Avrupa Birliği, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nda (SKDM) önemli değişiklikler öngören geçici bir anlaşmaya vardığını duyurdu. Yeni düzenleme, SKDM’nin kapsamını genişletmenin ve uyum yükümlülüklerini sıkılaştırmanın yanı sıra karbon kaçağı ve hileyi önlemeye yönelik yeni tedbirler getiriyor. AB, bu değişikliklerle birlikte SKDM’nin etkinliğini artırmayı, idari yükleri azaltmayı ve emisyon raporlamasının doğruluğunu iyileştirmeyi hedeflediğini dile getirdi.
SKDM’nin kapsamı nihai ürünlere genişletiliyor
En dikkat çekici değişikliklerden biri, SKDM’nin kapsamının nihai ve işlenmiş ürün grubunu içerecek şekilde genişletilmesi oldu. Demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen gibi temel ürünlerin yanı sıra mekanizmanın bu malzemeleri içeren çeşitli imalat ürünlerine de uygulanacağı belirtildi.
Yeni ürün grupları arasında bazı makineler, metalurji ekipmanları, vinçler, forkliftler, konveyör sistemleri, soğutma ekipmanları, su ısıtıcıları ve çeşitli sanayi bileşenlerinin yer aldığı bildirildi. Bu genişlemeyle değer zincirinin ilerleyen aşamalarında ortaya çıkabilecek karbon kaçağı riskinin azaltılmasının hedeflendiği aktarıldı.
Gerçek emisyon verilerinin önemi artıyor
Revize edilen çerçevede gerçek emisyon verilerinin kullanımına daha fazla ağırlık verildiği ifade edildi. Özellikle demir-çelik, alüminyum ve birleşik metal ürünlerinde kullanılan girdilerin içerdiği emisyonların nihai ürün hesaplamalarına dahil edileceğine dikkat çekildi. Operatörlerin daha ayrıntılı kayıt tutma ve emisyon hesaplamalarını destekleyecek kapsamlı bilgiler sunma zorunluluğunun olacağı ifade edildi.
Hileyi önlemeye yönelik yeni önlemler geliyor
Avrupa Komisyonu, SKDM’de hile yapılması önlemek amacıyla yeni hükümler getirdiğini paylaştı. Bunlar arasında düşük emisyonlu ürünlerin AB’ye yönlendirilip yüksek emisyonlu ürünlerin diğer pazarlara satılması şeklinde tanımlanan “kaynak kaydırma” uygulamalarının yer aldığı dile getirildi.
Komisyon, yüksek riskli ürün-ülke kombinasyonlarını belirleme, ithalatçılardan ek kanıt talep etme, gerçek emisyon verilerinin kullanımına yönelik özel koşullar getirme ve gerekli durumlarda düzeltici önlemler uygulama yetkisine sahip olacağını vurguladı.
Doğrulama ve raporlama yükümlülükleri sıkılaştırılıyor
Yeni düzenlemede doğrulama ve izlenebilirlik kurallarının da güçlendirildiği dile getirildi. Yetkili kurumlar ve komisyonun, ithal edilen ürünlerin belirtilen tesiste ve belirtilen üretim döneminde üretildiğini kanıtlayan belgeler isteyebileceği belirtildi. Bazı ürünlerde hammaddelerin menşesini ve ilgili emisyonları doğrulamak için ek belgeler talep edilebileceği paylaşıldı.
Bununla birlikte yetkili SKDM beyan sahiplerinin mali kapasitelerinin SKDM yükümlülüklerini yerine getirmek için yetersiz olduğunun tespit edilmesi halinde bu kişilerden mali teminat sunmaları istenebileceğinin altı çizildi. İthalatçılar ve beyan sahiplerinin ilave kimlik ve yönetim bilgilerini içeren daha kapsamlı raporlama yükümlülükleriyle karşı karşıya kalacağı kaydedildi.
Emisyon hesaplama yöntemleri ve SKDM sertifikalarında değişiklikler
Varsayılan emisyon değerlerinin hesaplanmasında da değişikliğe gidileceğine dikkat çekildi. Çoğu ürün için varsayılan değerlerin, ihracatçı ülkenin ortalama emisyon yoğunluğu üzerine ek bir katsayı uygulanarak belirleneceği belirtildi. Ülkeye özgü güvenilir verilerin bulunmadığı durumlarda ise en yüksek emisyon yoğunluğuna sahip ihracatçı ülkelerin verilerinin esas alınacağı aktarıldı. Elektrik ithalatı için ise emisyon katsayısının daha düşük olduğunun kanıtlanması halinde alternatif varsayılan değerlerin kullanılmasına izin verileceği vurgulandı.
Öte yandan 2027 yılından itibaren yetkili SKDM beyan sahiplerinin, yıl boyunca gerçekleştirdikleri ithalatla ilişkili gömülü emisyonların en az %50’sini kapsayacak miktarda SKDM sertifikası bulundurmalarının gerekeceği dile getirildi. Ayrıca SKDM sertifika fiyatlarının hesaplanması ve yayımlanmasına ilişkin yöntemlerin, AB Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamındaki tahsisat fiyatlarıyla daha uyumlu hale getirileceğinin de altı çizildi.
Geçici muafiyetler ve daha sıkı gümrük denetimi
Değişiklikler kapsamında ciddi ve öngörülemeyen durumlar için geçici muafiyet mekanizmalarının getirildiği belirtildi. Belirli koşullar altında Avrupa Komisyonunun, bazı ürünler için SKDM yükümlülüklerini iki yıla kadar askıya alabileceği paylaşıldı. Bu süre boyunca etkilenen AB’li üreticilerin mevcut ETS destek mekanizmalarından yararlanmaya devam edeceği ifade edildi.
Denetimleri güçlendirmek amacıyla gümrük makamlarının komisyona daha ayrıntılı ithalat verileri sunmasının gerekeceği ve bu bilgiler arasında ithalatçı kimlik bilgileri, ürün kodları, miktarlar, menşe ülkeler ve gümrük belgelerinin yer alacağı belirtildi.
EUROFER: İlerleme var ancak açıklar sürüyor
Avrupa Çelik Birliği (EUROFER), “eritilmiş ve dökülmüş” kuralları ve kaynak kaydırma riskleri gibi konular dikkate alınarak yapılan bazı iyileştirmeleri memnuniyetle karşıladığını dile getirdi. Ancak hile uygulamaları, nihai ürünler ve ihracatla ilgili halen ciddi yasal açıklar olduğuna dikkat çekti. Birlik, yapılan değişikliklerin kaynak kaydırmayı önlemekten ziyade ortaya çıktıktan sonra düzeltmeye odaklandığını ifade etti. Ayrıca çelik içeren yaklaşık 200 ek ürünün SKDM kapsamına alınmasına rağmen birçok çelik yoğun ürünün kapsam dışında kalmaya devam ettiğini ve bu durumun Avrupa sanayi değer zincirinin bazı bölümlerini korumasız bıraktığını savundu.
EUROFER ayrıca tüketici öncesi hurdanın özel bir etki analizi yapılmadan SKDM kapsamındaki girdilere dahil edilmesini eleştirirken, bunun hurda piyasaları ve Avrupa’nın döngüsel ekonomi hedefleri üzerinde istenmeyen sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Son olarak birlik, değişikliklerin Avrupalı üreticilerin küresel pazarlarda karşı karşıya kaldığı ihracat rekabeti sorununa çözüm getirmediğini ve üreticilerin karbon maliyetleriyle karşılaşmaya devam edeceğini ancak birçok yabancı rakibin benzer yükümlülüklere tabi olmadığını ekledi.
