Avrupa Parlamentosu, mevcut koruma önlemleri rejiminin 30 Haziran 2026 tarihinde sona ermesinin ardından AB çelik sektörünü küresel kapasite fazlası ve artan ithalatın etkilerinden korumayı amaçlayan yeni ticaret koruma önlemlerini onayladığını açıkladı. Avrupa Parlamentosu ile AB Konseyi arasında uzlaşılan yeni düzenleme, daha sıkı vergiye tabi kotalar, daha yüksek gümrük vergileri ve ithal çelik ürünleri için geliştirilmiş izlenebilirlik gereklilikleri getiriyor. Mevzuatın, 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmeden önce Avrupa Konseyi tarafından da resmi olarak onaylanması gerekiyor.
Yeni düzenleme kapsamında vergisiz çelik ithalat kotası yıllık 18,3 milyon mt seviyesine düşürülecek. Bu miktar, 2024 yılı kota seviyelerine kıyasla %47’lik düşüşe işaret ediyor. Kota tonajı aşıldığında uygulanacak vergi ise mevcut %25’ten %50’ye çıkarılacak. Ayrıca Ukrayna’nın aday ülke statüsü ve özel güvenlik koşullarının ülke bazlı kota tonajı ayrılırken dikkate alınacağı belirtildi.
Onaylanan çerçeve, Rusya’dan slab ithalatına tanınan muafiyetin de uzatılmayacağını teyit etti. Söz konusu adımın, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından AB’nin Rusya menşeli çelik ürünlerine yönelik sanayi bağımlılığını azaltmak üzere görülen geniş kapsamlı çabaların bir parçasını oluşturduğu ifade edildi.
EUROFER enerji fiyatlarında düzeltme talep etti
Avrupa Çelik Birliği (EUROFER), parlamentonun yeni çelik ticaret koruma önlemlerini onaylamasını memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Birlik, söz konusu düzenlemeyi artan ithalat, küresel kapasite fazlası ve yükselen uluslararası korumacılığa karşı sektörü savunma yönünde önemli bir adım olarak değerlendirdi. EUROFER ayrıca Avrupa’da çelik üretiminin korunması ile bölgedeki çelik talebinin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Bu nedenle birlik, aynı stratejik yaklaşımın çelik içeren nihai ürünlere de uygulanarak daha geniş Avrupa sanayi değer zincirinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
EUROFER, sektörü desteklemek için özellikle yüksek enerji fiyatlarıyla mücadele edilmesi, etkili bir Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın uygulanması ve küresel çelik kapasite fazlası sorununa çözüm bulunması yönünde ilave adımların gerekli olmaya devam ettiğini belirtti.
