Bilgin Metal Satış Müdürü Yasin Bilgin ile piyasadaki son durumu ve önümüzdeki döneme dair beklentilerini konuştuk.
Firmanızı tanıyabilir miyiz? Faaliyet alanlarınız ve ürün gamınız hakkında okuyucularımıza bilgi verebilir misiniz?
Bilgin Metal Otomotiv olarak 1999'dan beri Marmara Bölgesi'ndeyiz. Yıllardır demir-çelik tedariki yapıyoruz. Zorlu piyasa koşullarında müşteriye doğru malzemeyi zamanında vermek esas işimiz. Zamanla bünyemize katılan grup firmalarımızla işi büyüttük. Artık sadece boru profil sac ve hadde malzemeler satmıyoruz. Lazer kesim, kaynaklı imalat ve ağır çelik konstrüksiyon işlerinde de bizzat varız. Tesisimizde hammaddeden işlenmiş parçaya kadar her çözümü sunuyoruz.
Hizmet verdiğiniz sektörler hangileri? Bu sektörlerde talep durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
İşimizin büyük kısmı inşaat ve inşaata bağlı yan sektörler. Bunun yanında mobilya ve ahşap-metal imalatçılarına da ciddi malzeme veriyoruz. 2026 yılı son çeyrek için tek tük iyi siparişler gelse de genele baktığınızda piyasada belirgin bir durgunluk var. Demir-çelik sektörü genel olarak %30 civarında küçüldü. Bu çok ciddi bir rakam. Yani özetle talep tarafı şu an oldukça zayıf seyrediyor.
Fiyatlardaki durum hakkında neler söyleyebilirsiniz? Önümüzdeki dönem ne gibi dinamiklerin etkili olmasını bekliyorsunuz?
Fiyatlar yüksek. Türkiye'deki girdi maliyetleri yüzünden küresel pazarda pahalı kaldık. Özellikle Orta Doğu'da pazarlarımızı yeni çıkan oyunculara kaptırmaya başladık. Bizden ucuza mal veriyorlar. Bu pahalılığın arkasında yüksek enerji maliyetleri, enflasyon ve yanı başımızdaki savaşlar var. Önümüzdeki dönemde bu durgunluğu açmak için hem makro tarafta hem de bizlerin ticarette daha agresif hamleler yapması şart. Yoksa çarklar zor döner.
İthal ürünlerle yerli ürünler arasındaki rekabet bugün hangi noktada? Müşterilerin tercihlerini belirleyen temel kriterler neler oluyor?
İthalat tarafında rakipler durmuyor. Özellikle otomotiv sacında Ar-Ge ile malı sürekli geliştiriyorlar. Malzeme daha kolay işlenir hale geliyor, mukavemeti artıyor. Bizde ise tablo maalesef farklı. İç piyasada uzun süredir tek kural var: Ucuz olan kazanır. 10 kuruş aşağı veren siparişi kapatıyor. Sadece fiyat odaklı gitmek kaliteyi düşürür, sektöre zarar verir. İthal ürünlerin teknoloji hamlesini iyi okuyup yerli üretimde kaliteyi öne çıkarmamız lazım.
İhracat piyasalarında son durum nedir? Jeopolitik gelişmeler hedeflediğiniz pazarlarda ne gibi değişikliklere yol açtı?
İhracat tarafı sıkıntılı. Etrafımızdaki savaşlar ve Kızıldeniz'deki navlun krizleri rotamızı bozdu. Eskiden yakın coğrafyada navlun avantajımız vardı, o da kalmadı. Asya'dan gelen ucuz mallar pazarımızı vuruyor. Orta Doğu'da kan kaybı var. Bu durum bizi ister istemez daha az riskli pazarlara yöneltiyor. Standart mal satmak yerine katma değerli, işlenmiş ürüne yönelmekten başka çaremiz yok.
Avrupa Birliği'nin ticaret politikaları, SKDM uygulaması ve artan korumacılık eğilimleri Türkiye'nin ihracatını sizce nasıl etkiliyor?
Avrupa piyasası iyice zora giriyor. Kotalar zaten belimizi büküyordu, şimdi bir de Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) geldi. Belli standartları yakalayamayan, emisyonunu düşüremeyen firma Avrupa'ya mal satamayacak. Bizim tesislerin altyapısı fena değil ama bu yetmez. Yenilenebilir enerjiye ve yeşil üretime yatırım yapmayan firmalar birkaç yıla kalmaz denklem dışı kalır.
Ekonomik şartlar piyasayı ve işlerinizi nasıl etkiliyor?
Paraya ulaşmak zor ve pahalı. Müşteri önünü göremediği için yatırımını erteliyor, mal alırken minimumda tutuyor. Kimse stok yapmak istemiyor. Bu da siparişlerin küçülmesine yol açıyor. Biz de bu dönemde riskimizi çok sıkı yönetiyoruz. Tahsilat takibini sıkılaştırıp nakit akışını korumaya odaklandık.
2026 yılının ilk yarısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Piyasadaki gelişmeler beklentilerinizle ne ölçüde örtüştü?
2026'nın ilk yarısı beklediğimiz gibi sert geçti. Piyasada yaprak kımıldamayan zamanlar oldu. Sektördeki %30'luk daralma bizi şaşırtmadı. Yılın başında ayağımızı yorganımıza göre uzatmıştık. Doğru stok ve doğru hamlelerle ilk altı ayı zarar görmeden, dengede kapatmayı başardık.
Yılın geri kalanına ilişkin beklentileriniz neler?
İkinci yarıda da birdenbire büyük bir açılma beklemiyorum. Sıkı duruş devam eder. Belki son çeyreğe doğru ertelenen projeler ufak ufak başlar. Biz grup firmalarımızla birlikte lazer kesim ve konstrüksiyon gibi katma değerli işlerimize yükleneceğiz. Standart sac satışı yerine işlenmiş ürünle marjımızı koruyacağız.
Son olarak eklemek istedikleriniz neler?
Sanayinin temeli demir-çeliktir. Piyasa zor ama enseyi karartmaya gerek yok. Yatırıma, teknolojiye ve doğru kadroya önem veren ayakta kalır. Bilgin Metal olarak 25 yıldır sahadayız, işimizin başındayız. Üretmeye ve müşterimize güvenilir partner olmaya devam edeceğiz. Prime Dergisi'ne de sektörün sesini duyurduğu için teşekkür ederim.
