Midrex Technologies, Inc. Genel Müdürü Vincent Chevrier, 27-29 Eylül tarihlerinde Belgrad'da düzenlenen SteelOrbis 2026 Güz Konferansı & 95. IREPAS Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, çelik sektörünün karbonsuzlaşma çalışmaları, elektrik ark ocağı (EAF) bazlı üretimdeki artış ve yüksek kaliteli hurda arzındaki kısıtların etkisiyle küresel doğrudan indirgenmiş demir (DRI) talebinin önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde artmasının beklendiğini belirtti. Chevrier, küresel DRI talebinin 2035 yılında 260 milyon mt'a ve 2050 yılında 500 milyon mt'a ulaşmasının beklendiğini ifade etti. 2035 yılında küresel talebin yarısından fazlasının Avrupa ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden gelmesi bekleniyor.
Midrex'e göre EAF bazlı ham çelik üretiminin 2024-2035 döneminde yaklaşık 370 milyon mt artması beklenirken, yüksek fırın bazlı kapasite artışının büyük ölçüde Hindistan ve Güneydoğu Asya ile sınırlı kalacağı öngörülüyor. Aynı zamanda EAF bazlı çelik üretimi arttıkça yüksek kaliteli hurda arzı giderek daha önemli bir konu haline gelecek. Chevrier, DRI'ın hurdanın yerine geçen bir hammadde değil, hurdaya tamamlayıcı bir hammadde olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
DRI üretimi ve tüketimi arasındaki yapısal fark ticareti destekleyecek
Midrex, DRI/HBI üretimi ile tüketimi arasındaki coğrafi ayrışmanın giderek daha belirgin hale gelmesini bekliyor. Başta Avrupa ve Asya'nın bazı bölgeleri olmak üzere ithalata bağımlı piyasaların dışarıdan DRI ve HBI tedarikine ihtiyaç duyması beklenirken, üretimin enerji, altyapı ve hammaddeye erişim açısından avantajlı olan Orta Doğu ve Amerika kıtası gibi bölgelerde yoğunlaşacağı öngörülüyor.
Bu nedenle şirket, söz konusu yapısal farkın uluslararası DRI ve HBI ticaretinin rolünü güçlendireceğini düşünüyor. Küresel DRI ticaretinin 2025 yılında 13,2 milyon mt seviyesinde gerçekleştiği tahmin edilirken, bunun yaklaşık 4,4 milyon mt'luk kısmı Rusya çıkışlı oldu. Chevrier'e göre HBI talebi özellikle Avrupa ve Japonya gibi yüksek fırın bazlı üretimden EAF bazlı çelik üretimine geçiş yapan ve enerji maliyetlerinin nispeten yüksek olduğu piyasalarda artıyor.
Şirket, HBI'ın geleneksel DRI'a kıyasla daha yüksek yoğunluğa ve daha düşük reaktiviteye sahip olması nedeniyle uluslararası ticarete daha uygun olduğuna dikkat çekti. Bu özellikler verim kayıplarını ve oksidasyon risklerini azaltırken, HBI'ı uzun mesafeli deniz yolu taşımacılığı ve uzun süreli depolama açısından uygun hale getiriyor.
Hammadde ve enerji arzı başlıca zorluklar olmaya devam ediyor
Güçlü büyüme beklentilerine rağmen Chevrier, DRI/HBI üretimindeki artışı sınırlayabilecek çeşitli unsurlara dikkat çekti. DR kalite pelet besleme ve pelet arzı, yenilenebilir enerji ve hidrojenin ekonomik uygulanabilirliği ile finansmana erişim başlıca zorluklar arasında yer alıyor. Kapasite fazlası, ticari gerilimler ve bölgesel çatışmalar da risk unsurları olarak öne çıkıyor. Özellikle DRI üretimi arttıkça yüksek kaliteli demir cevherinin bulunabilirliği giderek daha önemli hale gelecek.
Midrex ayrıca rekabetçi doğal gaz maliyetleri, yenilenebilir enerji potansiyeli, uygun arazi ve altyapı ile demir cevheri ithalatı açısından elverişli lojistik koşullar sayesinde ABD ve MENA bölgesinin metalik hammadde ihracat merkezleri geliştirmek için avantajlı konumda olduğunu belirtti.
