eylül 2025 itibarıyla mevcut bilgiler ve SMS group'un tesis değerlendirme aracıyla yapılan simülasyonlara dayanan çalışmada herhangi birine olasılık atanmadan üç senaryo ele alındı:
Sınırlı dönüşüm: Büyüme ve rekabet gücünün öncelikli olduğu bu senaryoda, küresel çelik üretiminin 2050'de yaklaşık 2,65 milyar mt'a ulaşması öngörülüyor. BF-BOF yönteminin payı %61, tamamen hurdaya dayalı elektrik ark ocaklı üretimin payı %27 ve doğrudan indirgemeye dayalı yöntemlerin payı %11 olarak hesaplanıyor.
Kademeli dönüşüm: Büyüme, kaynak kısıtları ve karbonsuzlaşmanın dengelendiği senaryoda üretimin yaklaşık 2,22 milyar mt olması bekleniyor. Söz konusu yöntemlerin payları sırasıyla %51, %34 ve %14 seviyesinde öngörülüyor.
Hızlandırılmış dönüşüm: Daha sıkı emisyon kısıtlarının uygulandığı senaryoda üretimin yaklaşık 1,92 milyar mt seviyesinde dengelenmesi bekleniyor. Tamamen hurdaya dayalı üretim %44 ile ilk sıraya yerleşirken, BF-BOF ve doğrudan indirgemeye dayalı yöntemlerin payları sırasıyla %33 ve %21 olarak hesaplanıyor.
Yüksek fırınların modernizasyonu önem kazanıyor
Çalışmada en hızlı dönüşüm senaryosunda bile yüksek fırınların kullanılmaya devam edeceği vurgulandı. Mevcut tesislerde emisyonların azaltılması için hidrojen veya sentez gazı enjeksiyonu, elektrifikasyon ve karbon yakalama, kullanma ve depolama teknolojileri öne çıkıyor.
Modernize edilmiş yüksek fırınların elektrik ark ocakları ve doğrudan indirgeme tesisleriyle birlikte kullanılması yatırımların her tesisin koşullarına göre şekillendirilmesini sağlayabilir. Bununla birlikte karbon teknolojilerinin katkısının düzenleyici çerçevenin netleşmesine ve teknik ilerlemeye bağlı olacağı belirtildi.
Kaliteli hurda ve pelet arzı dönüşümü sınırlıyor
Düşük emisyonlu üretimin yaygınlaşması; yüksek kaliteli hurda, uygun maliyetli düşük karbonlu elektrik, hidrojen ve yüksek tenörlü demir cevherine erişime bağlı olacak.
Geleneksel doğrudan indirgeme yöntemlerine uygun pelet arzında 2030'ların başında yetersizlik yaşanabileceği uyarısı yapıldı. Bu uygulamalar için genellikle gerekli olan %67'nin üzerinde tenöre sahip cevherlerin, küresel demir cevheri arzının yalnızca yaklaşık %4'ünü oluşturduğu aktarıldı.
Bu kısıtın, daha düşük tenörlü hammaddeleri kullanabilen teknolojilere ilgiyi artırdığı belirtildi. Doğrudan indirgeme ile elektrikli ergitme fırınlarının birleştirilerek bazik oksijen fırınlarında işlenecek sıvı ham demir üretilmesi, değerlendirilen seçenekler arasında yer alıyor.
Avrupa'nın ithal DRI ve HBI'ya bağımlılığı artabilir
Bölgesel değerlendirmede Hindistan'ın talep artışının ana itici gücü olacağı, Kuzey Amerika'nın ise gelişmiş hurda tedarik zinciri ve rekabetçi enerji fiyatlarından yararlanacağı ifade edildi.
Avrupa'da hızlandırılmış dönüşüm senaryosu kapsamında tamamen hurdaya dayalı elektrik ark ocaklı üretimin payı 2050'de yaklaşık %70'e ulaşabilir. Ancak kaliteli hurda ve uygun maliyetli yeşil elektriğe erişimin temel kısıtlar olmaya devam edeceği belirtildi.
Orta Doğu ve Kuzey Afrika'nın doğal gaz kaynakları ve yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde doğrudan indirgenmiş demir ve sıcak briketlenmiş demir üretim ve ihracat merkezi olarak güçlenebileceği aktarıldı. Bu gelişmenin, Avrupalı üreticilerin söz konusu hammaddelerin ithalatına bağımlılığını artırabileceği kaydedildi.
