Almanya Çelik Federasyonu (WV Stahl) tarafından yayımlanan yıllık rapora göre Almanya çelik sektörü 2025 yılı boyunca zayıf talep, artan ithalat, yüksek enerji maliyetleri ve devam eden karbonsuzlaşma zorlukları nedeniyle ciddi baskı altında kaldı.
WV Stahl Başkanı Gunnar Groebler, Alman çelik sektörünün iklim nötrlüğüne ulaşma hedefi ile uluslararası rekabet gücünü koruma ihtiyacının yarattığı bir “dönüm noktasıyla” karşı karşıya olduğunu belirtti. Bununla birlikte çelik üreticilerinin düşük emisyonlu çelik üretimine geçiş konusunda hem teknolojik kapasiteye sahip olmasına hem de istekli davranmasına rağmen istikrarlı siyasi ve ekonomik çerçeve koşullarının halen yeterli seviyeye ulaşmadığını kaydetti.
Zayıf talep ve küresel kapasite fazlası piyasayı baskılıyor
Raporda, küresel çelik kapasite fazlasının yarattığı ithalat baskısına dikkat çekilirken, otomotiv ve makine imalatı gibi çelik tüketimi yapan başlıca sektörlerden gelen talebin zayıf kalmaya devam ettiği belirtildi. Aynı zamanda Alman üreticilerin hidrojen bazlı teknolojiler ve yeni düşük emisyonlu çelik üretim yöntemlerine yoğun yatırım yapmak zorunda oldukları ifade edildi.
Almanya’nın ham çelik üretiminin 2025 yılında 34,1 milyon mt seviyesinde yer alarak sürdürülebilir kapasite kullanım eşiği olarak görülen 40 milyon mt seviyesinin altında kaldığı vurgulandı. Buna rağmen Almanya’nın, AB’nin en büyük ve dünyanın sekizinci büyük çelik üreticisi konumunu koruduğunun altı çizildi. WV Stahl, Almanya’da çelik üretiminin yaklaşık %70’inin halen yüksek fırın-bazik oksijen fırını rotası, yaklaşık %30’luk kısmının ise elektrik ark ocaklarıyla gerçekleştirildiğini dile getirdi.
Çelik stratejik sektör olarak görülüyor
Federasyon, Almanya çelik sektörünün doğrudan yaklaşık 80.000 kişiye istihdam sağladığını, daha geniş çelik değer zinciriyle bağlantılı toplam istihdamın ise yaklaşık 4 milyon kişiye ulaştığını bildirdi. Ayrıca karbon nötr çelik sektörünün Almanya’nın yıllık karbon emisyonlarında 50 milyon mt’a varan düşüş sağlayabileceğini ifade etti.
Rapora göre 2025 yılı yalnızca ekonomik baskılarla değil, aynı zamanda çeliğin Avrupa’da altyapı, sanayi dayanıklılığı, savunma ve teknolojik egemenlik açısından stratejik sektör olarak daha fazla siyasi önem kazanmasıyla öne çıktı.
Federasyon ticaretin daha güçlü şekilde korunmasını istiyor
Ticaret tarafında ise WV Stahl, AB’de tüketilen çeliğin 1/3’inin artık üçüncü ülkelerden geldiğini belirtti. AB’nin mevcut koruma önlemlerinin zaman içinde zayıfladığını aktaran federasyon, Avrupa Komisyonunun 2025’in Ekim ayında açıkladığı yeni koruma önlemleri kapsamındaki vergi-kota mekanizmasına destek verdiğini ifade etti. Söz konusu sistemin, son kullanıcı sektörler için arzın devamlılığını korurken, Avrupa’da çelik üretimini destekleyebileceğini söyledi.
Öte yandan WV Stahl, 1 Ocak 2026 itibarıyla nihai uygulama aşaması yürürlüğe giren AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nı (SKDM) da eleştirdi. Mevcut sistemde halen ciddi açıklar olduğunu ve karbon kaçağını önlemek ve karbonsuzlaşma yatırımı yapan Avrupalı üreticilere adil rekabet ortamı sağlamak amacıyla kapsamlı revizyonlara ihtiyaç duyduğunu kaydetti.
Enerji fiyatları ciddi sorun yaratıyor
Yüksek elektrik maliyetlerinin 2025 boyunca sektörün en büyük sorunlarından biri olmayı sürdürdüğüne dikkat çekildi. WV Stahl, Almanya’da elektrik fiyatlarının uluslararası ölçekte rekabetçi olmadığını ve bu durumun özellikle elektrik ark ocaklı üreticiler ile iklim nötr çelik üretimine geçiş açısından büyük yük yarattığını ifade etti.
Almanya’nın 2026’dan itibaren şebeke ücretlerini sübvanse etme kararını memnuniyetle karşılayan federasyon, şebeke ücretlerinin yaklaşık %130 arttığını ve çelik sektörü için yıllık yaklaşık 300 milyon € ek maliyet oluşturduğunu vurguladı. Ancak sanayide kullanılan elektriğe yönelik mevcut fiyat destek programının AB devlet yardımı kuralları nedeniyle sınırlı rahatlama sağladığını savundu. WV Stahl, şebeke ücretleri ve ek yükümlülükler dahil 50 €/MWh seviyesinden uluslararası rekabetçi sanayi elektriği fiyatı çağrısını yineledi ve destek mekanizmalarının tazminat programlarıyla tam uyumlu şekilde birlikte uygulanmasını talep etti.
Yeşil çelik için öncü pazarlar kritik görülüyor
Federasyon ayrıca düşük emisyonlu çelik için öncü pazarların oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Otomotiv filo emisyon düzenlemeleri kapsamında iklim dostu çeliğe yer verilmesini olumlu karşılarken, Avrupa’da yeşil çelik ürünlerine talep yaratılması amacıyla kamu alımlarında yerel içerik ve düşük emisyonlu malzemeleri destekleyen kurallar uygulanması çağrısında bulundu.
WV Stahl CEO’su Kerstin Maria Rippel, 2025’i çelik talebinde “tarihi çöküş”, yüksek enerji maliyetleri ve özellikle Asya kaynaklı küresel kapasite fazlasının yarattığı yoğun ithalat baskısının yılı olarak tanımladı. 2026’nın, ticareti koruma önlemlerinin güçlendirildiği, enerji maliyetlerinin düşürüldüğü ve hem AB Emisyon Ticaret Sistemi hem de SKDM sistemlerinde reformlar yoluyla “Almanya’nın sanayi merkezi olarak güvence altına alınması yılı” olması gerektiğinin altını çizdi.
