Türkiye çelik sektörünün 2053 net sıfır yol haritası finansman ve hammadde güvenliğinin belirleyici olacağını ortaya koydu

Salı, 03 Kasım 2026 14:18:41 (GMT+3)   |   İstanbul

Agora Industry'nin İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) ve Sürdürülebilir Ekonomi ve Finansal Araştırmalar Derneği'nin (SEFiA) katkılarıyla hazırladığı Türkiye çelik sektörünün 2053 net sıfır yol haritası 3 Kasım'da İstanbul'da tanıtıldı. Toplantıda sektörün dönüşümü için karbon fiyatlandırması, finansman, hammadde güvenliği ve düşük emisyonlu çelik talebinin geliştirilmesi ele alındı.

Açılış konuşmacılarından SEFiA Direktörü Bengisu Özenç, çalışmanın ulusal politikalara alternatif bir dönüşüm patikası sunmasının yanı sıra Türkiye'nin AB ile düşük karbonlu sanayi alanındaki iş birliğine katkı sağlayabileceğini belirtti. Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler ise karbonsuzlaşma hedeflerinde ekonomik ve teknolojik gerçeklerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Küresel çelik ihtiyacının yaklaşık 2/3'sinin demir cevherine dayalı üretimle karşılanmak zorunda olduğunu ifade eden Dalbeler, yalnızca hurda ve elektrik ark ocaklarına dayanan bir yaklaşımın yeterli olmayacağını söyledi. Ayrıca cevhere dayalı üretimde emisyonların azaltılmasına ve küresel tedarik zincirinde diyaloğun güçlendirilmesine odaklanılması çağrısında bulundu.

Üç senaryoda emisyon azaltımı %45-92 arasında değişiyor

Agora Industry Küresel Çelik Dönüşümü Programı Koordinatörü Ysanne Choksey'nin tanıtımının ardından raporun sunumunu Tekno-Ekonomik Analist Emir Çolak gerçekleştirdi. Choksey, Türkiye'nin yenilenebilir enerji potansiyeli, elektrik ark ocağı bazlı çelik üretimindeki deneyimi ve güçlü ticaret bağlarıyla dönüşüm açısından avantajlı konumda olduğunu belirtti.

2027'ye kadar yaklaşık 720 milyon mt'a ulaşması beklenen küresel çelik kapasite fazlasının fiyatları ve kâr marjlarını baskılayarak karbonsuzlaşma yatırımlarına ayrılabilecek sermayeyi sınırlandırdığı ifade edildi. Türkiye'nin hurda ihtiyacının yaklaşık %70'ini ithalatla karşılaması da önemli bir risk olarak değerlendirildi. Diğer ülkelerde elektrik ark ocağı yatırımlarının artması ve hurda ihracatına getirilen kısıtlamaların, ucuz ithal hurdaya dayalı üretim modelini zorlaştırabileceği aktarıldı. Çalışmada yerel hurda arzının 2050'ye kadar yaklaşık 10 milyon mt'dan 26 milyon mt'a yükselmesi, hurda ithalatının ise 19 milyon mt'dan 10 milyon mt'a gerilemesinin varsayıldığına dikkat çekildi.

Çolak, dönüşümün yalnızca doğrudan çelik ihracatı açısından değerlendirilmemesi gerektiğini de vurguladı. Otomotiv, makine ve beyaz eşya sektörlerinin AB ile ticaretine dikkat çekerek düşük emisyonlu çelik tedarikinin bu sektörlerin rekabet gücü açısından da önem taşıdığını söyledi.

Raporda 2050'ye kadar 2025 seviyesine kıyasla mevcut eğilimler senaryosunda %45, kademeli dönüşüm senaryosunda %74 ve hızlandırılmış dönüşüm senaryosunda %92 emisyon azaltımının öngörüldüğü aktarıldı. Hesaplamalar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını içerirken, Kapsam 3 emisyonlarının veri eksikliği nedeniyle yalnızca nitel olarak değerlendirildiği ifade edildi. Hızlandırılmış dönüşüm için 20 yıl boyunca yıllık yaklaşık 1,5 milyar € yatırım gerektiğine dikkat çekildi. Ücretsiz tahsisat oranının %60 olduğu varsayımıyla ulusal Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve ulusal Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM), 2030 yılında karbon fiyatına bağlı olarak yıllık yaklaşık 500 milyon-1,5 milyar € gelir sağlayabileceğinin altı çizildi. Bu kaynakların Yeşil Çelik Karbonsuzlaşma Fonu aracılığıyla yatırımlara yönlendirilmesi önerildi.

Karbon fiyatının yaklaşık 100€/mt CO₂ seviyesine ulaşmasıyla Türkiye'de doğal gaz bazlı doğrudan indirgenmiş demir (DRI) kullanılarak üretilen çeliğin, kömüre dayalı üretimle maliyet açısından rekabet edebilir hale geldiğini ve yeşil hidrojen bazlı üretimde ise bu eşiğin yaklaşık 140€/mt CO₂ olduğu paylaşıldı. Karbon fark sözleşmeleri, uygun koşullu krediler ve kamu garantileri de önerilen destekler arasında yer aldı.

