Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) tarafından yayımlanan son raporda Orta Doğu’nun, doğrudan indirgenmiş demir (DRI) teknolojisinin yaygın kullanımı sayesinde düşük emisyonlu demir üretiminde önemli bir merkez haline geldiği belirtildi. Ancak bölgede artan jeopolitik gerilimlerin küresel tedarik dinamiklerini yeniden şekillendirdiği ve ciddi belirsizlik yarattığı ifade edildi.
İran’daki çelik üretim tesislerinin önemli ölçüde zarar görmesinin ham çelik üretimini sınırlandırmasının ve küresel DRI-elektrik ark ocağı bazlı üretim kapasitesinin bir kısmının fiilen piyasadan çekilmesine yol açmasının beklendiği dile getirildi.
Hürmüz Boğazı krizi tedarik zincirlerinde aksamalara yol açıyor
Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının, bölgedeki tedarik zincirlerinde yaşanan sorunları ciddi ölçüde artırdığı aktarıldı. Artan navlun ve sigorta maliyetleri, sevkiyat aksaklıkları ve doğrudan indirgenmiş pelet arzındaki düşüşün çelik üreticilerini alternatif aramaya zorladığı paylaşıldı.
DRI arzının azalmasıyla birlikte çelik üreticilerinin üretime devam edebilmek için hurdaya yöneldiği ve bu durumun hem küresel hurda fiyatlarını yukarı çektiği hem de hammadde piyasalarındaki baskıyı artırdığı vurgulandı.
Pelet tedarik zinciri üzerindeki baskı artıyor
Bahreyn ve Umman’daki üreticilerin, özellikle Brezilya’dan tedarik edilen konsantre demir cevherine erişimde zorluk yaşadığı belirtildi.
Sevkiyatların Asya pazarlarına yönlendirilmesi sebebiyle bölgedeki DRI tesislerine yönelik hammadde arzının daha da azaldığı dile getirildi.
Yarı mamul arzında düşüş
İran’ın büyük ölçüde piyasadan çekilmesinin yarı mamul arzını da etkilediğine dikkat çekildi. Küresel yarı mamul ticaretindeki payı yaklaşık %11 seviyesinde yer alan İran’ın yokluğunun arz sıkıntısına yol açtığı ifade edildi.
Artan jeopolitik riskler, yükselen enerji maliyetleri ve finansal belirsizliklerin düşük emisyonlu çelik projelerine yapılan yatırımları geciktirmesinin beklendiği kaydedildi. Suudi Arabistan’ın Ras Al-Khair bölgesinde Vale, Aramco, Baosteel ve Tosyalı gibi şirketlerin desteklediği projelerin risk altında olduğunun altı çizildi.
Alternatif tedarikçiler öne çıkıyor
Bu gelişmelerin, Avrupa ve Asya’daki çelik üreticilerini tedarik stratejilerini yeniden değerlendirmeye yönelttiği belirtildi. Brezilya güçlü demir cevheri rezervleri sayesinde avantajlı konumda bulunurken, Avustralya’nın da gelişmekte olan “yeşil demir” projeleriyle alternatif tedarikçi olarak öne çıktığı vurgulandı.
Son olarak büyük ölçekli projelerin devreye alınması zaman alsa da mevcut krizin tedarik zincirlerinde stratejik dönüşümü hızlandırdığı kaydedildi. Küresel düşük emisyonlu demir piyasasında artık maliyet ve emisyon performansının yanı sıra arz güvenliğinin de belirleyici bir faktör haline geldiği eklendi.
