SOGAD: 2026 yılında talepte sınırlı da olsa bir iyileşme öngörüyoruz

Perşembe, 29 Ocak 2026 14:35:50 (GMT+3)   |   İstanbul

Soğuk Haddelenmiş, Galvanizli ve Boyalı Sac Üreticileri Derneği (SOGAD) Yönetim Kurulu Başkanı Kerem Çakır ile 2025 yılı değerlendirmelerini ve 2026 yılı beklentilerini konuştuk. 

2025 yılı çelik sektörü ve küresel piyasalar için nasıl geçti?

2025 yılı, küresel çelik sektörü açısından oldukça zorlu bir yıl oldu. Genel olarak bakıldığında dünya çelik talebinin durağan seyrettiği, fiyatların yoğun rekabet ve süregelen arz fazlası nedeniyle baskı altında kaldığı ve enflasyonist ortamın üretim maliyetlerine baskı yaptığı bir yıl yaşadık.  2025 yılı aynı zamanda korumacılık politikalarının daha da belirleyici hale geldiği bir yıl olarak öne çıktı. Özellikle Türkiye gibi ihracat odaklı üreticiler açısından ticaret politikalarındaki sertleşme piyasa koşullarını ciddi şekilde zorladı.

Yassı çelik sektörü ve özellikle SOGAD üye firmalarımız açısından baktığımızda bu dönemde ABD ve Kanada’nın Türkiye menşeli galvanizli ürünlere yönelik başlattığı soruşturmaların sonuçlanması, ABD’de Section 232 kapsamında yapılan düzenlemeler, Kanada çelik kotaları, AB Safeguard ve AB soğuk sac antidamping soruşturmaları, küresel ticaret akışlarını önemli ölçüde yeniden şekillendirdi. Trump’ın ikinci kez başkan seçilmesiyle birlikte hayata geçirilen düzenlemeler, diğer sektörlerde olduğu gibi çelik sektörü açısından da önemli belirsizlikler yarattı. Ancak Section 232 kapsamında daha önce uygulanan muafiyetlerin kaldırılması ve vergilerinin %25’ten %50’ye çıkarılması, ABD pazarında rekabet koşullarının daha eşit hale gelmesini sağladı diyebiliriz. Avrupa tarafında ise safeguard önlemleri gündemde kalmaya devam etti. 2025 yılı içerisinde mevcut korunma önlemlerinin devamına ilişkin taslak düzenlemenin yayımlanması, Avrupa pazarında belirsizliklerin süreceğine işaret etti. Bu durum, hem kota yönetimini hem de fiyat rekabetini daha karmaşık ve öngörülmesi zor bir hale getirdi.

Tüm bu gelişmeler ışığında 2025’i, küresel ölçekte fazla kapasitenin sürdüğü, talebin zayıf seyrettiği ve korumacılığın ticaretin önüne geçtiği bir yıl olarak tanımlamak mümkün. Firmalar açısından bu dönem, pazar çeşitlendirmesinin, esnek satış stratejilerinin ve katma değerli ürünlere yönelimin zorunlu hale geldiği bir süreç oldu.

2026 yılı için neler bekliyorsunuz?

2026 yılına ilişkin beklentilerimize talep tarafından baktığımızda 2025 yılına kıyasla sınırlı da olsa bir iyileşme öngörüyoruz. Worldsteel’in son tahminlerine göre dünya çelik talebinin 2026 yılında %1,3 oranında artması bekleniyor. Bu iyileşmenin özellikle yılın ikinci yarısından itibaren daha net hissedileceğini düşünüyoruz.

Bununla birlikte korumacılığın azalacağını söylemek mümkün değil. Küresel çelik piyasasında ülkeler, stratejik sektörlerini koruma refleksinden vazgeçmiş değil. Bu nedenle 2026’nın, serbest ticaretten ziyade ticaret savunma araçlarının etkinliğini koruduğu bir yıl olacağını öngörüyoruz.

