12 Nisan Cuma günü Ankara'da gerçekleşen SteelOrbis Piyasa Sohbetleri Toplantısı'nda 2013 yılının ilk çeyreğinde kaydedilen çelik üretimi hakkında bilgi veren Türkiye Demir Çelik Üreticileri Birliği (DÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan, yılın ilk çeyreğinde Türkiye'nin ham çelik üretiminin yıllık bazda %5,9 azalarak 8,5 milyon mt seviyesinde gerçekleştiğini söyledi. Yayan, 2012 yılının son aylarında üretimde gerileme görülse de iyi geçen ikinci çeyreğin etkisiyle çelik sektörünün yılı iyi kapatmayı başardığını, ancak 2013 yılında negatif durumun hissedilmeye başladığını belirtti.
Hurdayla üretim yapan çelik üreticilerinin ilk defa bu kadar sıkıştığına dikkat çeken Yayan, hurda maliyetleri ile nihai ürün arasındaki marjın 200 $/mt'un altında kaldığını, bu durumda üretim miktarlarının düştüğünü söyledi. Tüketimde ise bir gerileme görülmediğinin altını çizen DÇÜD genel sekreteri, yılın ilk iki ayında ithalatın %38 artış gösterdiğini vurguladı. Aynı dönemde yassı ürün ithalatındaki artış ise %16 oldu.
İthal hurdanın katma değer oluşumundaki negatif etkisine dair eleştirilere cevap veren Veysel Yayan, 2012'de hurda ithalatının yıllık %3,6 düşüşle 12,9 milyar $ olduğunu, çelik sektörünün yarattığı katma değerin ise 24,4 milyar $ seviyesinde gerçekleştiğini açıkladı. Yayan, hurda ithalatının azaltılması durumunda slab ve kütük ithal etme zorunluluğunun ortaya çıkacağını, yurt içinde üretilebilecek malzemenin ithal edilmesinin ise istihdamı azaltacağını dile getirdi.
1996 yılında AB ile imzalanan AKÇT serbest ticaret anlaşmasının artık AB'ye tek taraflı inisiyatif veren bir anlaşma haline geldiğini belirten Yayan, AB'nin Türkiye dışında başka ülkelere de sıfır gümrüklü ticaret imkanı tanıdığını ancak Türkiye'nin anlaşma şartlarını muhafaza etmesiyle şartların Türkiye'nin aleyhine gerçekleştiğinin altını çizdi. Veysel Yayan AB'nin kriz döneminde başka ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları imzalamasının nedenini, giremediği piyasalara girme düşüncesi olarak değerlendirdi.
