Crowe: SKDM’ye ilişkin en büyük sorunlardan biri veri erişimi ve kalitesi

Perşembe, 20 Kasım 2025 11:50:21 (GMT+3)   |   İstanbul

Crowe U.K. LLP'de direktör olarak görev yapan Jamie Mcleod ile AB'nin koruma önlemleri ve SKDM'nin etkileri üzerine konuştuk.

AB’nin koruma politikasıyla ilgili son duyurusunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çeliğe yönelik koruma vergilerinde kalıcı bir çerçeveye geçiş birkaç önemli değişikliği beraberinde getiriyor ve menşe doğrulaması için menşe ülkede eritilip dökülmüş olma (Melt & Pour) kuralının getirilmesi, İngiliz ihracatçılar açısından uyumu zorlaştırabilir. İngiltere gümrük ve dış ticaret perspektifinden bakınca bu durum ciddi riskler doğuruyor. AB, 2024’te İngiltere’nin çelik ihracatının %78’ini oluşturmayı sürdürdü. İngiltere menşeli çelik için bir istisna (carve-out) tanınmazsa İngiliz ihracatçılar AB pazarında fiyat rekabetinin dışında kalabilir.

Önerilen kota azaltımı bu tehdidi daha da artırıyor. İngiltere açısından ticaret sapması riski de ciddi; üstelik İngiltere’nin kendi koruma rejimi de gözden geçiriliyor ve AB’nin duyurusu bu alanda reform baskısını büyütüyor.

Bu ticaret önlemleri adil rekabeti sağlamakta etkili mi, yoksa rekabeti bozuyor mu?

AB’nin küresel kapasite fazlası ve sübvansiyonlu ithalata karşı çelik endüstrisini koruma motivasyonu anlaşılır. Teoride hedef adil rekabetin tesis edilmesi ancak pratikte bu tür önlemler çoğu kez öngörülmeyen ve daha karmaşık sonuçlar doğuruyor. Örneğin bazı AB’li imalatçılar, girdi maliyetlerindeki artış ve muhtemel enflasyonist etkiler nedeniyle endişeli. Dolayısıyla önlemler çelik üreticilerine fayda sağlarken, ekonominin başka yerlerinde ihtilaf yaratma riski taşıyor.

Diğer yandan AB’de bazı ticaret kuruluşları, son kullanıcı ürünlerinin kapsam dışında bırakılması tedarik zinciri genelinde boşluklar ve eşitsiz koruma oluşturabileceği için önlemlerin bu ürünleri de içine alacak şekilde genişletilmesini talep ediyor.

Resim karmaşık ve nihai etki belirsiz. Teklif hâlâ AB’nin yasama sürecinden ve DTÖ müzakerelerinden geçmek zorunda; bu süreçler aylar sürebilir ve değişikliklerle sonuçlanabilir. O zamana kadar şirketler belirsizlik ikliminde faaliyet gösteriyor olacak.

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın ana zorlukları nelerdir ve ticaret akışlarına nasıl etki edeceğini öngörüyorsunuz?

SKDM, operasyonel ve stratejik düzeyde kayda değer zorluklar yaratmaya devam ediyor. Bu durum uygulamanın başlayacağı ve SKDM maliyetinin devreye gireceği Ocak 2026 yaklaşırken daha da artıyor. En büyük sorunlardan biri veri erişimi ve kalitesi. İthalatçıların, çoğu zaman gerekli sistemleri veya teşvikleri olmayan üçüncü ülke tedarikçilerinden ayrıntılı emisyon verilerini temin etmesi gerekiyor. Nihai üretim adımlarının emisyon hesabından çıkarılması gibi son basitleştirmelere rağmen raporlama yükü yüksek.

Bir diğer zorluk ise belirsizlik. Kıyas (benchmark) emisyon değerleri ve varsayılan emisyon kuralları gibi kilit unsurların bir kısmı hâlâ netleşmedi; bu da maliyet öngörüsü yapmayı ve sözleşme planlamasını güçleştiriyor. 2026’dan itibaren Yetkilendirilmiş Beyan Sahibi gerekliliği, ithalatçıların uyum çerçevelerini hızla kurması yönünde baskı yaratıyor.

