3K Denizcilik Demir Çelik Firma Yetkilisi Hakan Doğan ile faaliyetlerini ve piyasadaki son durumu konuştuk. Doğan, başarının anahtarının 'hacim büyütmek' değil, 'değer yaratmak ve esnek kalabilmek' olduğunu söylüyor.
Firmanızı tanıyabilir miyiz?
3K Denizcilik Demir Çelik A.Ş. olarak kurulduğumuz günden bu yana demir-çelik sektöründe güven, kalite ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle faaliyet gösteriyoruz. Sektörün dinamik yapısına ayak uyduran, hem tedarik süreçlerinde hem de müşteri ilişkilerinde 'koşulsuz memnuniyet' odaklı çalışan bir yapıya sahibiz.
Temel faaliyet alanımız olan demir-çelik sektöründe, geniş boru stokumuz güçlü lojistik ağımızla sanayinin ve üretimin can damarı olan hammadde ile yarı mamul ihtiyacını karşılıyoruz. Denizcilik ve lojistik alanındaki kaslarımızı, demir-çelik sektöründeki tecrübemizle birleştirerek paydaşlarımıza sadece ürün değil, uçtan uca güvenilir çözümler sunuyoruz. Bugün hem yurt içinde hem de küresel pazardaki gelişmeleri yakından takip ederek sektörün geleceğine yön veren vizyoner adımlar atmaya devam ediyoruz.
Ürün gamınız hakkında bilgi alabilir miyiz?
Türkiye'de üretilen CR (soğuk haddelenmiş) ve HR (sıcak haddelenmiş) boru stoklarımızla sektörün taleplerine çok hızlı yanıt veriyoruz. Geniş ürün yelpazemizde hem birinci kalite hem de ikinci kalite ürün alternatifleri sunarak müşterilerimizin farklı bütçe ve proje ihtiyaçlarına esnek ve eksiksiz çözümler üretebiliyoruz.
Hizmet verdiğiniz sektörler hangileri? Bu sektörlerdeki mevcut talebi nasıl görüyorsunuz?
Ürün gamımızda yer alan CR ve HR borular, sanayinin pek çok yapı taşı sektöründe temel girdi olarak kullanılıyor. Başta inşaat, yapısal çelik, otomotiv yan sanayi, makine imalatı, mobilya, beyaz eşya ve genel imalat sanayisi olmak üzere demir-çeliğin dokunduğu her sektöre hizmet veriyoruz. Portföyümüzde hem birinci hem de ikinci kalite ürünlerin yer alması, bizi farklı bütçe ve spesifikasyonlara sahip çok geniş bir müşteri kitlesinin doğrudan çözüm ortağı yapıyor.
2026 yılının ilk yarısını boru, profil ve sac piyasası açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?
2026 yılının ilk yarısı, boru, profil ve sac piyasası açısından oldukça zorlu ve daralmanın hissedildiği bir dönem oldu. Küresel ekonomik durgunluk, artan lojistik ve enerji maliyetleri ile iç piyasadaki finansmana erişim zorlukları, özellikle imalat ve inşaat sektöründeki talebi ciddi oranda baskıladı. Sektör genelinde kâr marjlarının dip noktayı gördüğü ve fiyat istikrarsızlığı nedeniyle nakit akışının zor yönetildiği bir altı ay geçirdik.
Tedarik tarafında malzeme bulunabilirliği konusunda son dönemde yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kâr marjlarının bu denli baskılanmasının arkasındaki en büyük etkenlerden biri de şüphesiz üretim kapasitelerinin bir hayli yüksek olması. Piyasada ihtiyacın üzerinde bir malzeme bolluğu, yani arz fazlası yaşandığında bu durum fiyatları doğrudan aşağı yönlü baskılıyor. Üreticiler yüksek kapasiteleri fonlamak ve stokları eritmek adına fiyat rekabetine girmek zorunda kalıyor, bu da tüm tedarik zincirinde kârlılığı minimuma indiriyor.
İthal ürünler iç piyasada rekabeti nasıl şekillendiriyor?