Bu çerçevede Türkiye açısından en önemli gündem maddelerinden biri, SOGAD olarak Çin ve Güney Kore menşeli CR, HDG ve PPG ürünlerine yönelik açtığımız antidamping soruşturmasıdır. Bu soruşturmanın ivedilikle ve güçlü bir şekilde sonuçlanmasını bekliyoruz. Dampingli ithalatın yarattığı fiyat baskısı, iç piyasada dengeleri bozarken yerli üretimin sürdürülebilirliğini de zorlamaktadır. Alınacak etkin kararların adil rekabet koşullarını yeniden sağlayacağına inanıyoruz.

Diğer yandan Avrupa tarafında SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması), 2026 ve sonrasında sektörün rekabet yapısını köklü biçimde etkileyecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Son dönemde taslak düzenlemelere ilişkin sızdırılan bilgiler, özellikle ücretsiz tahsisat kıyas değerleri ve varsayılan emisyon değerleri seviyelerine bakıldığında beklenenden daha yüksek bir maliyetle karşı karşıya kalacağımızı gösteriyor. SKDM’nin nihai haliyle, karbon maliyetini yalnızca çevresel bir düzenleme olmaktan çıkararak doğrudan ticaret ve rekabet unsuru haline getirmesi bekleniyor. Özellikle AB’ye ihracat yapan üreticilerimiz açısından 2026, karbon yönetimi, izlenebilirlik ve raporlama konularının artık zorunluluk haline geldiği bir yıl olacak.

Özetle 2026’yı; bir yandan ticaret savunma önlemlerinin yoğunlaştığı, diğer yandan karbon regülasyonlarının devreye girdiği ve rekabetin yalnızca fiyatla değil, politika uyumu ve sürdürülebilirlik hedefleri ile belirlenecek bir dönem olarak görüyoruz. Bu yeni düzende, yerli üretimi koruyan etkin ticaret önlemleri ile düşük karbonlu ve katma değerli üretime yapılan yatırımların, sektörün geleceğini şekillendiren temel unsurlar olacağına inanıyoruz; bu çerçevede, Türkiye’nin sürdürülebilir ihracat hedeflerini desteklemek amacıyla özellikle AB ile diplomatik istişarelerin güçlendirilmesi ve stratejik iş birliklerinin derinleştirilmesinin kritik önem taşıdığını değerlendiriyoruz.


Benzer Haber ve Analizler

TÇÜD: 2025’in Ocak-Kasım döneminde çelik ithalatındaki artışta Çin ve Rusya etkili oldu

02 Oca | Çelik Haberler

Çepaş Galvaniz: 2025 yılı büyüme ve dönüşüm yılı oldu

18 Ara | Röportaj

Akpen Metal: Talep daralması sonbaharda bitebilir

17 Haz | Röportaj

Yametaş: Talep üretimin gerisinde kalmaya devam ediyor

13 Haz | Röportaj

Galva: Kapasite kullanım oranlarımızı yükseltmeden kârlılığımızı artıramayız

10 Haz | Röportaj

TÇÜD: Türkiye’nin çelik ihracatı Mart’ta arttı, ithalatı düştü

02 May | Çelik Haberler

Veysel Yayan: Mevcut konjonktürde bu kadar ithalat yapılması makul ve mantıklı değil

08 Nis | Çelik Haberler

SteelOrbis yıl sonu değerlendirmesi: Türk çelik sektörü değişen şartlara göre hareket ediyor, beklentiler iç açıcı değil

27 Ara | Çelik Haberler

Türk çelik üreticileri vergi kararından memnun

11 Eki | Çelik Haberler

Veysel Yayan: Yassı mamul ithalatında kaydedilebilecek düşüş dış ticaret açığını %10 azaltır

23 Ağu | Çelik Haberler





iLab Ventures
Kariyer.net  -  Sigortam.net  -  Arabam.com  -  Cimri  -  Emlakjet  -  Endeksa  -  HangiKredi  -  Neredekal.com  -  Chemorbis