TÜDOKSAD'ın (Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği) 2009 yılına yönelik yaptığı değerlendirmede 2008 son çeyreğinde ortaya çıkan iç ve dış talep daralmasının döküm sektöründe yıllık bazda en az % 40 küçülmeye neden olacağı beklentisi, Şubat ayının 2. haftasına geldiğimiz bu dönemde şimdiden doğrulanmaktadır. İç piyasadaki küçük ölçekli dökümhaneler neredeyse hiç iş yapamamaktadır. Orta ve büyük ölçekli dökümhanelerin bir kısmı üretimlerine belirli dönemlerde ara vererek devam ederken. otomotiv ve makine sanayisi dışındaki diğer sektörlere iş yapan, çimento sanayisi, asansör üretimi sektörü ve belediyelerle kontrat bazlı çalışan dökümhaneler siparişlerini gerçekleştirmektedir. İç piyasada az da olsa yapılan hammadde alımlarında çelik piki 340$+KDV seviyesinden satılmaktadır.
İç piyasada iş yapan dökümhanelerin karşılaştıkları en önemli problemlerden birinin ödemelerini alamamaları ve bu nedenle ve finansman problemi yaşamaları olduğu gözlemlenmektedir.
Avrupa piyasalarında Ocak ayındaki daralma, Şubat ayının ilk yarısını bitirdiğimiz bu hafta da devam etmektedir.
İtalyan ASSOFERMET Derneği'nin yaptığı açıklamada Ocak ayındaki spot alımlar dışında dökümhanelerin aktivitelerini durdukları bildirilmiştir. Ayrıca üretimlerini ortalama %30 oranında daraltan dökümhanelerin malzeme alımında bulunmayacakları düşünülmektedir.
Rus üreticilerin Avrupa pazarlarına verdikleri teklifler 300-310$ FOB Karadeniz limanları seviyesinde yer almayı sürdürürken; Rus üreticilerin bu seviyeleri, olası talep değişiminde arzın sıkışık olduğu dönemde fiyat görüşmelerine daha güçlü olarak başlamak stratejisi güttükleri için tutmaya çalıştıkları düşünülmektedir. Ancak görünen odur ki piyasadaki fiyat ayarlamalarından ziyade piyasayı belirleyici en önemli etken taleptir.
İspanya pazarında büyük oranda otomotiv sanayisine çalışan dökümhanelerin işleri ortalama %50 oranında azaldığı tahmin edilmektedir. EUROFER'in yaptığı değerlendirmede çelik kullanan sektörlerde üretimin yıllık bazda %7-8 düşüşüyle birlikte otomotiv sektörü de resesyondan en fazla etkilenen sektörlerden biri olacaktır. Bu da umutlarını bahar aylarına bırakan otomotiv sektörüne döküm yapan Türk ve Avrupalı dökümcüleri 2009 boyunca daha da zorlayacak gibi görülmektedir.
Asya piyasalarında Çin'in demir cevheri stoklarını bir süre alım yapmayarak azaltması sonucunda, Çin limanlarında %26 lık stok seviyesinde azalmasının ardından, Çinli traderlar Çin yeni yılı öncesi ve sonrasında hammadde alımlarına hız kazandırmıştır. Çin hükümetinin açıkladığı ekonomik paketin de etkisiyle diğer piyasaların aksine Çinli traderlar geçtiğimiz haftalarda önemli ölçüde hammadde bağlantısı yapmıştır. Rus ve Brezilya menşeli önemli tonajlarda pik demir bağlantıları Çinli trader'lar tarafından gerçekleştirilmiştir. Çinli trader'ların bu haftanın başından itibaren alım talepleri piyasada tekrar konuşulurken; trade'rların kabul ettiği fiyat seviyeleri 315-320$/mt C&F Çin limanları seviyesindedir. Navlun fiyatlarının artış göstermesi nedeniyle Brezilya bölgesinden verilen teklifler FOB bazında düşüş göstermiş ve Uzak Doğu için 270$/mt FOB Güney Brezilya seviyesinde bulunmaktadır. Brezilyalı üreticilerin ABD'nin stok seviyesinin yüksek olması ve iyi bir tahminle Mayıs sonuna kadar alım yapmayacaklarını düşünerek, Çin'den gelen talepleri değerlendirmeye çalıştıkları gözlemlenmektedir.
Çin pazarına göz diken bir başka üretici ülke de Hindistan'dır. Piyasada Vizag Steel in 25 Şubat tarihinde gerçekleşecek ihracat ihalesinde trader'ların Çin'e satış yapabilmek için ihracat seviyelerini şu an varolan 300$/mt FOB seviyesinin altında 290$/mt seviyelerine indirebileceği görüşü bulunmaktadır .
Ancak Çin'in yaptığı alımlarına devam edip etmeyeceği piyasada belli olmamakla birlikte trader'ların son dönemde en geç Mart ayı ortası yüklemeleri kabul ettikleri düşünülecek olursa, bu durum pik üreticilerini uzun dönemli üretim seviyesi ve fiyat seviyesi belirlemesinde zorlayacaktır.
Bahar döneminde umut edilen toparlanmanın olup olmayacağını; genel olarak piyasanın dinamikleri, hükümetlerin alacakları önlem paketlerinin reel piyasalara yansıması neticesinde piyasanın ihtiyaç duyduğu güvenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve en önemlisi arz- talep dengesinin talep yönünde artıp artmayacağı belirleyecek gibi görünmektedir.
