PASİD: Rekabetçi maliyetlerle yerli üretim kapasitesi geliştirilmeli

Salı, 08 Eylül 2026 15:34:59 (GMT+3)   |   İstanbul

PASİD Basın Sözcüsü Barış Yılmaz ile paslanmaz çelik piyasasında fiyatların seyrini, antidamping önlemlerinin sektör üzerindeki etkilerini ve rekabetçi yerli üretim kapasitesinin artırılması için atılması gereken adımları değerlendirdik.

Paslanmaz çelik fiyatlarının ve hammadde maliyetlerinin seyri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Önümüzdeki döneme ilişkin beklentileriniz nelerdir?

Paslanmaz çelik fiyatları yalnızca arz-talep dengesiyle değil; nikel, ferrokrom, molibden, paslanmaz çelik hurdası, enerji, finansman ve lojistik maliyetlerinin ortak etkisiyle şekillenmektedir. Bu nedenle piyasayı değerlendirirken tek bir göstergeye odaklanmak doğru sonuç vermemektedir.

2026'nın ilk yarısında küresel arzın güçlü seyretmesi ve Avrupa başta olmak üzere bazı pazarlarda talebin beklenen seviyeye ulaşmaması fiyatları baskılarken, Endonezya'nın nikel politikaları ve hammadde tarafındaki gelişmeler maliyetlerde dönemsel dalgalanmalar oluşturdu. Üreticiler açısından en önemli sorun ise nihai ürün fiyatlarının maliyet artışlarını aynı hızda yansıtamaması oldu.

Önümüzdeki dönemde fiyatlarda sert ve tek yönlü bir yükseliş beklemiyoruz. Küresel kapasite fazlası fiyatları baskılamaya devam edecektir. Buna karşılık üretim maliyetleri, enerji giderleri ve kritik hammaddelerde yaşanabilecek gelişmeler fiyatların daha da gerilemesini zorlaştıracaktır.

Talep tarafında enerji, savunma, gıda işleme, su altyapıları, endüstriyel mutfak ekipmanları ve beyaz eşya sektörlerinin destekleyici olacağını düşünüyoruz. 2026'nın geri kalanında piyasanın ana karakteri yüksek fiyatlardan çok, daha dengeli ancak dalgalı bir fiyat yapısı olacaktır.

Aralık 2025'te Çin ve Endonezya menşeli paslanmaz çelik ürünlerine ilişkin antidamping soruşturmasının sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Önlemler beklentileri karşıladı mı?

PASİD olarak mevcut yapısıyla antidamping uygulamasının Türkiye paslanmaz çelik sektörünün tamamı açısından beklenen faydayı sağlayamadığını düşünüyoruz.

Türkiye'de paslanmaz çelik sektörü yalnızca birkaç üreticiden ibaret değildir. Paslanmaz çeliği hammadde olarak kullanan binlerce firma; endüstriyel mutfak ekipmanları, beyaz eşya, boru, tank, makine, otomotiv yan sanayi, gıda ekipmanları ve birçok ihracatçı sektör için üretim yapmaktadır. Asıl katma değer ve istihdam bu geniş üretim ekosisteminde oluşmaktadır.

Türkiye henüz entegre paslanmaz çelik üretim altyapısına sahip olmadığı için temel girdilerde ithalata bağımlıdır. Bu nedenle ithal paslanmaz çeliğin maliyetini artıran her uygulama, yalnızca ithalatçıları değil, tüm üretim zincirini doğrudan etkilemektedir.

Mevcut uygulama sonrasında paslanmaz çelik girdilerinin maliyetleri yükselmiş, bu artış önemli ölçüde nihai ürün fiyatlarına yansımıştır. Bunun enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturduğu ve özellikle ihracata çalışan üreticilerin rekabet gücünü olumsuz etkilediği kanaatindeyiz.

Büyük ölçekli firmalar Dahilde İşleme Rejimi'nden belirli ölçüde yararlanabilmektedir. Ancak küçük ve orta ölçekli işletmeler, finansman yükü ve idari süreçler nedeniyle bu mekanizmayı aynı etkinlikte kullanamamaktadır. Sonuç olarak birçok KOBİ, uluslararası pazarlarda daha düşük maliyetli rakipleri karşısında fiyat avantajını kaybetmeye başlamıştır. Bunun ihracat, yatırım kararları ve istihdam üzerinde olumsuz etkileri görülmektedir.

