Hindistan hükümetinden bir yetkili, ABD Ticaret Temsilciliği'nin iddialarını reddederek Hindistan’ın çelik ve tekstil sektörlerinde kapasite fazlası bulunmadığını ve üretim kapasitesinin nüfus büyüklüğü, yerel talep ve ekonomik büyüme ihtiyaçları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
ABD'nin 301. Madde kapsamında yürüttüğü soruşturmalarda, çelikten tekstile ve güneş paneli modüllerine kadar birçok sektörde Hindistan'ın kapasite fazlasına sahip olduğu ve bunun 2025 yılında ABD ile olan 42 milyar $’lık ticaret fazlasına katkı sağladığı öne sürülmüştü.
Hindistan Ticaret Bakanlığı yetkilisi Amitabh Kumar, çelik üretim hacimlerinin nüfus büyüklüğü, yerel talep ve ekonomik kalkınma gereksinimleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kumar, mevcut üretimin ülkenin kalkınma ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olduğunu ve kişi başına çelik tüketimi göz önüne alınmadan kapasite fazlası değerlendirmesi yapılamayacağını ifade etti.
Kumar, “Kapasite fazlası bakış açısına bağlı bir kavramdır. Herhangi bir sektörde kapasite fazlamız olduğuna inanmıyoruz,” diyerek ABD'nin Hindistan çelik sektörüne ilişkin endişelerini reddetti.
Hindistan'ın dünyanın ikinci büyük çelik üreticisi olmasına rağmen mevcut üretim seviyelerinin hâlâ yetersiz olduğunu belirten Kumar, ülkenin kişi başına çelik tüketiminin dünya ortalamasının oldukça altında kaldığını vurguladı.
İsimlerinin açıklanmasını istemeyen hükümet yetkilileri ise ABD'nin kapasite fazlası ve zorla çalıştırma iddialarını içeren 301. Madde soruşturmalarını, Hindistan'ı tarım ürünleri ve enerji alanlarında pazarını daha fazla açmaya zorlamak amacıyla kullandığını öne sürdü.
Hindistan, ABD ile tercihli gümrük tarifelerini de içeren bir ticaret anlaşması imzalamaya çalışıyor. Ancak ABD tarafından başlatılan soruşturmalar nedeniyle müzakerelerin ilerlemesinde sorunlar yaşandığı belirtiliyor.
ABD Ticaret Temsilciliği Mart ayında Hindistan'ın da aralarında bulunduğu 17 ülke hakkında sübvansiyonlar, devlet destekli finansman, zorla çalıştırma uygulamaları ve piyasa koşullarının desteklemediği dönemlerde üretimin sürdürülmesine yönelik uygulamalarla ilgili soruşturmalar başlatmıştı.
