Çelik değer zinciri için sürdürülebilirlik performans standartları ve bağımsız üçüncü taraf sertifikasyon programı geliştiren kâr amacı gütmeyen kuruluş ResponsibleSteel, çevresel ürün beyanlarında bildirilen küresel ısınma potansiyeli değerlerinin sistem sınırları, emisyon hesaplama metodolojileri ve hurda tanımlarındaki farklılıklar nedeniyle kendine ait tesis bazlı karbonsuzlaşma ilerleme seviyelerini güvenilir şekilde belirlemek için kullanılamayacağını ifade etti.
Eylül 2026 tarihli Veriden Karara: Çelik Tedarikinde Karşılaştırılabilir Sera Gazı Emisyon Verileri başlıklı raporunda kuruluş, çevresel ürün beyanlarında yer alan küresel ısınma potansiyeli değerleri ve hurdaya ilişkin bilgilerin tesis bazlı karbonsuzlaşma ilerleme sistemi için gerekli verilere dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğini inceledi. Çalışma, farklı bölgelerde faaliyet gösteren ve çeşitli çelik ürünleri üreten ResponsibleSteel üyesi dört çelik üreticisiyle gerçekleştirildi. Rapora göre küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %8'ini demir-çelik sektörü oluştururken, inşaat sektörü küresel olarak üretilen çeliğin %52'sini tüketiyor. Dünya genelinde inşaat ürünlerine yönelik 130.000'den fazla çevresel ürün beyanı yayımlanırken, söz konusu beyanlar satın alma gereklilikleri, yeşil bina sertifikasyon sistemleri ve mevzuat çerçevelerinde giderek daha fazla kullanılıyor.
ResponsibleSteel, çevresel ürün beyanları ve tesis bazlı karbonsuzlaşma ilerleme seviyelerinin farklı amaçlara hizmet ettiğini belirtti. Çelik sektöründeki çevresel ürün beyanlarının genellikle haddeleme ve kaplama gibi ileri üretim aşamaları da dahil olmak üzere her ürünün hammadde üretiminden fabrika çıkışına kadar olan çevresel ayak izini ölçtüğünü aktardı. Buna karşılık kendi tesis bazlı karbonsuzlaşma ilerleme sisteminin, hammaddelerin çıkarılmasından başlayarak dökümün tamamlanmasıyla elde edilen ham çeliğe kadar olan süreçte oluşan sera gazı emisyonlarını değerlendirdiğini, ileri üretim aşamalarını kapsam dışında bıraktığını ve emisyon yoğunluğunu metalik girdilerdeki hurda payına göre değerlendirdiğini vurguladı.
Hurda tanımları ilave tutarsızlıklara yol açıyor
Öte yandan raporda hurdanın ele alınış biçimindeki tutarsızlıklara dikkat çekildi. ResponsibleSteel, geri dönüştürülmüş içerik, ikincil malzeme ve hurdanın birbiriyle ilişkili ancak farklı kavramlar olduğunu ve çeşitli standartlar kapsamında farklı şekillerde hesaplandığını dile getirdi.
Kuruluş, hurda payını hesaplarken kriterleri karşılayan hurda miktarını ham çelik üretiminde kullanılan toplam metalik girdi miktarına böldüğünü ve tesis içinde oluşan hurdayı hesaplamaya dahil etmediğini aktardı. Küresel çelik sektöründe hurda geri kazanım ve geri dönüşüm oranlarının halihazırda %85'e kadar çıktığını ve mevcut hurda miktarının küresel çelik talebinin yalnızca yaklaşık 1/3'ini karşıladığını ifade etti.
ResponsibleSteel, çeliğin yalnızca çevresel ürün beyanlarında bildirilen küresel ısınma potansiyeli değerine göre seçilmesinin mevcut hurdanın daha düşük emisyon değeri beyan edilmesi gereken ürünlerin üretimine kaydırılmasına yol açabileceği ancak bu durumun toplam hurda arzını artırmayacağı gibi birincil çelik üretiminden kaynaklanan emisyonları da azaltmayabileceği uyarısında bulundu.
Çevresel ürün beyanları ve karbonsuzlaşma ilerleme seviyeleri birlikte kullanılmalı
ResponsibleSteel, çelik sektörüne yönelik çevresel ürün beyanlarında ham çelik emisyon yoğunluğu ve hurda payının yanı sıra üretim tesisleri, üretim öncesi emisyon veri tabanları ve yan ürün tahsis metodolojilerine ilişkin bilgilerin açıklanmasını tavsiye etti. Ayrıca hammadde temini, nakliye ve üretim aşamalarından (A1-A3) kaynaklanan emisyonların tek bir toplu değer halinde değil, her aşama için ayrı ayrı raporlanması gerektiğini vurguladı.
Bununla birlikte kuruluş, Çelik Standardı Prensibi'nin sera gazı raporlamasında şeffaflık kriterlerinin benimsenmesi ve çevresel ürün beyanı programları arasında metodolojik uyumun artırılması tavsiyesinde bulundu. Her çelik ürününün çevresel ürün beyanında hem hurdanın payının hem de hammadde üretiminden fabrika çıkışına kadar olan emisyon yoğunluğunun açıklanması gerektiğini kaydetti.
ResponsibleSteel, çevresel ürün beyanları ile kendine ait tesis bazlı karbonsuzlaşma ilerleme sistemi arasında veri uyumluluğunun teoride mümkün olduğu ancak mevcut yöntemlerle bunun halen önemli ölçüde kaynak gerektirdiği ve yeterli doğrulukta sonuç vermediği sonucuna vardığını söyledi. Bu nedenle iki sistemin birlikte kullanılmasını tavsiye etti.
