26-28 Nisan tarihleri arasında Amsterdam’da düzenlenen SteelOrbis 2026 Bahar Konferansı ve 94. IREPAS toplantısının son gününde düzenlenen panel konuşmacılarından İspanya merkezli CELSA Group İhracat Direktörü Alexander Gordienko, küresel çelik sektörünün artan maliyetler, zayıf ekonomik büyüme ve regülasyonların yarattığı karmaşıklık nedeniyle baskı altında olduğunu ifade etti. Ayrıca jeopolitik gelişmelerin etkisiyle belirsizliğin yüksek seviyede kalmaya devam ettiğini belirtti.
Gordienko, hammadde fiyatlarının önemli ölçüde arttığını ancak maliyet artışlarının nihai mamul fiyatlarına tam olarak yansıtılamadığını belirtti. Bu durumun sektör genelinde marjların baskı altında kalmasına neden olduğunu ve nihai mamul fiyatlarının artan girdi maliyetlerini karşılamakta yetersiz kaldığını dile getirdi.
Zayıf büyüme talebi sınırlıyor
Birçok bölgede ekonomik büyümenin zayıf seyretmesinin, çelik talebinde güçlü bir toparlanmayı engellediğine dikkat çekildi. Gordienko, mevcut durumun talebin devam ettiği ancak güçlü bir ivme kazanmadığı kırılgan bir dengeyi yansıttığını söyledi. Enerji piyasalarının ise Orta Doğu’daki gerilimler nedeniyle son derece dalgalı seyrettiğini dile getirdi.
Gordienko, Orta Doğu’daki savaşın uzaması halinde piyasa koşullarının daha da kötüleşebileceğini vurguladı.
Ticaret politikaları ve SKDM etkisi
Ticaret politikaları panelde öne çıkan başlıklardan biri olurken, AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) tartışmaların merkezinde yer aldı. Gordienko, SKDM’nin karbon maliyetlerini küresel ölçekte dengelemeyi hedeflediğini ve Türkiye, Çin ve Hindistan gibi ülkeleri kendi karbon fiyatlandırma sistemlerini geliştirmeye yönlendirdiğini ifade etti.
Bununla birlikte SKDM’nin kısa vadede fiyatlarda ani değişim yaratması beklenmese de orta vadede piyasa dinamiklerini değiştireceğinin öngörüldüğü paylaşıldı. 2027 itibarıyla doğrulanmış emisyon verisine sahip üreticilerin rekabet avantajı elde edeceği, alıcıların güvenilir karbon verisi sunabilen tedarikçilere öncelik vereceği aktarıldı. Bu alanda şu anda özellikle Japonya ve Güney Kore’deki sınırlı sayıda üreticinin hazırlıklı olduğuna dikkat çekildi.
Öte yandan Gordienko, AB’nin bu yıl yenileyeceği koruma önlemlerine kıyasla İngiltere’de daha sıkı bir kota sisteminin devreye alınmasının beklendiğini vurguladı.
Lojistik sorunlar maliyetleri artırıyor
Lojistik tarafında özellikle Orta Doğu limanlarındaki sıkışıklığın ciddi sorunlar yarattığını dile getiren Gordienko, bunker yakıt fiyatlarındaki artışa ve yakıt arz sıkıntısına bağlı olarak kamyon bulunabilirliğinin sınırlı olması ve artan navlun maliyetleriyle üreticilerin teslimat maliyetlerinin yükseldiğini söyledi.
İran’daki üretim kesintilerinin yarı mamul arzını önemli ölçüde etkilediği belirtildi. Yaklaşık 10 milyon mt kapasiteye sahip tesislerin ciddi hasar gördüğü ve toparlanmanın altı ila 12 ay sürebileceği ifade edildi. İran’ın 2025 yılında yaklaşık 3 milyon mt yarı mamul ihraç ettiği ve bunun %75’inin Asya’ya yönlendirildiği belirtilirken, bu kesintinin Çin’in özellikle Mart ayında yarı mamul ihracatını artırmasına yol açtığı dile getirildi.
Ayrıca Avrupa’da dizel arzındaki sıkıntılar ve taşımacılık kısıtlamalarının maliyet baskısını artırdığına dikkat çekildi. Navlun fiyatlarının petrol fiyatlarından daha hızlı artması dikkat çeken bir gelişme olarak öne çıktı.
Hammadde tarafında esneklik sınırlı
Hammadde tarafında arzın yapısal olarak sınırlı kalmaya devam ettiği vurgulandı. Avrupa’da elektrik ark ocağı bazlı üretimine olan yüksek bağımlılığın, alternatif hammaddelere geçişi zorlaştırdığı dile getirildi. Özellikle sıcak briketlenmiş demir kullanımının yüksek enerji ihtiyacı nedeniyle kısa vadede sınırlı kaldığı paylaşıldı.
Son olarak Gordienko, talep ve fiyatların nispeten istikrarlı görünmesine rağmen genel piyasa görünümünün belirsizliğini koruduğunu belirtti. Enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve maliyet baskılarının küresel çelik sektörü için önemli riskler oluşturmaya devam ettiğini ve sektörün kırılgan bir dengede ilerlediğini kaydetti.
