Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) tarafından yayımlanan bir rapora göre Hindistan'ın demir cevherinde karşılaştığı zorluk, yeterli arzı güvence altına almaktan büyüyen ve daha düşük emisyonlu bir çelik sektörü için gerekli kalitede cevheri temin etmeye doğru kayıyor.
Raporda, demir cevheri ithalatının Hindistan için öneminin artmasıyla birlikte ithal edilen cevher türünün çelik üretiminde tercih edilecek teknolojileri ve ülkenin ithal koklaşabilir taş kömürüne uzun vadeli bağımlılığını etkileyebileceği belirtildi.
IEEFA, küresel arzda yüksek kaliteli doğrudan indirgeme sınıfı hammaddelerin ve yeşil demirin payının giderek artmasıyla Hindistan'ın gelecekteki demir cevheri tedarikini yalnızca maliyet açısından değil, teknoloji, enerji güvenliği ve sanayide rekabet gücü açısından da değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Raporda, Avustralya'nın yanı sıra Brezilya'nın da bol miktardaki yüksek kaliteli demir cevheri kaynakları ve doğrudan indirgemeye uygun hammadde üretimindeki artış sayesinde Hindistan'ın daha düşük emisyonlu çelik üretimine geçişinden faydalanmak için iyi bir konumda olduğu ifade edildi.
Gelecekteki ithalatta geleneksel yüksek fırın sınıfı demir cevherinin ağırlık kazanması halinde, yüksek fırın-bazik oksijen fırını (BF-BOF) yöntemiyle çelik üretimine yönelik yatırımların kalıcı hale gelebileceği ve Hindistan'ın halihazırda ihtiyacının yaklaşık %85'ini ithal ettiği koklaşabilir kömüre bağımlılığının uzayabileceği belirtildi.
Hindistan'da geliştirilmesi planlanan kapasitenin yaklaşık %57'sinin BF-BOF bazlı olduğu tahmin ediliyor. Rapora göre yüksek kaliteli doğrudan indirgeme sınıfı hammaddelerin daha fazla bulunabilir hale gelmesi ise doğal gaz, kömürden elde edilen sentez gazı ve zaman içinde yeşil hidrojen kullanılarak DRI üretiminin kademeli olarak artmasını destekleyebilir.
