Avrupa Çelik Üreticileri Birliği (EUROFER) Ekonomik Araştırma ve Piyasa Analizi Direktörü Alessandro Sciamarelli ile 2025 değerlendirmelerini ve 2026 beklentilerini konuştuk.
2025’i nasıl değerlendiriyorsunuz?
AB’de görünür çelik tüketimindeki mevcut eğilim, 2025 boyunca zayıf talep koşullarını yansıtmaya devam etti. Bu koşullar, savaş kaynaklı aksamalar ile enerji fiyatları ve üretim maliyetlerindeki artışlar nedeniyle 2022’nin ikinci çeyreğinde ortaya çıktı. Bu olumsuz döngü 2023 ve 2024 yıllarında daha da derinleşti; bunun başlıca nedenleri artan küresel ekonomik belirsizlik, (sekiz faiz indirimi yapılmadan önce) yüksek faiz oranları ve genel imalat zayıflığı oldu. Bunlara ek olarak ABD’nin tarifeleri ve bunların sonuçlarına ilişkin artan belirsizlik de tabloyu ağırlaştırdı.
Ukrayna’daki çatışmanın ve enerji şokunun çelik kullanan sektörler üzerindeki etkileri ile genel ekonomik görünümün bozulması, AB çelik tüketiminde 2022 yılında ciddi bir resesyona (-%8) yol açtı. Bu uzun süreli aşağı yönlü faktörler, görünür çelik tüketimini daha da baskılayarak 2023 ve 2024’te art arda iki yıllık düşüşe neden oldu (sırasıyla -%6 ve -%1).
2025 yılında ise, daha olumlu bir sanayi görünümü ve çelik talebinde toparlanma beklentilerinin aksine, görünür çelik tüketiminin, her ne kadar bu düşüş önceki yıllara kıyasla daha sınırlı olsa da (-%0,2; önceki öngörümüzle aynı), yeniden düşmesi bekleniyor. Bu durum, üst üste dördüncü yıllık resesyona işaret ediyor. Söz konusu gerilemenin, ABD’nin tarifelerinin beklenen — ancak ölçülmesi zor — etkisi ile buna bağlı belirsizlik ve ticaretle ilgili aksamalardan kaynaklanması bekleniyor.
2026 için beklentileriniz neler?
AB’de görünür çelik tüketiminin 2026 yılında %3 (önceki tahmin %3,1) oranında toparlanması bekleniyor. Ancak bu toparlanma, pandemi öncesi (2019) seviyelerin oldukça altında kalacak ve sanayi görünümünde olumlu bir gelişmeye ve küresel gerilimlerin azalmasına bağlı olacak. Her iki unsur da bu aşamada öngörülemezliğini koruyor.
Çelik talebinin genel seyri son derece belirsiz. 2026’nın ilk çeyreğinden önce görünür çelik tüketiminde bir iyileşme beklenmiyor ve tüketim hacimlerinin pandemi öncesi seviyelerin oldukça altında kalması öngörülüyor.
- Ana kullanıcı sektörlerden gelen çelik talebi zayıf seyrini sürdürüyor ve AB genelinde imalat sektörünün zayıf koşullarını yansıtıyor: İnşaat sektörü (çelik tüketiminin %37’si), konut piyasasındaki gecikmeli toparlanma nedeniyle — parasal gevşeme ve daha düşük faiz oranlarına rağmen — 2025’te üretimde çok sınırlı bir artış görecek (%0,1; 2024’te -%2’lik daralmanın ardından). Buna karşılık altyapı ve mühendislik projelerinden gelecek daha güçlü ivme, 2026’da üretimde %2,2’lik bir artışa yol açacak;
- Otomotiv sektörü (çelik tüketiminin %20’si), elektrikli araçların devreye alınmasına ilişkin süregelen belirsizlikler ve gecikmeler nedeniyle durgunluk içinde kalmaya devam ediyor. Sektör, küresel ticaret ve tedarik zinciri şoklarına diğer sektörlere kıyasla daha açık durumda. Üretimin 2025’te %4 (2024’te -%10) düşmesi ve 2026’da yalnızca %1,4 gibi sınırlı bir toparlanma göstermesi bekleniyor; üretim hacimleri 2019 seviyelerinin altında kalacak.