Ticaret akışları açısından bakıldığında ise, tedarik zincirlerinin yeniden yapılanmasını bekliyorum. AB’li ithalatçılar, şeffaf karbon verisi sağlayabilen tedarikçilere yönelebilir veya alımlarını kabul görmüş karbon fiyatlama sistemlerine sahip ülkelere kaydırabilir. Diğer taraftan SKDM gerekliliklerini karşılayamayan ihracatçılar pazar erişimini kaybedebilir ya da fiyat dezavantajıyla karşılaşabilir.

İngiltere tarafında ise, durum halen gelişme aşamasında. İngiltere’nin kendi SKDM’sinin 2027 yılında devreye girmesi öngörülüyor ve İngiltere–AB ETS bağlantısı konusunda siyasi mutabakat olsa da zaman çizelgesi net değil. Geçiş süreci için bir düzenleme yapılmazsa İngiliz ihracatçılar SKDM’nin getireceği risklere açık hale gelebilir ve muafiyetler netleşene kadar ticaret bozulabilir.

Mevcut AB finansman mekanizmaları yeşil dönüşümü desteklemeye yeterli mi?

Kapsamlı finansman politikası uzmanlık alanım değil ancak zamanla çok önemli boyutlara ulaşacak olan SKDM gelirlerinin nasıl kullanılacağı özellikle ilgimi çekiyor. Bu nokta şimdilik belirsizliğini koruyor. SKDM gelirlerinin AB’li üreticileri sübvanse etmekte kullanılması, SKDM’nin çevresel hedeflerini zayıflatabileceği ve DTÖ uyumluluğu konusunda soru işaretleri yaratabileceği yönünde endişeler var.

Çevresel hedeflerle küresel rekabet gücü arasındaki dengeyi nasıl görüyorsunuz?

Bu dengeyi tutturmak son derece güç. AB’nin daha güçlü iklim eylemi yönündeki ısrarı doğru; SKDM, ücretsiz tahsislerin kademeli kaldırılması ve daha sıkı karbon fiyatlaması bunun bir parçası. Ancak ticaret ve rekabetçilik üzerindeki etki çoğu zaman daha karmaşık olabiliyor.

AB, SKDM ve takviminde kararlılığını korurken, diğer sürdürülebilirlik önlemlerinin etkisinin azaltılmakta olduğuna dair daha geniş bir endişe var. Örneğin AB Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü’ne (EUDR) ilişkin gecikmeler ve basitleştirmeler, uyum yükünü hafifletme baskısının arttığını gösteriyor, bu da AB’nin yeşil gündeminin tutarlılığı ve hedefleri hakkında soru işaretleri doğuruyor.

Aynı zamanda küresel ticaret ortamı gittikçe daha volatil bir hale geliyor. Trump’ın yeniden göreve gelmesi ve aktif gümrük vergileri uygulaması, SKDM gibi iklim bağlantılı ticaret araçları üzerinde misilleme ve ihtilaf riskini artırıyor.


Benzer Haber ve Analizler

İngiltere SKDM kapsamında emisyon hesaplama ve doğrulama kurallarını açıkladı

10 Nis | Çelik Haberler

Serdar Başoğlu: Küresel arz fazlası ve korumacılık çelik sektörünün yeni dengesini belirliyor

08 Nis | Çelik Haberler

Bursa PS: Çelik-otomotiv ilişkisi artık yalnızca maliyet değil, strateji meselesi

08 Nis | Çelik Haberler

Bursa PS: Talep var ama karar yok, yassı çelik piyasasında bekle-gör dönemi

08 Nis | Çelik Haberler

Tosyalı: Türkiye çelik sektörü baskı altında olsa da fırsatlar devam ediyor

08 Nis | Çelik Haberler

Redshaw: Karbon yoğun çelik üreticileri için yeni bir maliyet baskısı dönemi başlıyor

06 Nis | Röportaj

Uğur Dalbeler: Küresel çelik sektörünün kaderini üç ana başlık belirleyecek

03 Nis | Çelik Haberler

TÇÜD: 2026’nın Şubat ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi yükselişini sürdürürken, ihracattaki düşüş derinleşti

02 Nis | Çelik Haberler

SKDM’deki varsayılan emisyon değerleri Türkiye’nin düşük emisyonlu çelik üretimini yansıtmıyor

01 Nis | Çelik Haberler

Yalçın Ertan: Zorlu koşullara rağmen 2025’te ihracat hedefi aşıldı

01 Nis | Çelik Haberler





iLab Ventures
Kariyer.net  -  Sigortam.net  -  Arabam.com  -  Cimri  -  Emlakjet  -  Endeksa  -  HangiKredi  -  Neredekal.com  -  Chemorbis