PASDER (Paslanmaz Çelik Derneği) Genel Sekreteri Fatih Köksal ile 2025 değerlendirmelerini ve 2026 beklentilerini konuştuk.
2025 yılı çelik sektörü ve küresel piyasalar için nasıl geçti?
2025 yılı, Türkiye paslanmaz çelik sektörü için hacim olarak ayakta kalınan ancak kârlılığın zorlandığı, temkinli geçen bir yıl olmuştur. Piyasa ne daralma ne de güçlü büyüme yaşamış; dengeyi koruma yılı olarak öne çıkmıştır. Gıda makineleri, endüstriyel mutfak, savunma sanayi gibi alanlar talebi taşımaya devam etmiştir ancak genel yatırım ortamı ve finansman maliyetleri nedeniyle piyasa genişlemesi sınırlı kalmıştır.
2025 yılında sektörün önemli gündem maddelerinden birisi de yürütülen damping soruşturması olmuştur. Soğuk haddelenmiş paslanmaz yassı çelik ürünlerine yönelik olarak 28 Haziran 2024 tarihinde başlatılan damping soruşturması 27 Aralık 2025 tarihi itibarı ile tamamlanarak 33120 sayılı Resmi Gazete’de karar yayımlanmıştır. Karara göre Endonezya firmaları için herhangi bir damping marjı belirlenmemiş olup tüm Çin firmalarına yönelik olarak %3,95 oranında damping vergisi belirlenmiştir.
Mevcut durumda, ülkemizde 200.000 ton/yıl kapasiteye sahip soğuk haddeleme tesisi bulunmakta olup toplam talebin sınırlı ölçüde karşılanabilmesinden dolayı yassı paslanmaz çelik ürünleri ağırlıklı olarak ithalat yoluyla karşılanmak durumundadır. Ancak 2025 yılı içerisinde, sektörümüzün duayen ve öncü firması Sarıtaş, Yalova Makine İhtisas OSB’de gerçekleştireceği 800.000 ton/yıl kapasiteli entegre paslanmaz çelik yatırımını duyurmuştur. Bu gelişmenin ülkemiz adına oldukça hayırlı bir yatırım olacağı değerlendirilmektedir. Paslanmaz çelik ulusal ve jeopolitik nedenlerle stratejik bir öneme sahiptir. Bu yatırımın hayata geçmesiyle birlikte ülkemiz paslanmaz çelik tüketiminde büyük ölçüde dışa bağımlılıktan kurtulacaktır. Sarıtaş’ın duyurduğu yatırım planı doğrultusunda 2027 son çeyreği itibarı ile soğuk haddeleme tesisi, 2028 yılının son çeyreği itibarı ile sıcak haddeleme tesisi ve 2030 yılı itibarı ile çelik ergitme tesisi tamamlanacak olup yatırımın tamamlanmasıyla birlikte ülkemizin dış ticaret açığının azaltılmasına yönelik 2 milyar $ ithal ikamesi ve 800 milyon $ ihracat katkısının yanı sıra toplam 1200 kişilik istihdam sağlanacaktır. Dolayısıyla söz konusu yatırım ulusal nitelikten öte, küresel boyutta etkisi olacak bir mahiyettedir. Stratejik bir alan olması nedeniyle Sarıtaş tarafından yerli ve milli bir yatırımın ülkemize kazandırılacak olması oldukça anlamlı ve önemlidir.
Küresel ölçekte paslanmaz çelik sektörü içinse 2025 yılı güçlü büyümenin değil, arz fazlası baskısı altında dengede kalma ve kârlılık mücadelesinin yaşandığı bir yıl olmuştur.
Buna göre,
- Dünya genelinde paslanmaz çelik üretimi 2025’te ılımlı şekilde artmıştır.
- Küresel talep büyümesi önceki yıllara kıyasla yavaşlamıştır.
- Talep artışı, nüfus ve sanayileşme etkisiyle Asya merkezli kalmıştır.
- Küresel paslanmaz talebi yaklaşık yüzde 3–4 bandında büyümüştür.
- Üretim artışı talep artışına yakın seyretmiş, bu nedenle piyasa dengesi hassas kalmıştır.
2026 yılı için neler bekliyorsunuz?
2026 yılı Türkiye paslanmaz çelik sektörü için yüksek büyüme beklentilerinin olmadığı, ancak doğru politika ve düzenlemelerle daha sağlıklı bir piyasa yapısına geçişin mümkün olduğu bir yıl olarak öne çıkmaktadır. Sektör açısından 2026’nın ana teması; büyümeden çok denge, öngörülebilirlik ve rekabet gücünün yeniden inşası olacaktır. Bu da fiyatlardan ziyade, ticaret politikaları, maliyet yönetimi ve tedarik zinciri disiplininin belirleyici olacağı bir döneme işaret etmektedir.
Küresel paslanmaz çelik talebinde ise 2026 yılı için genel beklenti, ılımlı ve bölgesel olarak farklılaşan bir artış yönünde şekillenmektedir. Küresel talep artışının ağırlıklı olarak Asya ve gelişmekte olan ekonomilerden gelmesi beklenirken, Avrupa ve kısmen ABD pazarlarında büyümenin sınırlı kalacağı öngörülmektedir. Hindistan, Güneydoğu Asya ve Orta Doğu gibi bölgelerde altyapı, enerji ve sanayi yatırımları paslanmaz çelik talebini desteklemeye devam ederken; Avrupa’da yüksek enerji maliyetleri, zayıf sanayi üretimi ve yatırım ertelemeleri talep tarafındaki kırılganlığı sürdürecektir. ABD pazarı ise altyapı ve savunma yatırımları sayesinde görece dengeli bir görünüm sergilemektedir. Ancak bu talep artışı küresel ölçekte güçlü bir sıçrama yaratacak düzeyde görülmemektedir.
2026 küresel paslanmaz çelik fiyatları için en belirleyici unsur, nikel piyasasındaki görünüm olmaya devam edecektir. Endonezya kaynaklı arz artışı ve küresel ölçekte devam eden nikel fazlası, alaşım fiyatlarının kalıcı biçimde yükselmesini sınırlamaktadır. Bu durum, paslanmaz çelik fiyatları üzerinde yapısal bir tavan etkisi niteliğindedir. Fiyatlarda bölgesel ve dönemsel dalgalanmalar mümkün olsa da, mevcut koşullar altında küresel ölçekte sert ve uzun soluklu bir fiyat rallisi beklentisi zayıf görünmekte olup 2026’nın fiyat dinamiği, daha çok yatay veya sınırlı yukarı yönlü hareketler şeklinde okunmaktadır.
