Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), “Çelik Görünümü 2026” raporunda 2025 yılında küresel çelik ihracatının azalmasına rağmen Çin’in zayıf yurt içi talep, düşük ihracat fiyatları ve artan sübvansiyonların desteğiyle sevkiyatlarını rekor seviyeye çıkarmasıyla dünya çelik ticaretinde önemli değişimler yaşandığını belirtti.
OECD’ye göre AB ve ASEAN içi ticaret hariç dünya çelik ihracatı 2025 yılında %6,2 düşüşle 321,2 milyon mt seviyesine gerilerken, Çin’in ihracatı %13,8 artışla 131,2 milyon mt seviyesine yükseldi ve ülkenin çelik ihracatı 2019-25 döneminde iki kattan fazla arttı.
Kuruluş Çin’in dünya çelik ihracatındaki payının 2019 yılında %19 seviyesinden 2025 yılında %41 seviyesine yükseldiğini ve bunun küresel ticaret akışlarında büyük bir değişime işaret ettiğini ifade ederken, ASEAN’dan yapılan ihracatın da aynı dönemde iki kattan fazla artarak 2025 yılında 20,8 milyon mt seviyesine ulaştığını bildirdi.
OECD, Çin’in ihracat tonajlarındaki artışa ihracat değerlerinde benzer bir artışın eşlik etmediğini, ihracat birim değerlerinin keskin şekilde düştüğünü, benzer bir trendin ASEAN’da da görüldüğünü ve bölgede ihracat değerindeki artışın hacim tonajının gerisinde kaldığını kaydetti.
OECD ihracatçıları küresel çelik piyasalarında pay kaybediyor
OECD, OECD üyesi çelik üreticisi ekonomilerin küresel çelik ticaretinde pay kaybettiğini, Avrupa’nın ihracatının 2019 seviyesine kıyasla %53 düşüşle 2025 yılında 50 milyon mt seviyesine gerilediğini ve yalnızca 2025 yılında yıllık bazda %19 düşüş kaydettiğini belirtti.
Kuzey Amerika’nın çelik ihracatı 2025 yılında 14 milyon mt seviyesine düşerek 2019 yılına kıyasla %20 azalırken, Güney Amerika’nın ihracatı 12 milyon mt seviyesine geriledi ve bu 2019 yılına kıyasla %18 düşüşe karşılık geldi.
Rapora göre üretilen çeliğin ihraç edilen payı genel olarak Çin dışındaki bölgelerde gerilerken, Avrupa 2019 yılında üretiminin %47’sini ihraç etti ve bu oran 2025 yılında %26 seviyesine indi. Çin hariç Asya ülkelerinde ise ihracat payı on yılın başındaki %42 seviyesinden 2025 yılında %30 seviyesine düştü.
OECD ayrıca 2025 yılında çelik ithalatında önemli değişimler yaşandığını, daha güçlü ticaret önlemleri nedeniyle Kuzey Amerika’da ithalatın %15,8 azaldığını, Asya ve Orta Doğu’da da keskin düşüşler kaydedildiğini belirtti. Bununla birlikte Avrupa’da, özellikle AB-İngiltere piyasasında ithalat arttı ve koruma önlemleri kapsamında olmayan yarı mamul çelik bu artışın neredeyse yarısını oluşturdu.
Başlıca piyasalarda çelik fiyatları ayrışıyor
OECD, 2025 yılında çelik fiyatlarının bölgeler arasında keskin şekilde ayrıştığını, sıcak rulo sac ve inşaat demiri fiyatlarının yılın başında ABD ve AB’de yükselerek nispeten yüksek seviyelerde kaldığını, Çin ve diğer ekonomilerde ise fiyatların daha düşük ve büyük ölçüde yatay seyrettiğini ifade etti.
Ocak 2026’da sıcak rulo sac ve inşaat demiri fiyatları ABD’de Çin’e kıyasla iki kattan fazla yüksek olurken, AB fiyatları Çin fiyatlarının yaklaşık %50 üzerinde yer aldı. Bu durum, bölgesel talep koşulları, ithalat baskısı ve ticaret politikası ortamlarındaki farklılıkları yansıttı.
OECD, Çin’de inşaat sektöründeki yavaşlamanın yerel çelik fiyatlarını, özellikle de inşaat demiri fiyatlarını baskıladığını, bunun Çinli üreticilerin marjlarını daralttığını ve üreticileri inşaata bağlı uzun ürünlerden yassı ürünlere yönelmeye teşvik ettiğini belirtti. Kuruluşa göre bu değişim üçüncü ülke yassı çelik piyasalarında arz baskısını artırdı ve kısa ila orta vadede sürdürülebilir çelik fiyat artışları ihtimalini sınırladı.
Hammadde maliyetleri marjları baskılıyor
Çelik üretiminde kullanılan hammadde fiyatları 2025 yılının ilk yarısında nispeten yatay seyrederken, yılın ikinci yarısında ve 2026 yılının başında kademeli olarak arttı. Tüm yıl genelinde demir cevheri fiyatları %9, koklaşabilir taş kömürü fiyatları %17 ve hurda fiyatları %2 yükseldi.
Bunun sonucunda OECD çelik üretiminde kullanılacak bir hammadde sepetinin fiyatının 2025 yılında %10 arttığını, çelik fiyatları ile hammadde maliyetleri arasındaki marjın ise yılın bahar aylarından itibaren istikrarlı şekilde daraldığını ve bunun çelik üreticilerinin kârlılığı üzerinde ek baskı oluşturduğunu ifade etti.
Kuruluş çelik üretimi sektöründe kârlılığın 2024 yılında zayıf kaldığını, bunun kapasite fazlasının çelik fiyatları üzerindeki etkisini yansıttığını belirtirken, OECD'nin ortağı olan ekonomilerdeki üreticilerin performanslarını hafif şekilde iyileştirdiğini ve OECD üyesi ülkelerde koşulların daha da kötüleştiğini kaydetti.
OECD ayrıca küresel çelik üreticilerinin kaldıraç oranlarını artırarak on yıllık borç azaltma trendini tersine çevirdiğini belirtti. Ortaklık yapılan ekonomilerdeki temsili bir çelik şirketinin borç/varlık oranı, OECD üyesi ülkelerdeki muadiline kıyasla %50’den fazla yüksek seviyede yer aldı ve bu durum kısmen doğrudan hibeler ve piyasa koşullarının altındaki finansmana erişimle desteklendi.
Raporda Çin’in yüksek ihracat tonajları, bazı piyasalardaki zayıf fiyatlar, artan hammadde maliyetleri, bölgesel ticaret önlemleri ve değişen ithalat trendlerinin küresel çelik sektöründe rekabet koşullarını yeniden şekillendirmeye devam etmesi nedeniyle küresel çelik ticaret koşullarının zorlu kalacağına işaret edildi.
