26-28 Nisan tarihleri arasında Amsterdam’da düzenlenen SteelOrbis 2026 Bahar Konferansı ve 94. IREPAS toplantısının son gününde düzenlenen panelde söz alan hammadde tedarikçileri komitesi başkanı Stena Metal International’dan Jens Björkman, küresel hammadde piyasalarına ve son bir yıldaki önemli değişimlere değindi.
Björkman, geçtiğimiz yıl küresel piyasa dinamiklerinde önemli değişimler yaşandığına dikkat çekerek arzın azaldığına, ticaret akışlarında değişimler olduğuna ve fiyat ile talep üzerindeki jeopolitik etkilerin arttığına işaret etti.
Çin’de üretim düşüşü beklentileri destekliyor
Öne çıkan gelişmelerden biri Çin’de çelik üretiminin yavaşlaması oldu. Mart ayında üretim son altı yılın en düşük seviyesine gerilerken, bu durum marj baskısı ve üretim kısıtlamalarından kaynaklandı ve diğer bölgelerde beklentileri destekledi. Aynı dönemde demir cevheri fiyatları arz sıkıntısının etkisiyle 105-110$/mt seviyesinde nispeten güçlü kaldı.
Hindistan’a bakıldığında güçlü sünger demir üretiminin desteğiyle çelik sektörünün önemli büyüme kaydettiği ve bu sayede ülkenin hurda ithalatına olan bağımlılığının azaldığı görüldü. Aynı zamanda yerel hammadde arzı güçlü seyretti. Bununla birlikte Björkman, Hindistan’ın navlun ve fiyat koşullarına bağlı olarak fırsatçı bir pazar olmaya devam ettiğini belirtti.
Avrupa’da korumacılık güçlenirken, ABD iç piyasaya odaklanıyor
Avrupa piyasasına değinen Björkman, regülasyonlar ve koruma önlemlerinin uzatılmasının, özellikle hurda olmak üzere hammaddeye yönelik yerel talebi desteklediğini dile getirdi. Ancak yüksek enerji maliyetleri ve stagflasyon riskinin, uzun vadeli talep görünümü açısından endişe yaratmaya devam ettiğini aktardı.
Öte yandan ABD’de çelik üretimindeki artışın hammaddeye yönelik yerel talebi güçlendirdiğini ifade etti. Arzın giderek yerel tüketime kaymasıyla birlikte özellikle yüksek kaliteli hurdanın ihracat cazibesinin azaldığını dile getirdi.
Türkiye hurda talebini ve fiyatları yukarı çekiyor
Türkiye’de üretim ve talepteki artış piyasa beklentilerini iyileştirirken, İran çıkışlı yarı mamul arzındaki düşüş hurda ithalatına olan ihtiyacı artırdı. Bu durum hurda fiyatlarını yaklaşık 410$/mt’a taşıyarak yılın en yüksek seviyelerine ulaştırdı. Artan bunker yakıt fiyatları ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatlarındaki aksaklıklar navlun maliyetlerini yükselterek fiyatları destekledi.
Küresel hurda piyasasında arz fazlası yok
Björkman, küresel hurda piyasasında arz fazlası olmadığını ve hurdanın sürekli tüketildiğini vurguladı. Avrupa’nın yıllık yaklaşık 19-20 milyon mt seviyesindeki ihracatını, güçlü arzdan ziyade zayıf yerel talep kaynaklı bir durum olarak değerlendirdi. Ancak elektrik ark ocağı bazlı üretime geçiş ve regülasyonların, özellikle yüksek kaliteli hurda arzını sınırlayabileceğini kaydetti.
Bununla birlikte Avrupa ve ABD’ye bağımlı olan Orta Doğu gibi geleneksel alıcıların arz sıkıntısı nedeniyle zorluk yaşayabileceğini belirtti. Öte yandan Çin ve Hindistan’da artan hurda üretimi ve işleme kapasitesinin küresel ticaret akışlarını yeniden şekillendirebileceğini paylaştı.
Görünüm belirsizliğini koruyor
Björkman, AB’deki atık sevkiyatı düzenlemeleri kapsamında artan bürokratik gerekliliklerin geri dönüşüm altyapısına yönelik yatırımları artırmasının beklendiğini dile getirdi. Aynı zamanda kredi koşullarının sıkılaşması ve ticaret finansmanına erişimin zorlaşmasının küresel hurda ticaretini daha karmaşık hale getirdiğini ifade etti.
Güçlü fiyat ve talep koşullarına rağmen piyasa görünümünün belirsizliğini koruduğunu söyleyen Björkman, enerji fiyatları, ekonomik büyüme ve jeopolitik gelişmeleri temel risk unsurları olarak öne çıkardı ve varil başına yaklaşık 110$ seviyesindeki petrol fiyatlarıyla şimdilik başa çıkılabildiğini belirtti. Ancak talep veya alım gücünde yaşanabilecek bir zayıflamanın piyasa koşullarını hızla zorlaştırabileceğini ekledi.
