Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi İşverenler Grubu tarafından düzenlenen sektörler arası toplantıda, AB’nin Sanayi Hızlandırıcı Yasa düzenlemesine ilişkin önemli endişeler dile getirildi.
Söz konusu toplantıya Avrupa Çelik Birliği (EUROFER), Avrupa Çimento Birliği, Avrupa Otomobil İmalatçıları Birliği ve Avrupa Alüminyum Birliği temsilcilerinin katıldığı bildirildi.
Belirsiz tanımlar yatırım kararlarını zorluyor
Katılımcılar, “düşük emisyonlu malzemeler” ve “Made in Europe” gibi kritik kavramların net şekilde tanımlanmamış olmasının ciddi belirsizlik yarattığını belirtti. Özellikle çelik ve çimento gibi sermaye yoğun sektörlerde bu belirsizliklerin uyum süreçlerini zorlaştırdığını ve yatırım kararlarını geciktirdiğini ifade etti.
Sanayi temsilcileri, raporlama, sertifikasyon ve uyum gerekliliklerinin aşırı karmaşık hale gelmesi durumunda düzenlemenin talep yaratıcı bir araç olmaktan çıkıp bürokratik bir yapıya dönüşebileceği uyarısında bulundu. Bu durumun karbonsuzlaşma yatırımlarını yavaşlatabileceğini vurguladı.
Tek tip yaklaşım eleştiriliyor
Sanayi Hızlandırıcı Yasa’nın tek tip yaklaşımı ve bu durumun sektöre özgü gerçekleri yansıtmıyor oluşu eleştirilen başlıklar arasında yer aldı. Farklı sektörlerin maliyet yapıları, küresel rekabet düzeyi ve kamu alımlarına bağımlılıklarının birbirinden farklı olduğu, bu nedenle tek tip politika yaklaşımının etkinliğinin sınırlı kalabileceği belirtildi.
Öte yandan katılımcılar, düzenlemenin temel yapısal sorunlara yeterince odaklanmadığını dile getirdi. Özellikle yüksek enerji maliyetlerinin Avrupa sanayisi için en kritik sorunlardan biri olmaya devam ettiğine ve yalnızca talep taraflı önlemlerle rekabet gücünün yeniden sağlanamayacağına dikkat çekti.
Küresel rekabet baskısı artıyor
AB’nin konuya yaklaşımının, diğer bölgelerdeki daha koordineli sanayi politikalarıyla karşılaştırıldığında parçalı bir yapı olarak değerlendirildiği aktarıldı. Diğer bölgelerde sübvansiyonlar, yerel içerik kuralları ve sadeleştirilmiş düzenlemelerin birlikte uygulanması rekabet avantajı sağlarken, AB’nin mevcut yaklaşımının bu açıdan zayıf kaldığı kaydedildi.
Uygulama sürecine ilişkin yönetişim sorunları da gündeme getirildi. Üye devletler arasındaki koordinasyon eksikliği, yetki devri düzenlemelerine aşırı bağımlılık ve uygulama karmaşıklığının öngörülebilirliği azalttığı ve hukuki belirsizlik yarattığı belirtildi.
Gerçek etki sınırlı kalabilir
Sanayi temsilcileri, mevcut haliyle Sanayi Hızlandırıcı Yasa’nın düşük emisyonlu ürünler için güçlü talep oluşturamayabileceği ve Avrupa’da üretilen düşük emisyonlu ürünlere talebi garanti edemeyebileceği görüşünü dile getirdi. Enerji ve sanayi politikalarıyla daha güçlü bir uyum sağlanmaması halinde düzenlemenin sembolik kalma riski taşıdığı vurgulandı.
Katılımcılar, düzenlemenin etkinliğini artırmak için önemli revizyonlara ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Daha net tanımlar, sadeleştirilmiş prosedürler ve enerji ile sanayi politikalarını entegre eden bir yaklaşımın hem rekabet gücünü desteklemek hem de düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmak açısından kritik olduğunun altı çizdi.
