Anıl Paslanmaz Firma Sahibi Volkan Anık ile paslanmaz çelik piyasasındaki fiyat ve talep görünümünü, artan rekabetin sektöre etkilerini ve mevcut ekonomik koşulların ticaret üzerindeki yansımalarını konuştuk.
2026 yılı paslanmaz çelik sektörü açısından nasıl geçiyor? İç ve dış piyasalarda talep, siparişler ve genel piyasa koşullarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
2026 yılı paslanmaz çelik sektörü için yeniden dengelenme yılı oluyor. 2026 ilk ayları itibari ile paslanmaz çelik fiyatlarında uzun süren düşüş ve dipte yatay seyrin bittiği bir dönem oldu. Özellikle yılbaşında paslanmazın ana elementleri nikel, krom ve molibdende hızlı fiyat artışları görüldü. Aynı dönemde üreticilerin hurda tedarikinde yaşadığı zorluklar da yükselişe katkı verdi. Özellikle molibden içerikli paslanmaz çelik kalitelerinde daha yüksek artışlar yaşandı.
Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler küresel navlun fiyatlarını ve sevkiyat sürelerini etkilemeye devam ediyor. Deniz taşımacılığındaki aksamalar navlun fiyatlarını yukarı çekerken, tedarik zincirindeki aksamalar özellikle çelik fabrikalarının kullandığı bazı gazların gerilimin olduğu bölgedeki ülkelerden tedarikinin zorlaşması üretim süreçlerinde aksamalara neden olmuştur.
Paslanmaz çelik fiyatlarının ve hammadde maliyetlerinin seyri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Önümüzdeki döneme ilişkin beklentileriniz nelerdir?
ABD ve Avrupa Birliği'nin iç pazarlarını korumak adına gümrük tarifeleri ve antidamping politikalarını artırmaları, bu pazarlara giremeyen Asya menşeli fazla kapasitenin Türkiye'ye akmasına sebep oluyor. Bu durum kalite açısından olumsuz bir durum yaratsa da fiyat anlamında pazarı daha rekabetçi hale getiriyor. Fiyatların biraz yükseldikten sonra daha ileriye gidememesine ana sebep olarak bu durumun oluşmasını görüyorum. Önümüzdeki aylarda neler olacağını tahmin etmek oldukça güç. Fiyatların bir süre yatayda seyredeceğini düşünüyorum. Ne zamanki üreticiler siparişleri daha uzun sürelerde göndermeye başlarlar, o zaman fiyatların yukarı yönlendiğini gözlemleyebiliriz.
Paslanmaz çelik sektörünün rekabet gücünü artırmak için önümüzdeki dönemde hangi adımların atılması gerektiğini düşünüyorsunuz? Kamu politikaları ve sektörün öncelikleri açısından önerileriniz nelerdir?
2026 yılı bizim için bu zamana kadar miktarsal satış anlamında olumlu ancak kârlılık anlamında pek de keyif vermeyen seviyelerde geçiyor. Bizim gibi 1. sınıf malzeme ithalatçısı firmalar kalitenin ilk önde gelen kriter olmadığı firmalar ile rekabet edebilmek adına kazancını düşük seviyelerde tutmak zorunda kalıyor. Bu durumda insana bu işi yapmaya değer mi diye sorgulatabiliyor. Maalesef ülkemizde son kullanıcıların büyük kısmı sadece fiyat odaklı, ilk ödediği maliyet odaklı hareket ediyor. Halbuki özelliklerini sorgulamadan aldıkları kötü malzeme bedelinin çok üstünde işleme maliyeti oluşabiliyor. Nasıl ki her araba aynı değilse her paslanmaz çelik malzemenin özellikleri, üreticisi aynı değildir. Zihniyetin değişmesi gerekiyor.
Yüksek finansman maliyetleri, kur hareketleri ve genel ekonomik koşullar faaliyetlerinizi ve yatırım kararlarınızı nasıl etkiliyor?
İçinde bulunduğumuz ekonomik koşullar ticareti zorlaştırıyor. Kur artış oranının son yıllarda sürekli enflasyon oranının altında kalması geliri dövize endeksli bizim gibi ithalatçı ve ihracatçı firmaları oldukça zorluyor. TL işletme maliyetleri enflasyon üzerinde artış gösterirken, ciro/kazanç dövize bağlı olarak geride kalıyor. Şu anki piyasa koşullarında 'güvenli' iş yapmak da oldukça zor. Sürekli duyduğumuz iflas ve konkordato haberleri bizi satış yaparken aşırı tedbirli olma zorunluluğuna itiyor. Sadece peşin veya çek dışında, ödeme enstrümanları ile ticaret yapıyoruz. Açık hesap devri bitti diyebilirim.
Piyasalardaki ödeme zorlukları ve sıkışıklıkların enflasyonun ancak %20'li seviyelere düşmesi ve iktidarın seçim politikalarına bağlı olarak kredi musluklarını açması ile azalacağını düşünüyorum. Zamanı kestirmek zor, 2027 yazına kadar düzelir umarım.
Şirketinizin devam eden veya planladığı yatırım projeleri bulunuyor mu?
Önümüzdeki dönemde yeni büyük yatırım planlamıyoruz. Geçen yıl depomuzu modernize etmiş ve malzeme elleçleme operasyonunu otomasyon sistemine dönüştürmüştük. Sistemi 1,5 yıldır sorunsuz kullanıyoruz. Sipariş hazırlama hızı, stok takip, depo içi düzen anlamında bize oldukça katkısı oldu. Şartlar oluştuğu taktirde sadece kesme makinalarımızı da daha hızlı ve verimli hizmet verebilecek şekilde modernize etmek istiyoruz.
