Hindistan ile Güney Kore, ikili ekonomik iş birliğini derinleştirmek amacıyla karşılıklı ticareti 2030 yılına kadar 50 milyar $’a çıkarmayı hedefliyor. İki ülke, mevcut ticaret anlaşmalarını revize etmek üzere müzakereleri yeniden başlatırken, çelik, yarı iletkenler, gemi inşası, enerji ve tedarik zincirleri gibi stratejik sektörlere odaklanacak.
Söz konusu gelişmenin çelik ticareti, sanayi yatırımları ve sınır ötesi üretim ortaklıkları açısından yeni fırsatlar yaratabileceği değerlendiriliyor.
Mevcut ticaret anlaşması revize edilecek
21 Nisan’da yayımlanan ortak açıklamaya göre taraflar, ilk kez 2010 yılında imzalanan Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması (CEPA) kapsamındaki görüşmeleri yeniden başlatma ve hızlandırma konusunda mutabakata vardı.
Hindistan daha dengeli bir ticaret ilişkisi hedeflerken, Güney Kore ise Hint pazarına daha geniş erişim sağlamayı amaçlıyor.
Karar, Güney Koreli yetkili Lee Jae Myung’un 200’den fazla iş insanının eşlik ettiği üç günlük Hindistan ziyareti sırasında netleşti. Lee Jae Myung, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile yaptığı görüşmenin ardından, “Ortak büyüme için yeni bir motor oluşturmak amacıyla iki ülke arasındaki ekonomik iş birliği çerçevesini geliştirme kararı aldık,” dedi.
Çelik sektörü öne çıkan alanlardan biri oldu
Yeni yol haritasında öne çıkan sektörler arasında çelik sanayisi dikkat çekiyor.
Bu hafta başında JSW Steel Limited ile POSCO Group, Hindistan’ın Odisha eyaletinde yıllık 6 milyon mt kapasiteli entegre çelik tesisi kurmak üzere %50-%50 ortak girişim kurma kararı almıştı. Bu adım, Posco’nun Odisha’daki önceki projesinin ilerlememesinin ardından Hindistan’daki yeni büyüme hamlesi olarak görülüyor.
Yeni ekonomik iş birliği komitesi kuruluyor
İki hükümet ayrıca ilk kez bakanlık düzeyinde bir ekonomik iş birliği komitesi kurulacağını açıkladı. Söz konusu yapının enerji güvenliği, kritik mineraller, yarı iletkenler, gemi inşası, çelik ve sanayi tedarik zincirlerinde iş birliğini hızlandırması bekleniyor. Bu gelişme, küresel ekonomik belirsizlik ortamında her iki ülkenin de tedarik zinciri risklerini azaltma çabalarını yansıtıyor.
