Sanayi Hızlandırıcı Yasa ile çelik, Avrupa Birliği tarafından resmen stratejik sektör olarak tanınmış olsa da Almanya Çelik Federasyonu (WV Stahl) yasanın, AB içindeki çelik üretimini koruyacak bağlayıcı mekanizmalar içermediğini belirtti.
Avrupa Komisyonu tarafından yapılan açıklamaya göre 1 Ocak 2029’dan itibaren kamu alım projelerinde %25 oranında düşük emisyonlu çelik kullanımını zorunlu kılan bir kota uygulanmaya başlayacak. Aynı zamanda bu kota, kamu inşaat, altyapı ve ulaşım projeleri ile bazı kamu destek programlarını da kapsayacak.
İthal çelik de kota kapsamına girebilir
WV Stahl, diğer sektörlerde uygulanan kotaların aksine çelik için getirilen düzenlemenin “Made in Europe”, yani AB’de üretilmiş olma şartı içermediğini ve yalnızca sürdürülebilirlik kriterlerine dayandığını vurguladı. Bu nedenle üçüncü ülkelerden ithal edilen düşük emisyonlu çeliğin de AB’de üretilen çelikle aynı kota şartlarını karşılayabileceğini belirtti.
Federasyon ayrıca yasa taslağının AB’de üretilen çelik için asgari bir kota getirmediğini veya üretim ve işleme faaliyetlerinin ne kadarının AB içinde gerçekleşmesi gerektiğini belirleyen değer yaratma kriterlerini tanımlamadığını dile getirdi.
Yasa yatırım güvenliğini zayıflatıyor
WV Stahl CEO’su Kerstin Maria Rippel, çeliğin stratejik sektör olarak tanınmasını memnuniyetle karşıladıklarını söylese de yasanın mevcut halinin yetersiz olduğunu ifade etti.
Rippel’e göre yasa, iklim nötrlüğüne geçiş sürecinde yerel üretimi koruyacak önlemler içermezken, Avrupa’daki üreticilere ciddi iklim yükümlülükleri getiriyor. Federasyon, bu dengesizliğin tedarik zinciri dayanıklılığı ve sanayi kapasitesinin ekonomik ve jeopolitik güvenlik için giderek daha önemli hale geldiği bir dönemde Avrupalı çelik üreticileri için yatırım güvenliğini zedeleyebileceği ve AB sanayisini zayıflatabileceği uyarısında bulundu.
Talep teşvikleri ve çelik etiketi halen belirsiz
WV Stahl, Sanayi Hızlandırıcı Yasa’nın düşük emisyonlu çelik talebini artırabileceğini ancak bu durumun, AB’de üretilen çelik için yapısal bir talep oluşturma garantisi vermediğini savundu.
Bununla birlikte Federasyon, gönüllü çelik etiketi için somut bir çerçevenin bulunmamasına da dikkat çekti. Bunun yerine Avrupa Komisyonunun, Sürdürülebilir Ürünler için Ekotasarım Yönetmeliği ve İnşaat Ürünleri Yönetmeliği kapsamında devam eden çalışmalara atıfta bulunduğunu ve daha sonrasında kararname yoluyla düşük emisyonlu çeliğin sınıflandırılabileceği önerisini yaptığını aktardı.
“Made in Europe” kurallarının güçlendirilmesi çağrısı
WV Stahl, Sanayi Hızlandırıcı Yasa kapsamında getirilen talep teşviklerinin inşaat, altyapı ve enerji gibi çelik tüketen sektörlere genişletilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca AB’nin otomotiv politikası paketinde önerilenlere benzer şekilde açık ve bağlayıcı “Made in Europe” kurallarının getirilmesini talep etti.
Rippel, düşük emisyonlu çeliğin hem AB’nin iklim hedeflerine ulaşması hem de savunma gibi stratejik sektörlerin desteklenmesi açısından kritik olacağını belirterek Avrupa’nın sanayi dayanıklılığını ve iklim hedeflerini gerçekleştirmek için yerel üretim kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