PASİD olarak haksız rekabetle mücadeleyi elbette destekliyoruz. Ancak ticaret politikalarının yalnızca belirli bir üretim halkasını değil, tüm değer zincirini dikkate alması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye'nin önceliği girdiyi pahalılaştırmak değil; rekabetçi maliyetlerle yerli paslanmaz çelik üretim kapasitesini geliştirmek, haksız rekabeti önlerken paslanmaz çelik kullanan sanayilerin ihracat gücünü koruyan dengeli bir politika oluşturmak olmalıdır.

ABD'nin gümrük tarifeleri, AB'nin ticaret politikaları ve diğer korumacı uygulamalar küresel paslanmaz çelik ticaretini nasıl etkiliyor? Türkiye açısından sonuçları neler olabilir?

Son yıllarda küresel çelik ticaretinin temel belirleyicisi artık yalnızca maliyet değil; ticaret politikaları, gümrük tarifeleri, karbon düzenlemeleri ve tedarik güvenliği olmuştur.

ABD'nin uyguladığı yüksek tarifeler, Avrupa Birliği'nin koruma önlemleri ve artan antidamping uygulamaları, küresel ticaret akışlarını yeniden şekillendiriyor. Büyük pazarlara giremeyen ürünler alternatif pazarlara yöneliyor ve bu durum Türkiye gibi açık ekonomiler üzerinde ilave fiyat baskısı oluşturabiliyor.

Diğer taraftan bu süreç Türkiye için önemli fırsatlar da yaratmaktadır. Avrupa'nın yakın coğrafyada güvenilir, hızlı teslim yapabilen ve esnek üretim kapasitesine sahip tedarikçilere olan ihtiyacı artmaktadır.

Türkiye güçlü sanayi altyapısı, lojistik avantajı ve gelişmiş nihai ürün üretimi sayesinde bu dönüşümden olumlu pay alabilecek ülkelerden biridir. Bunun için kalite, karbon uyumu, teslim performansı ve tedarik güvenilirliği alanlarında rekabet gücümüzü daha da artırmamız gerekmektedir.

Mevcut ekonomik koşullar, finansmana erişim ve yüksek maliyetler sektörü nasıl etkiliyor?

Paslanmaz çelik sektörü yüksek işletme sermayesi gerektiren bir sektördür. Faiz oranları ve finansmana erişim doğrudan stok yönetimini, ticaret hacmini ve kârlılığı etkilemektedir.

Yüksek finansman maliyetleri nedeniyle firmalar daha düşük stokla çalışıyor, siparişlerini kısa vadeli planlıyor ve yatırım kararlarını erteliyor. Enerji, işçilik ve lojistik maliyetlerindeki artış da marjlar üzerinde ilave baskı oluşturuyor.

Buna rağmen sektörümüz geçmiş dönemlere kıyasla daha disiplinli risk yönetimi uygulamaktadır. Önümüzdeki dönemde nakit akışı yönetimi, stok optimizasyonu ve verimlilik yatırımları şirketlerin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar olacaktır.

Kamu tarafında ise ihracatçı ve sanayiciye uzun vadeli ve rekabetçi maliyetli finansman sağlanması sektör açısından önemli bir destek olacaktır.

AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

SKDM'yi yalnızca yeni bir maliyet unsuru olarak değil, küresel sanayide yeni bir rekabet modeli olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde yalnızca ürünün fiyatı değil; karbon ayak izi, üretim rotası ve izlenebilirliği de ticaretin önemli kriterleri olacaktır.

Türkiye açısından en önemli konu, karbon emisyonlarının doğru şekilde ölçülmesi ve uluslararası standartlarda doğrulanabilmesidir. Bu alanda hazırlığını erken tamamlayan firmalar Avrupa pazarında önemli avantaj sağlayacaktır.

Türkiye'nin hurda kullanımındaki deneyimi, yenilenebilir enerji yatırımları ve Avrupa'ya yakınlığı önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu nedenle SKDM'nin doğru yönetilmesi halinde rekabet avantajına dönüşebileceğine inanıyoruz.

Paslanmaz çelik sektörünün rekabet gücünü artırmak için hangi adımlar atılmalıdır?

Türkiye güçlü bir paslanmaz çelik işleme ve nihai ürün üretim altyapısına sahiptir. Ancak temel girdilerde dışa bağımlılık devam etmektedir.

Bu nedenle öncelikli hedefimiz, paslanmaz çelik üretim zincirindeki eksik halkaların tamamlanması ve rekabetçi bir yerli üretim altyapısının oluşturulması olmalıdır. Bunun yanında paslanmaz çelik hurdasının daha etkin değerlendirilmesi, stratejik hammadde tedarik modellerinin geliştirilmesi ve yüksek katma değerli ürünlere yönelinmesi büyük önem taşımaktadır.