İthal ürünler, zaten yüksek üretim kapasitesi ve malzeme bolluğu nedeniyle aşağı yönlü baskılanan iç piyasa fiyatlarını çok daha agresif bir rekabetin içine itiyor. Özellikle Asya menşeli düşük maliyetli hammadde ve yarı mamul girişi, yerli üreticinin maliyet yapısıyla rekabet edemeyeceği seviyelerde fiyat baskısı yaratıyor. Bu durum iç piyasada kâr marjlarını tamamen eritirken, haksız bir fiyat rekabetine yol açıyor.
Ekonomik durum işlerinizi nasıl etkiliyor?
Mevcut ekonomik konjonktür, yüksek finansman maliyetleri ve daralan kâr marjları nedeniyle tüm sektörleri olduğu gibi bizi de doğrudan etkiliyor. Özellikle demir-çelik gibi sermaye yoğun bir sektörde nakit akışını ve stok maliyetini yönetmek her zamankinden daha büyük bir hassasiyet gerektiriyor. Talepteki temkinli duruş ve fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskı, iş hacimlerini zorlayan bir iklim yaratıyor.
Önümüzdeki dönemde yatırım, kapasite artırımı veya yeni ürün gruplarıyla ilgili planlarınız bulunuyor mu?
Piyasanın yüksek üretim kapasiteleri ve malzeme bolluğu nedeniyle baskı altında olduğu bu dönemde, bizim için en doğru yatırım 'verimlilik, lojistik güç ve ürün çeşitliliği esnekliği' üzerine olandır. Kısa vadede körü körüne bir hacim veya kapasite artırımından ziyade, mevcut pazardaki hakimiyetimizi pekiştirecek stratejik adımlara odaklanıyoruz.
Önümüzdeki dönem için en temel planımız, Türkiye'de üretilen CR ve HR boru-profil gruplarındaki güçlü stok yapımızı daha da optimize etmek ve dijital tedarik süreçlerine yatırım yaparak müşterilerimize çok daha hızlı termin süreleri sunmaktır.
Türkiye çelik sektörünün geleceğine ilişkin beklentileriniz nelerdir?
Türk çelik sektörü, üretim kapasitesi ve esnek yapısıyla dünyanın en önemli aktörlerinden biri. Ancak geleceğe dönük beklentilerimi çok net bir ayrım üzerinden okuyorum: globalleşen vizyonerler ve yerelde sıkışanlar.
Büyük üreticilerimizin tecrübesi, esnekliği ve geleceğe dönük stratejik planlamaları konusunda son derece başarılı olacaklarına inanıyorum. Özellikle dev oyuncularımızın yurt dışında yaptığı yatırımlar, satın almalar ve küresel ortaklıklar sayesinde, Türk çeliğinin dünya piyasasındaki ağırlığı ve marka değeri her geçen gün daha da yükselecektir.
Madalyonun diğer yüzünde ise ne yazık ki ciddi bir risk var. Sadece iç piyasaya odaklanan, teknolojisini, ürün gamını ve finansal yönetimini yenilemeyen üreticilerimiz için önümüzdeki dönemde çok zor günlerin geleceğini düşünmekteyim.
Son olarak neler söylemek istersiniz?
Demir-çelik sektörü, doğası gereği krizlerle de fırsatlarla de her an karşı karşıya kalan, ekonominin en dinamik çarkıdır. 2026 yılının getirdiği bu zorlu ve daralan piyasa koşullarında, başarının anahtarının 'hacim büyütmek' değil, 'değer yaratmak ve esnek kalabilmek' olduğunu yaşayarak görüyoruz.
Biz 3K Denizcilik Demir Çelik A.Ş. olarak, Türkiye’de üretilen CR ve HR boru stoklarımızla, her bütçeye ve her projeye hitap eden birinci ve ikinci kalite ürün esnekliğimizle sanayicimizin her koşulda yanındayız. Güçlü lojistik bağlarımız ve öngörülü stok yönetimimizle, piyasada rüzgâr ne yönden eserse essin iş ortaklarımız için güvenilir bir liman olmaya devam edeceğiz. Kendini yenileyen, küresel vizyona ayak uyduran tüm üreticilerimiz ve paydaşlarımızla birlikte Türk çelik sektörünü çok daha iyi noktalara taşıyacağımıza inanıyor; bu keyifli sohbet ve sektörün nabzını tutan sorularınız için teşekkür ediyorum.
