Almanya federal hükümeti, sanayi rekabetçiliğini güçlendirmek, kaynak güvenliğini artırmak ve birincil hammaddelere olan bağımlılığı azaltmak amacıyla Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi’nin uygulanmasına yönelik kapsamlı bir eylem programını kabul ettiğini duyurdu.
3 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan programın, 2027 sonuna kadar uygulanacak öncelikli 12 önlem içerdiği ve döngüsel ekonomi uygulamalarını Almanya’nın iklim ve sanayi politikasının temel unsurlarından biri olarak konumlandırdığı dile getirildi.
Hükümet, döngüsel ekonomi faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasının Almanya’nın 2030 yılına kadar ilave 80 milyon mt CO₂ eş değeri emisyon azaltımı gerçekleştirmesine katkı sağlayacağını belirtti. Stratejinin iklim koruma maliyetlerini düşürmesini, tedarik zincirindeki aksamalara karşı dayanıklılığı artırmasını ve Avrupa geri dönüşüm sektörünün rekabetçiliğini güçlendirmesini beklediğini ifade etti.
Bununla birlikte sanayi, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğini koordine etmek amacıyla özel bir uygulama platformu kurulacağını ve bu platformun, dijitalleşme, dijital ürün pasaportları, kritik hammaddeler, ikincil hammadde piyasaları, pilot projeler ve kamu-özel sektör ortaklıkları gibi alanlara odaklanacağını aktardı.
Döngüsel ekonomi yatırımlarına 565 milyon € kaynak
Almanya’nın, yatırımları ve inovasyonu hızlandırmak amacıyla, İklim ve Dönüşüm Fonu tarafından finanse edilen “Geleceğin Döngüsel Ekonomisi” adlı yeni programı kapsamında yaklaşık 260 milyon € destek sağlayacağı ifade edildi. Buna ek olarak 2026 İklim Koruma Programı çerçevesinde 2027-2030 dönemi için 305 milyon € daha tahsis edildiği vurgulandı. Söz konusu finansmanın kritik hammaddelerin geri kazanımı, batarya geri dönüşümü, rüzgâr türbinleri ve güneş panellerinin geri dönüşümü, tekstil geri dönüşümü, dijitalleşme girişimleri, döngüsel iş modelleri ve girişimcilik faaliyetlerini kapsayan pilot ve deneme projelerini desteklemek amacıyla kullanılacağı paylaşıldı.
Hükümetin yaptığı çalışmalara göre 2045 yılına kadar Almanya döngüsel ekonomi sektörünün yarattığı brüt katma değer, mevcut yaklaşık 60 milyar € seviyesinden 125 milyar €’ya ulaşabilir. Önümüzdeki yıllarda yaratılacak toplam ekonomik değerin ise 700-880 milyar € olması bekleniyor.
Öte yandan kamu alımlarının, döngüsel ürünler ve ikincil hammaddelere yönelik talebin artırılmasında önemli bir araç olarak görüldüğü dile getirildi. Yetkililerin, kamu inşaat projelerinde ikincil hammaddelerin kullanımının artırılması ve bina tasarımlarında geri dönüştürülebilirlik, tamir edilebilirlik ve kaynak verimliliği kriterlerinin güçlendirilmesini hedeflediği vurgulandı.
Dijitalleşme ve geri dönüşüm kritik hammaddelerin güvenliğini destekleyecek
Programın en önemli unsurlarından birinin malzeme izlenebilirliğini artıracak ve kaynakların yeniden kullanılmasını sağlayacak dijital teknolojiler olarak öne çıktığı ifade edildi. Almanya’nın, dijital ürün pasaportlarının kullanımını desteklemeyi, yapay zekâ uygulamalarını yaygınlaştırmayı, endüstriyel veri ekosistemleri geliştirmeyi ve ürün izlenebilirliği ile veri paylaşımını iyileştirecek Döngüsel Ekonomi Bilgi Ekosistemi’ni kurmayı planladığına dikkat çekildi.
Aynı zamanda geri dönüşümün kritik hammaddelerin tedarikinde daha önemli bir rol üstlenmesinin hedeflendiğine dikkat çekildi. Hükümetin, AB Kritik Hammaddeler Yasası’nın hedeflerini destekleyerek yıllık kritik hammadde tüketiminin en az %25’inin 2030 yılına kadar geri dönüşüm yoluyla karşılanmasını amaçladığının altı çizildi.
Mevzuat reformları planlanıyor
Bununla birlikte Almanya’nın önümüzdeki yıllarda döngüsel ekonomi mevzuatını da modernize etmeyi hedeflediği belirtildi. Hükümetin, 2027 yılının ortasına kadar Döngüsel Ekonomi Yasası’nı revize etmeyi, yasal süreçleri daha fazla dijitalleştirmeyi ve ikame inşaat malzemeleri ile düzenli depolama sahalarına ilişkin düzenlemeleri güncellemeyi planladığı aktarıldı.
Ayrıca kullanım ömrünü tamamlamış araçlara ilişkin AB düzenlemelerinin de ulusal mevzuata entegre edilmesinin planlandığına dikkat çekildi. Bu düzenlemelerin plastiklerde geri dönüştürülmüş içerik şartları içerdiği, aynı zamanda ilerleyen dönemde çelik ve kritik hammaddeler için de minimum geri dönüştürülmüş içerik zorunlulukları getirebileceği kaydedildi.
Ulusal reformların yanı sıra hükümet, Avrupa genelinde geri dönüşüm standartlarının uyumlu hale getirilmesini, ikincil hammadde piyasalarının geliştirilmesini ve bürokrasinin azaltılmasını da desteklemeyi planladığını bildirdi. Çin, Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerle iş birliğini derinleştirirken, yerel döngüsel ekonomi teknolojilerinin uluslararası pazarlarda yaygınlaştırılmasını hedeflediğine dikkat çekti.
Çelik sektörü daha güçlü uygulamalar talep ediyor
Almanya Çelik Federasyonu (WV Stahl), aylar süren gecikmelerin ardından programın kabul edilmesini memnuniyetle karşıladığını açıkladı ve döngüselliğin çelik sektörü için geleceğe yönelik bir hedef değil, üretim süreçlerinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
WV Stahl CEO’su Kerstin Maria Rippel, döngüsel ekonomiyi çelik sektörü açısından rekabetçilik, hammadde güvenliği ve iklim korumasının temel itici güçlerinden biri olarak tanımlarken, programın kamu alımları, kritik hammaddeler, uygulama mekanizmaları ve Döngüsel Ekonomi Yasası’nda planlanan değişiklikler gibi alanlarda yeterince bağlayıcı olmadığını belirtti. Öte yandan hükümetin hurda ihracatını izlemek için bağlayıcı bir takip sistemi oluşturması, gelişmiş ayrıştırma altyapıları ve döngüsel üretim tesisleri için yatırım koşullarını iyileştirmesi ve “Made in EU” ilkesine dayalı sürdürülebilir satın alma politikalarını hayata geçirmesi gerektiğini vurguladı. Rippel ayrıca Almanya’nın gelecekte hazırlanacak AB Döngüsel Ekonomi Yasası’nın şekillendirilmesinde daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini ifade ederek döngüsel ekonomi hedefleri ile sanayi rekabetçiliğinin birlikte ilerleyebilmesi için daha güçlü ulusal girişimlere ihtiyaç duyulduğunu ekledi.