Kamu politikalarının yatırım finansmanı, enerji maliyetleri, karbon dönüşümü ve ticaret politikaları açısından sektörün tamamını destekleyen bütüncül bir yaklaşımla şekillendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Türkiye'nin hedefi yalnızca ithalatı azaltmak değil; Avrupa, Orta Doğu ve yakın coğrafya için güvenilir, rekabetçi ve yüksek katma değerli bir paslanmaz çelik üretim ve işleme merkezi olmaktır.

2026 yılının geri kalanına ilişkin beklentileriniz nelerdir?

2026'nın geri kalanına ihtiyatlı ancak olumlu bakıyoruz. Küresel talepte güçlü bir sıçrama beklememekle birlikte yılın ikinci yarısında daha dengeli bir piyasa oluşacağını öngörüyoruz.

Düşük stok seviyeleri, Avrupa'da beklenen sanayi yatırımları ve hammadde piyasalarındaki gelişmeler talebi destekleyebilir. Buna karşılık küresel kapasite fazlası ve korumacı ticaret politikaları yakından takip edilmesi gereken başlıca riskler olmaya devam edecektir.

Türkiye açısından başarının anahtarı; verimlilik, ihracat odaklı büyüme, yüksek katma değerli üretim, karbon dönüşümüne uyum ve güçlü finansal yapı olacaktır.

Paslanmaz çelik; sürdürülebilirlik, geri dönüştürülebilirlik ve uzun ömürlü kullanım özellikleri sayesinde geleceğin stratejik malzemelerinden biridir. Bu nedenle kısa vadeli dalgalanmalara rağmen sektörün orta ve uzun vadeli potansiyeline olan güvenimizi koruyoruz.

DemetKazdal
Demet Kazdal
Editör

Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Demir çelik sektöründe 15 yıldır profesyonel içerik üreticiliği ve editörlük yapmaktayım. SteelOrbis bünyesinde İçerik Departmanı Müdürü olarak görev almaktayım. Başta Türkiye piyasası olmak üzere küresel pazar dinamiklerini yakından takip ederek sektörel haber ve raporlar hazırlıyorum.

Pazaryeri Teklifleri

Paslanmaz Yuvarlak Çubuk (Soğuk Çekilmiş)

Çap 3 - 300 mm
  304L- 316L
Tedarikçi HİSARİNOKS PASLANMAZ ÇELİK
Teklifi Gör

Paslanmaz Altıköşe Çubuk (Sıcak Çekilmiş)

Kenar Uzunluğu 10 - 60 mm
  304L- 316L - 303
Tedarikçi HİSARİNOKS PASLANMAZ ÇELİK
Teklifi Gör

Paslanmaz Dikişli Boru

Dış Çap 10 - 508 mm
Et Kalınlığı 1,5 - 6 mm
  304L - 316L
Tedarikçi HİSARİNOKS PASLANMAZ ÇELİK
Teklifi Gör

Benzer Haber ve Analizler

Posco Assan TST: Adil rekabet paslanmaz çelik sektörünün önceliği olmalı

PASSAD: Paslanmaz çelik 2026 yılına yeni umutlarla giriyor

PASDER: 2026 yılı için genel beklenti, ılımlı ve bölgesel olarak farklılaşan bir artış yönünde

Paslanmaz çelik kullanıcıları: Antidamping soruşturması Türkiye lehine sonuçlanmalı

PASSAD: Türkiye’de paslanmaz çelik üretimi artırılmalı, ithalata antidamping vergisi getirilmeli

Multi Metal: Fiyatlarda şimdilik artış beklemiyoruz

PASSAD: Paslanmaz çelik, sürdürülebilir geleceğin temel malzemesi

Sarıtaş Paslanmaz Çelik: Yalova’da soğuk haddeleme hattımızı 2027 yılında devreye alacağız

POSCO ASSAN TST: Önceliğimiz Türk sanayicisinin ihtiyaç duyduğu hammaddeye düzenli, kaliteli ve sürdürülebilir şekilde ...

PASİD: 2025’in son çeyreğinde talebin iyileşmesini bekliyoruz





iLab Ventures
Kariyer.net  -  Sigortam.net  -  Arabam.com  -  Cimri  -  Emlakjet  -  Endeksa  -  HangiKredi  -  Chemorbis