Güney Koreli çelik üreticisi SeAH Besteel, Güney Kore'de Sıfır Atık Depolama (ZWTL) sertifikasyon programında en yüksek derecelendirmeyi alan ilk çelik üreticisi olduğunu duyurdu.
UL Solutions tarafından verilen sertifikanın, SeAH Besteel’in vasıflı çelik üretim tesislerinde oluşan atıkların neredeyse tamamını depolama sahalarına göndermeden bertaraf edebildiğini gösterdiği aktarıldı.
En üst sertifikasyon seviyesi
ZWTL programı kapsamındaki sertifikasyon seviyeleri, oluşan atıkların ne kadarının depolama yerine geri dönüştürüldüğü veya yeniden kullanılabilir kaynaklara dönüştürüldüğüne göre belirleniyor.
SeAH Besteel, %99,7 seviyesindeki geri dönüşüm oranıyla programın en üst sertifikasyon seviyesine ulaştığını belirtti. Bu durumun, şirketin kaynak döngüselliğini güçlendirme ve çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim odaklı operasyonlarını geliştirme yönündeki sistematik çalışmalarını yansıttığı aktarıldı.
Vasıflı çelik üretimindeki teknik zorluklar
Vasıflı çelik üretimi, yüksek mukavemet, dayanıklılık ve ısı direnci gibi özellikler kazandırmak amacıyla hurdaya yüksek miktarda ferroalyaj eklenmesini gerektiriyor. Bu süreç, özellikle çelik üretimi ve haddeleme aşamalarında cüruf ve toz başta olmak üzere önemli miktarda yan ürün oluşumuna yol açıyor.
Bu yan ürünler, karmaşık fiziksel ve kimyasal özellikleri nedeniyle geri dönüşüm açısından teknik olarak zorlu kabul ediliyor. SeAH Besteel, tüm üretim zincirini kapsayan kapsamlı tesis iyileştirmeleri ve operasyonel geliştirmeler yoluyla bu zorlukları aştığını ve hem çelik üretimi hem de haddeleme süreçlerinde istikrarlı yüksek geri dönüşüm performansı sağladığını belirtti. Şirketin bu başarısının, Güney Kore çelik sektörü için bir referans oluşturduğu vurgulandı.
İleri dönüşüm ve döngüsel malzemeler
SeAH Besteel, atık ve yan ürün yönetim kabiliyetlerini daha da geliştirmeyi hedeflediğini paylaştı.
Şirket, endüstriyel yan ürünleri ve dış atıkları yüksek katma değerli, çevre dostu alternatif hammaddelere dönüştüren ileri dönüşüm teknolojilerine odaklanmayı planladığını dile getirdi. Bu malzemelerin yeniden üretim süreçlerine entegre edilmesiyle, uzun vadeli döngüsel ekonomi hedefleriyle uyumlu, sürdürülebilir ve düşük etkili bir üretim modelinin güçlendirilmesini amaçladığını ekledi.
