Global Trade Research Initiative (GTRI) tarafından Pazartesi günü yayımlanan bir rapora göre çelik üretim maliyetlerinin %35-40’ını oluşturan temel girdilerden biri olan düşük kül içerikli metalurjik kokun ithalatına getirilen kısıtlamalar, Hindistan’da çelik fiyatlarının yükselmesine neden oluyor.
Raporda, Hindistan’ın düşük kül içerikli metalürjik koka olan bağımlılığının yapısal nitelik taşıdığı belirtilirken, ülkede üretilen kömürün büyük bölümünün %14-15 seviyesinde kül içerdiği ve bu nedenle yüksek fırınlarda çelik üretimi için verimlilik sağlamadığı vurgulandı.
GTRI’ye göre hükümet bir yandan çelik ithalatına yönelik yüksek koruma ve antidamping vergileri ile Kalite Kontrol Emirleri (QCO) yoluyla yerli üreticileri korurken, diğer yandan çelik üretiminde ikame edilemeyen bir girdi olan düşük kül içerikli metalürjik koka erişimi sınırlandırıyor. Raporda, bu durumun üretim maliyetlerini artırdığı, rekabet gücünü zayıflattığı ve kapasite artışını sınırladığı belirtilerek genel ekonomik hedeflerle çeliştiği ifade edildi.
Geçtiğimiz yıl boyunca Hindistan, düşük kül içerikli metalürjik kok ithalatına yönelik kontrolleri kademeli olarak sıkılaştırdı. Bu kapsamda koruma önlemleri, tonaj kısıtlamaları ve geçici antidamping vergileri devreye alındı ve hem hacim hem de fiyat açısından eş zamanlı kısıtlamalar getirildi.
2023 yılında başlatılan bir soruşturma sonucunda ithalata üst sınır getirilirken, Ocak 2025 itibarıyla ülke bazında kotalar uygulanmaya başladı ve bir yarıyıl için ithalat miktarı 1,4 milyon mt ile sınırlandırıldı. Söz konusu uygulama daha sonra Aralık 2025’e kadar uzatıldı.
Buna paralel olarak Avustralya, Çin, Kolombiya, Endonezya, Japonya ve Rusya’yı kapsayan antidamping soruşturması kapsamında Kasım 2025’te ton başına 60-120$ arasında değişen geçici vergiler yürürlüğe girdi.
Raporda ayrıca düşük kül içerikli metalürjik kokun genellikle dökme yük olarak taşındığı ve navlun maliyetinin yaklaşık 20-25$/mt seviyesinde olduğu, buna karşın hesaplamalarda konteyner navlunlarının (yaklaşık 8-10 kat daha yüksek) esas alındığı ve bunun da ithalat maliyetlerini ve damping marjlarını yapay biçimde şişirdiği ifade edildi. Bu durumun, ticari gerçeklerle örtüşmeyen ölçüde yüksek vergi oranlarını beraberinde getirdiği belirtildi.
Rapora göre düşük kül içerikli metalürjik kokun nihai mamul maliyetleri içindeki payı yaklaşık %38 seviyesinde bulunuyor. Bu nedenle kok fiyatlarında yaşanacak %20-25’lik bir artışın, çelik fiyatlarını %3-5 oranında yukarı çekebileceği, bunun da hem iç pazarda hem de ihracatta kârlılığı ve rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
