10 Nisan’da gerçekleştirilen koalisyon komitesi toplantısının ardından Almanya hükümeti, AB Otomotiv Paketi kapsamında yeşil çelik gibi düşük emisyonlu malzemelerin uyum mekanizmalarına dahil edilmesine yönelik desteğini açıkladı.
2025’in sonunda önerilen paket kapsamında otomotiv üreticilerinin 2035 yılından itibaren egzoz emisyonlarını %90 oranında azaltmasının gerekeceği, geriye kalan %10’luk emisyon azaltımının ise AB içinde üretilen düşük emisyonlu çelik, e-yakıtlar ve biyoyakıtlar kullanılarak gerçekleştirilebileceği aktarıldı. Bu yaklaşımla üreticilere iklim hedeflerine ulaşmada ilave esneklik sağlanacağı vurgulandı.
Sektör düşük emisyonlu çelik talebinde artış bekliyor
Almanya Çelik Federasyonu (WV Stahl), özellikle düşük emisyonlu çelik kullanımı için önerilen kredilendirme mekanizmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Sektör temsilcileri, bu düzenlemenin otomotiv sektöründe karbonsuzlaşmayı desteklemenin yanı sıra yeşil çelik için AB içinde öncü pazar oluşturulmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Enerji maliyetleri baskı yaratmaya devam ediyor
Politika desteğine rağmen Orta Doğu’daki savaş sebebiyle yükselen enerji maliyetlerinin sektör üzerindeki baskısını sürdürdüğüne dikkat çekildi. Almanya hükümeti, dizel ve petrole uygulanan mineral yağ vergisinde iki ay süreyle litre başına 17 sent indirim dahil olmak üzere geçici önlemler uygulamaya koydu.
Ancak sektör temsilcileri, sektörün enerji programının dışında bırakılmasına yönelik endişelerini dile getirdi ve özellikle çelik gibi enerji yoğun sektörlerin elektrik fiyatları açısından rekabet gücünü kaybetmeye devam ettiğini vurguladı.
Rekabet gücü tehlikede
Çelik sektörü, daha önce açıklanan destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle elektrik fiyatı telafi mekanizmalarının uygulanması ve sanayi kullanıcılarına tüm maliyetler dahil 50€/MWh seviyesinden garantili elektrik fiyatı uygulanması önerisi gündeme getirildi.
Sektör paydaşları, bu tür önlemlerin uzun vadeli rekabet gücünün korunması ve düşük emisyonlu çelik üretimine geçişin desteklenmesi açısından kritik olduğunu ifade etti. Aksi takdirde artan enerji maliyetlerinin hem sanayi üretimini hem de karbonsuzlaşma hedeflerini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
