Almanya hükümeti, 2045 yılına kadar sera gazı emisyonlarının sıfırlanması hedefi doğrultusunda önemli bir adım atarak 2026 İklim Koruma Programı’nı kabul ettiğini duyurdu.
Kabine tarafından onaylanan programın, yürürlüğe girmeden önce İklim Uzmanları Konseyi tarafından değerlendirileceği ifade edildi. Program ile birlikte bağlayıcı iklim hedeflerine uyumlu şekilde 2030 ve 2040 emisyon azaltım hedeflerinin desteklenmesinin amaçlandığı bildirildi.
Endüstriyel karbonsuzlaşma için 2,9 milyar € destek
Programın temel unsurlarından birinin sanayi sektörlerine ayrılan yaklaşık 2,9 milyar €'luk finansman olduğu gözlendi.
Söz konusu finansmanın, sanayi süreçlerinin elektrifikasyonu, proses ısısının karbonsuzlaştırılması ve döngüsel ekonomi çözümlerinin geliştirilmesi için kullanılacağı dile getirildi. Elektrifikasyon sürecinin emisyonları düşürmesinin yanı sıra uzun vadeli enerji verimliliğini artırmasının ve doğal gaz ithalatına olan bağımlılığı azaltmasının beklendiği vurgulandı.
Hükümetin tahminlerine göre bu önlemlerle 2030 yılına kadar emisyonlar en az 4,3 milyon mt ve doğal gaz ithalatı yaklaşık 2,5 milyar metreküp azalabilir.
Yenilenebilir enerji ve yeşil öncü pazarlar
Program kapsamında yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması ve karadaki rüzgâr enerjisi kapasitesinin 12 GW artırılması da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Bu sayede fosil yakıtlara olan bağımlılığın azaltılması ve 2030’a kadar emisyonların yaklaşık 6,5 milyon mt düşürülmesinin beklendiği ifade edildi.
Bununla birlikte hükümetin, program kapsamında ilk kez yeşil öncü pazarlar kavramını gündeme getirdiğinin altı çizildi. Böylelikle kamu alımları ve otomotiv sektörü aracılığıyla düşük emisyonlu çelik ve çimento gibi ürünlere talep oluşturulmasının hedeflendiği kaydedildi.
Çelik sektörü uygulamaların güçlendirilmesini istiyor
Almanya Çelik Federasyonu (WV Stahl) CEO’su Kerstin Maria Rippel, programın kapsamlı bir çerçeve sunduğunu ancak başarının uygulanma şekline bağlı olacağını vurguladı. Düşük emisyonlu çelik için öncü pazarların programa dahil edilmesini memnuniyetle karşılayan Rippel, üretimin artırılması için istikrarlı ve öngörülebilir talebin kritik olduğunu belirtti. Ancak programda demir yolu sektörüne yönelik somut adımların yer almamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi ve bu sektörün endüstriyel karbonsuzlaşma açısından önemini göz önünde bulundurularak fırsatın kaçırıldığını aktardı.
Öte yandan Rippel, Kamu Alımlarının Hızlandırılması Yasası gibi düzenlemelerde öncü pazarların tasarımının kritik bir rol oynayacağını dile getirdi. Rippel’e göre sanayide yerel ürün kullanımına öncelik veren “Made in Europe” kriteri olmadan kamu fonlarının Avrupa dışındaki karbonsuzlaşmayı teşvik ederek yerel sanayiyi zayıflatma riski bulunuyor.
WV Stahl, düşük emisyonlu çelik için Avrupa içinde güçlü talep mekanizmaları oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Rippel, iklim politikaları ile sanayi rekabetçiliğinin birlikte ele alınması gerektiğini belirterek dengeli bir yaklaşım olmadan hem karbonsuzlaşma hedeflerinin hem de Avrupa sanayi altyapısının korunmasının mümkün olmayacağı uyarısında bulundu.
