Akpen Metal Firma Sahibi Mahir Yılmaz ile sektördeki zorlukları ve jeopolitik gelişmelerin yol açtığı değişimler hakkında konuştuk.
Şirketiniz ve faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz?
Şirketimiz demir çelik servis merkezi olarak çalışmaktadır. Bünyemizde 11 adet dilme, 4 adet boy kesme, trapez hattı, 3 adet açık profil hattı, 2 adet dikişli profil hattıyla müşterilerimizin istediği ebat ve şekilde üretim yapmaktayız.
Ürün gamınız ve hizmet verdiğiniz sektörler hangileri?
Ürün gamımız yassı çelik üzerine; galvanizli sac, dkp sac, siyah sac, HRP, boyalı, silisli sac çeşitlerinden oluşmaktadır. Çalıştığımız sektörler otomotiv, beyaz eşya, inşaat, mobilya, havalandırma, ısıtma soğutma sistemleri vs.
Yassı mamul piyasasındaki son durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Demir çelik piyasasında fiyatlar devamlı şekilde yaklaşık 2-3 aylık periyotlarda iner veya çıkar ama bu geçtiğimiz 2 yıl içerisinde inanılmaz bir şekilde neredeyse her ay fiyatlar düştü.
İki yıllık sürede pahalı al ucuz sat döngüsü çelik servis merkezlerini çok zor duruma düşürdü. Bu yüzden epey bir firma buna dayanamayarak piyasadan silindi. Hem banka kredi faizini öde hem de pahalı alıp ucuza sat dönemi gerçekten zorluydu. Şimdi fiyatlar biraz arttı ama bu artış devamlı olur mu şüpheliyim. Savaşlar bitince enerji ve lojistik fiyatları normale dönünce fiyatlar bu seviyeyi acaba koruyabilir mi? Dünyada demir çelikte üretim fazlası var. Üretim fazlası olan yerde fiyatlar artmaz. Bu yüzden mal alımlarında dikkatli olmak lazım.
Talep ve fiyatların gidişatı hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Talep bütün dünya çapında düşüyor. Bütün ülkeler korumacı önlemler alınca bizim gibi ihracatçı ülkeler zorlanıyor. Hem iç piyasanın zayıflaması hem de dış piyasanın zayıflamasıyla rekabet çok kızıştı. Genel giderlerimizin çok artmasına rağmen bunu fiyatlarımıza yansıtamayınca neredeyse maliyet fiyatına mal satar olduk. Hem işler az hem de genel giderlerimiz fazla oldu. Ayrıca müşterilerimizin finansal sıkıntıları çok arttı. Piyasada konkordato alan firma sayısı çok fazla. Ocak ve Şubat’ta konkordato alan 2.000 firma olmuş. Satışlarımızın çoğu vadeli, bu yüzden kime mal satacağımıza şaşırdık.
İthalatın yol açtığı rekabeti nasıl yorumluyorsunuz?
İthalata getirilen vergilerle artık bu çok sorun olmaz. İnce kalınlıklarda ithalat devam edebilir ama ticari mallarda ithalat çok aşırı devam etmez.
Hem ABD hem AB tarafından gelen korumacılık önlemlerinin piyasalara etkisi nedir?
Korumacılık önlemleri piyasaları çok sarsıyor, artık biz de ihracatçı bir ülke olduğumuz için bizde de sıkıntıya yol açıyor. Zannediyorum artık bu devamlı bir süre böyle olacaktır. İhracat için herkes yeni pazarlar bulmak zorunda kalacaktır. Avrupa’da bize ayrılan kotalar anında doluyor. ABD aldığı gümrük vergisi kararlarıyla özellikle dünya demir çelik sektörünü çok zor durumda bırakıyor. Bugüne kadar ABD’ye yapılan ihracat hiç değişmeyecekmiş gibi yatırımlar yapıldığı için yıllardır alışılan ihracat Trump ile aniden bıçak gibi kesilir olunca bu şoktan dünya sıyrılamıyor. Özellikle pozitif ayrımcılık yaptığı Güney Kore ve Japonya şokta. Şimdi bütün dünyada önce üretim kısıtlamaları sonra fabrika kapatmaları gündemde.
Jeopolitik gelişmeler ticarette ne gibi değişikliklere yol açtı?
Artık güç doğuya doğru kayıyor, doğuda hem para gücü hem de üretim gücü gittikçe kuvvetleniyor. Herkesin planını buna göre çizmesi gerekiyor. Türkiye’nin durumu her yönden kuvvetli, yeter ki üretim gücümüzü kaybetmeyelim yani sanayisizleşmeyelim. Yoksa sadece ithalat yapan bir ülke oluruz. Türkiye hem Avrupa hem Afrika hem Orta Doğu’nun tam ortasında yer alıyor. Lojistik engelleri ve lojistik maliyeti artık çok önem kazandı. Orta Doğu’da çıkan savaş Türkiye’nin önemini çok artırdı. Türkiye’ye sipariş ver 15 ile 30 günde kapına gelsin, bunu yapabilen hiçbir ülke yok. Yeter ki üretim gücümüzü kaybetmeyelim, sanayiciye, üreticiye destek olunsun. Ayrıca Türkiye bu savaşlarda çok güzel bir strateji izleyerek savaşan herkesle konuşabilmekte, herkesle arasına eşit mesafe koymakta ve herkesle dostluğu devam etmektedir. Neticede bir süre sonra savaşlar bitecek ve ticaret canlanacaktır. Herkesle dost olunca ticaretimiz artarak devam edecektir.
Mevcut ekonomik durum işlerinizi nasıl etkiliyor?
Ekonomik durum zorlu, banka kredisiyle çalışan firmalar için daha da zorlu. Müşterilerimiz yeterli iş bulamıyor, bulsa bile günü kurtarmak için çok az kârla mal satıyorlar. Tahsilat yapamıyorlar, finansmana erişemiyorlar. Erişse bile çok pahalı oluyor. Bundan dolayı piyasada inanılmaz bir tahsilat ve ödeme sıkıntısı oluştu. Herkes küçüldü ve sadece ayakta durmaya çalışıyor.
Önümüzdeki dönemde büyüme stratejinizde hangi alanlar öne çıkacak?
Büyümeden ziyade şu anki durumumuzu stabil tutmaya çalışmamız daha doğru olur diye düşünüyorum.
Son olarak neler söylemek istersiniz?
Herkes için zorlu bir dönem herkese kolaylıklar gelsin diyorum.