Hedefli politika desteğinin bulunmadığı ve karbon fiyatının düşük kaldığı koşullarda ise dönüşümün daha fazla ithal sıcak briketlenmiş demire (HBI) dayanabileceğine dikkat çekildi. Bu durumda yerel üretimde yaratılabilecek katma değer ve istihdamın bir bölümünün yurt dışında kalabileceği kaydedildi. Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki yatırımlar Türkiye için düşük emisyonlu hammadde temini açısından fırsatı sunarken, bölgedeki üretim artışının Türkiye'nin uzun mamul ihracatı açısından rekabet riski oluşturduğunun da altı çizildi. Aynı zamanda yeşil çelik kullanımının elektrikli otomobil, çamaşır makinesi ve ev tipi klima fiyatlarını yaklaşık %0,8-1,3 artırabileceği hesaplanırken, yeşil kamu alımları, asgari kullanım kotaları ve uzun vadeli alım anlaşmalarıyla talebin desteklenmesi önerileri yapıldı.

Finansman kısıtlamalarına ve sınırlı müşteri talebine dikkat çekildi

Muammer Bilgiç'in moderatörlüğündeki panelde Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Teknik İşler Direktörü Hasan Akbulut, %74'lük emisyon azaltımını daha ulaşılabilir bir referans olarak değerlendirdi. Yerel hurda arzının 2050'ye kadar 10 milyon mt'dan 26 milyon mt'a çıkarılması varsayımının ayrıntılı çalışılması gerektiğini belirten Akbulut, yüksek faizlerin yatırımları zorlaştırdığını ve ETS gelirlerinin sektöre dönüşünün güvence altına alınması gerektiğini söyledi. ETS gelirlerinin sektöre geri dönüşü güvence altına alınmadan bu kaynakların garanti edilmiş finansman olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Elektrik ark ocağı ağırlıklı üretimin sağladığı avantajın da yatırımlar ertelenerek korunamayacağını belirtti.

Borçelik Yönetim Sistemleri Direktörü Serkan Ürkmez, düşük emisyonlu ürünlere yönelik talebin ve yeşil çelik için daha yüksek fiyatlar ödeme isteğinin henüz sınırlı olduğunu ifade etti. Yassı mamullerde hurdadaki bakır ve diğer kirletici maddelerin teknik engel oluşturduğunu belirten Ürkmez, toplam satın alma maliyetinin dikkate alınmasını, üreticilerle soğuk haddeleme ve galvanizleme tesisleri arasında uzun vadeli tedarik anlaşmaları ve rekabet öncesi iş birlikleri geliştirilmesini önerdi.

Özenç, finansmanın yalnızca karbon gelirlerine dayandırılamayacağını, ulusal bütçe politikaları ve AB ile iş birliğinin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. İPM Türkiye Çelik Dönüşümü Ağı Koordinatörü Dursun Baş ise üretim teknolojilerini ve ürün dağılımını yönlendirecek bağlayıcı bir sanayi yol haritasına ihtiyaç olduğunu belirterek Türkiye-AB kömür ve çelik ürünleri serbest ticaret anlaşmasının güncellenmesini önerdi.

Kapanış konuşmasını yapan İPM İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Ümit Şahin, hidrojenin yaygınlaşmasının beklenenden uzun sürebileceğini ve karbon yakalama ve depolamanın sektörde sınırlı rol oynayacağını belirterek dönüşümün ertelenmemesi gerektiğini vurguladı. Şahin, elektrik şebekesinin karbonsuzlaştırılması, enerji verimliliği yatırımları ve yerel hurda toplama ve ayrıştırma altyapısının geliştirilmesini öncelikli adımlar olarak sıralayarak sözlerini tamamladı.

ElifKefeli
Elif Kefeli
Editör
Yazarın Tüm Yazıları

2017 yılında Yeditepe Üniversitesi Çeviribilim Bölümü'nden mezun oldum. 2021 yılından beri SteelOrbis bünyesinde içerik uzmanı olarak çalışıyorum. Özellikle karbonsuzlaşma, yeşil çelik, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm alanlarına odaklanarak demir-çelik sektörüne yönelik haberler ve sektörel içerikler hazırlıyorum.

Benzer Haber ve Analizler

Hindistan'da üreticiler iç satışlara öncelik verirken, sıcak rulo sac ihracatı durgun seyrediyor

Arap çelik sektörü liderleri bölgesel entegrasyon ve iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu

AISU Başkanı korumacı politikaların Arap çelik sektörü üzerindeki baskısına dikkat çekti

Japonya'da sanayi üretimi 2026'nın Eylül ayında aylık %2,2 arttı

Hoa Phat Japonya'ya ilk kez galvanizli sac ihraç etti

Asya çıkışlı paslanmaz çelik fiyatları yatay, yakın vadede gerileyebilir

19. Arap Çelik Zirvesi açılışında bölgesel iş birliği ve çelik sektörünün rekabet gücü öne çıktı

Çin'de başlıca vadeli çelik ve hammadde fiyatları - 3 Kasım 2026

Qarmet yeni uzun mamul haddehanesini 2026 sonunda devreye almayı hedefliyor

Hyundai Steel 2026'nın üçüncü çeyreğinde net kârında keskin artış, faaliyet kârında düşüş kaydetti





iLab Ventures
Kariyer.net  -  Sigortam.net  -  Arabam.com  -  Cimri  -  Emlakjet  -  Endeksa  -  HangiKredi  -  Chemorbis