SteelOrbis’in görüştüğü sektörel birlikler ve ihracatçılar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısının ardından ortaya çıkan lojistik aksamalar nedeniyle Hindistan’ın ihracatının olumsuz etkilenmeye başladığını aktarıyor.
Sanayi birlikleri, Orta Doğu’daki savaşın kritik deniz ticaret koridorlarını sekteye uğrattığını, deniz sigortası primlerini yükselttiğini ve navlun oranlarını artırarak ABD ve Avrupa’ya yönelik sevkiyatları olumsuz etkilediğini belirtti.
Hindistan İhracatçılar Federasyonu (FIEO) Başkanı S C Ralhan, “Hava rotaları kesintiye uğradı ya da değiştirildi; Batı Asya ve Hürmüz Boğazı üzerinden deniz ticareti risk ve belirsizlikle karşı karşıya,” dedi.
Ralhan, çatışmanın uzaması halinde armatörlerin rotayı Ümit Burnu üzerinden yeniden düzenlemek zorunda kalacağını, bunun Avrupa ve ABD’ye transit süresine 15-20 gün ekleyeceğini ve ihracatçılar için ilave maliyet yaratacağını belirtti.
Maersk, Hapag-Lloyd ve CMA CGM gibi armatörler, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı ve ardından Katar, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri dahil Orta Doğu’daki Amerikan askeri üslerine yönelik misillemeler sonrasında gemilerini Süveyş Kanalı ve Babülmendep Boğazı yerine Afrika’nın güneyinden yönlendirmeye başladı.
Hindistan, ham petrol ve LNG ithalatında ve kilit bölgelerle ticarette Babülmendep Boğazı’na büyük ölçüde bağımlı. Babülmendep – Süveyş Kanalı – Kızıldeniz hattı, Ümit Burnu rotasına kıyasla daha kısa ve hızlı olduğu için çoğu armatör tarafından tercih ediliyor.
Söz konusu rota, Mumbai, JNPT veya Chennai gibi büyük Hint limanlarından başlayarak Arap Denizi üzerinden Kızıldeniz’e giriyor, ardından Süveyş Kanalı’ndan geçerek Akdeniz’e ulaşıyor. Buradan da gemiler varış noktalarına göre çeşitli Avrupa limanlarına yöneliyor.
Hindistan’ın Irak, Suudi Arabistan ve diğer ülkelerden ithal ettiği ham petrolün yaklaşık %65’i Süveyş Kanalı üzerinden taşınıyor. Bu hat, Avrupa ve Kuzey Afrika ile ticarette kilit rol oynuyor.
SteelOrbis’in denizcilik şirketlerinden edindiği bilgilere göre bazı durumlarda yük ve koruma ve tazmin teminatları iptal edildi ve mevcut primlerin artan risk profiline karşı geçerliliğini yitirmesi nedeniyle ancak yeni primler üzerinde yeniden müzakere edilerek düzenlenebilecek.
Kaynaklar, hâlihazırda gemi değerinin ortalama %0,25’i seviyesinde olan savaş riski primlerinin %0,5’in üzerine çıkmasının beklendiğini; büyük gemiler için bunun sefer başına 200.000$ ve üzeri ek maliyet anlamına gelebileceğini belirtti.
Bir kaynak, “Bazı durumlarda yeni risk teminatı hiç sağlanamayabilir. Bu da Hint ithalatçı ve ihracatçılar için ciddi ekonomik sonuçlar doğurur,” değerlendirmesinde bulundu.
